
Bu dersimiz, sonraki 30 ayrı başlıkta neler öğrenileceğine dair bir tanıtım videosudur. Bu videoyu izleyerek kurs süreci hakkında bilgi sahibi olunacaktır. Bu dersten sonraki takip eden bölümlerimizde işleyeceğimiz konular hakkında ekstra bilgi sahibi olmak isteyen adayla ekteki makaleyi okuyabilir.
Günümüzde net bir ROBOT tanımı yapılamamaktadır. Güncel araştırmalar, geniş anlamda bir robotun çeşitli koşulları yerine getirmesi gerektiğine ve çevresiyle hareket edebilen ve karar alabilen fiziksel bir makineden oluştuğuna inanmaktadır. Ancak aşağıda açıklayacağımız üzere bu tanım günümüzdeki akıllı robotlar için geçerlidir. Günümüzdeki akıllı robotlara gelinceye değin farklı robot türleri geliştirilmiştir. Bu bakımdan robotik gelişmelerin tarihçesine bakmakta fayda vardır.
Günümüzde net bir ROBOT tanımı yapılamamaktadır. Güncel araştırmalar, geniş anlamda bir robotun çeşitli koşulları yerine getirmesi gerektiğine ve çevresiyle hareket edebilen ve karar alabilen fiziksel bir makineden oluştuğuna inanmaktadır. Ancak aşağıda açıklayacağımız üzere bu tanım günümüzdeki akıllı robotlar için geçerlidir. Günümüzdeki akıllı robotlara gelinceye değin farklı robot türleri geliştirilmiştir. Bu bakımdan robotik gelişmelerin tarihçesine bakmakta fayda vardır.
Robotik mühendislik bakımından ele alındığında ‘otonom robot’, bir kere aktive edilmesiyle beraber uzun süreler boyunca herhangi bir dış kontrol olmadan gerçek dünyada en azından belirli alanlarda faaliyet gösteren robotlar olarak tanımlanabilir. Felsefi açıdan ele alındığında ise, robotun kendi amaçlarını belirleyebilmesi ve bu amaçlar uğrunda karar verebilmesi imkanını ifade eder.
Otonom olmayan, yani kendi kararlarını otomatik olarak alamayan makineler hakkında açıklamalar yapacağız.
Robot ve yapay zeka kavramlarının henüz üzerinde uzlaşılmış bir tanımı bulunmadığından, üye devletlerden getirilmesi talep edilen yasal düzenleme önerilerinde Robotik Tavsiye Raporu’nun C bendinde robot ve yapay zekâ kavramlarına ilişkin yapılacak tanımların, esnek olması ve bu alandaki gelişmeleri engellememesi gereğine dikkat çekilmektedir.
Hem biyokimya profesörü hem de bilim kurgu yazarı olan Isaac Asimov 1942’de yayımlanan Durağan Döngü isimli hikayesinde, robotların ahlaki değerlerine değinmişti. Asimov tarafından belirlenen üç robot yasası (Robot Biliminin 3 Kanunu) ise şu şekildeydi:
Gerek eğitim videolarında faydalandığım, gerekse de akademik çalışmalarımda referans gösterdiğim kaynaklardan sizlerin de faydalanmasını isterim. Saygılarımla...
Yapay zekâ, bilgisayar kontrollü bir robotun yahut bir dijital bilgisayarın akıllı varlıklar ile işbirliği halinde ortak görevleri yerine getirme yeteneği olarak tarif edilebilir. Detaylı açıklamalar için bölümü izleyiniz...
Yapay zekâ, hızlı ve tutarlı bir şekilde günümüz toplumunun kaçınılmaz bir parçası haline gelmiştir. Yapay zekâ, insanların yapabildiklerini taklit edebilen bilgisayarlar üretme konusunda kullanılan geniş bir çatı terimdir. Bu bölümde bu alanın gelişimindeki önemli olayları açıklayacağız.
Tabiri caizse, yapay zeka ile ilgili açıklamaların 'suyu çıktı'! Bu kavram, teknik olarak farklı birçok kavramın yerine kullanılmakta. Doğrusunu açıklamaya çalıştık. Faydalı olması dileğiyle...
Doktrindeki açıklamalar doğrultusunda yapay zeka türlerini inceleyeceğiz. Günümüzde süper yapay zeka çalışmaları hız kazanmıştır.
Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük’te algoritma aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır: Algoritma, Fr. algorithme: a. (algori'tma) mat.
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya bir sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmî yolu.
Aslında makine öğrenimi, bir bilgisayarın zeki olmasına, çevresinden öğrenmesine ve giderek performansını geliştirmesine olanak veren bir yöntemdir. Yapay zekâ, makine öğrenimi sayesinde insanlar gibi öğrenmektedir.
Günümüzde otomatik yollarla veri işleme faaliyetlerinde sıklıkla yapay zekâdan yararlanılmaktadır. Peki bu yolla işlenen verilerin hukuka uygunluğu düşünülmekte midir? Cezai bakımdan bir sorumluluk oluşur mu? Ve en kötüsü: Terörizme etkileri nelerdir?
Bugün bir makinenin hukuki statüsünün ne olduğunu ve akıllı makinelerin kişi olup olamayacağını sorgulamak, ilk bakışta son derece anlamsız ve gülünç gelebilir. Ancak bölüm içerisinde konunun ehemmiyetini anlayacaksınız...
Hangi varlıkların kişi sayılacağını hukuk düzenleri belirler. Bu bakımdan günümüzde modern hukuk sistemleri iki tür kişi kabul eder. Bunlar gerçek kişiler ve tüzel kişilerdir. Yapay zekalı varlıklar ve robotik makinelerin kişiliğini tartışabilmek için Medeni Hukukta kişi, kişilik ve kişilik türleri konularını bilmemiz gerekmektedir.
Bugün bir makinenin hukuki statüsünün ne olduğunu ve akıllı makinelerin kişi olup olamayacağını sorgulamak, ilk bakışta son derece anlamsız ve gülünç gelebilir. Ancak yapay zekânın verdiği zararlardan sorumluluğun nasıl belirleneceği sorusunun yanı sıra, öncelikle yapay zekânın hukuki statüsünün ne olabileceği sorusunu akla getirmiştir. Zira yapay zekânın hukuki statüsü ile yapay zekâ tarafından verilen zararlardan sorumluluğun nasıl belirlenmesi gerektiği birbiri ile bağlantılı konulardır.
Otonom olmayan, yani yapay zekâ bulunmayan, robotların eşya olduğu aşikardır. Burada ele almamız gereken husus; yapay zekalı ve hatta güçlü yapay zekaya sahip robotik makineler eşya olarak kalmalı mı? Yoksa hukuki bir statü mü tanınmalı?
DOKTRİNDE bir görüşe göre robotlar nesne olarak kalmalıdır.
Kölelerin kendi adlarına hareket ederken hak, yükümlülük veya yetki sahibi olmadıkları ancak efendileri adına ve onun yetkisi dahilinde hareket ederken üçünücü kişilerle yasal işlemler yapabildikleri göz önüne alındığında, kölelik statüsünün robotların durumu için oldukça uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Bir hukuki işlem kural olarak o işlemi yapan kişi hakkında hüküm ve sonuç doğurur. Ancak bazen hukuki ve maddi engeller yüzünden kişi kendi hukuki işlemlerini yapamayabilir. Bu durumda hukuki işlem “temsilci” adı verilen başka bir kişi tarafından yapılır. Peki yapay zekalı robotlar temsilci olabilir mi?
TÜZEL KİŞİ SAYILMASI: yapay zekânın hukukî niteliğine ilişkin yaklaşımlardan bir başkasıdır. Söz konusu yaklaşıma göre, yapay zekânın tüzel kişi olarak kabulü makul bir çözümdür. Buna karşın, tüzel kişi statüsüne ilişkin bu yaklaşım da tüzel kişilerin kurucu unsurlarından biri olan ortak amacın yapay zekâ ile onu imal eden/programlayan/idare eden bakımından sağlanmasının teknik anlamda mümkün olmadığı yönünden eleştiri almaktadır.
Avrupa Parlamentosu Avrupa’da robotların medenî hukuk sorumluluğu bağlamında yeknesak bir sistem oluşturmak üzere Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonu tarafından 27.01.2017 tarihinde Robotik Hakkında Medenî Hukuk Kuralları Tavsiye Raporu (Report with Recommendations to The Commission on Civil Law Rules on Robotics) kabul edilmiş ve 16.02.2017 tarihinde yayınlamıştır. Söz konusu Tavsiye Raporunda otonom özellikli yapay zekâya elektronik kişilik vermeyle bağlantılı olarak üreticisi/kullanıcısı açısından kendine özgü bir kusursuz sorumluluk türünün getirilmesi teklif edilmektedir. Ayrıca Tavsiye Raporunda, yapay zekânın otonom karar alabildiği hâllerde sorumluluğa ilişkin geleneksel kuralların, yapay zekânın sebep olduğu zararlar bakımından hukukî sorumluluğun doğumunda yetersiz kalacağına vurgu yapılmaktadır (Art. Z/AF).
Elektronik Kişilik...
Yeni bir tür kişilik olarak hayatımızda yerini alması bizce çok yakın...
Peki yapay zekalı robotların ehliyeti ne olacak?
Gelişen teknoloji ve robotların yapay zekâ ile kendi inisiyatiflerini alması karşısında işleticilerin sorumluluğuna gidilmesi, onların mağduriyetlerine yol açabilir. Zira, otonom ya da daha az otonom bir sistem tarafından yaratılan herhangi bir hukuki sonucun, bu sistemin hizmete sunulması seçimini yapmış olan gerçek ve tüzel kişiye (işletici) çok ağır bir sorumluluk yüklemesi, bu kişilerin sistem üzerindeki kontrol derecelerinin ne kadar olduğuna dair bilinmezlikler nedeniyle kişilerin sorumluluklarına dair ayrıca şüpheye de yol açabilir.
Fikri mülkiyet hakları koruma sistemi, bir inovasyonun ya da kreasyonun bunu üreten ya da yaratan kişiye ait olduğunu garantilemenin yanı sıra, bunu “sahiplenmeye” ve sonuçta bundan ticari olarak yararlanmaya da olanak sağlar. Peki yapay zekalı varlıkların yaptığı buluşlar ne olacak?
Yapay zekâ donanımlı robotların pek çok alanda artan bir hızla kullanılmaya başlanması, robotların fillerinin neden olacağı zararların nasıl tazmin edileceği meselesini gündeme getirir. Hâlihazırda yapay zekâya ve robotlara ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, konu öncelikle iç hukuk hükümlerimizce değerlendirilmeli; getirilecek yasal düzenleme önerileri, bunun üzerine inşa edilmelidir.
Konuyla ilgili açıklamalarımıza geçmeden evvel sorumluluk kavramı ve sorumluluk türlerini yapay zekâ sistemleri ve robotlar bağlamında açıklamakta fayda görüyoruz.
Sorumluluk hukukunda kural, bir kimsenin, hukuka aykırı eylemi sonucunda başkasına kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olmasıdır. Kusur sorumluluğu borçlar hukukunda ana kuraldır ve kusur sorumluluğunun yaptırımı, borçlar kanunlarında tazminat ödeme borcu biçiminde yer almaktadır.
Bir robotun başka bir kişiye ait robota zarar vermesi durumunda ya da bir robotun bir insana zarar vermesi durumunda bundan robotun sahibi kusursuz olarak sorumlu tutulabilir. Kusursuz sorumluluk halleri Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu gibi genel kanunların yanısıra birtakım özel kanunlarda da yer almaktadır. Bizim çalışmamızda yapay zekalı varlıklar ve robotik makinelerin zararlarında kusursuz sorumluluk hallerinden hangilerinin işletilebileceği ele alınacaktır.
Avrupa Parlamentosu Tavsiye Raporu'nda özel bir kusursuz sorumluluk hali önerilmektedir.
Teknolojik gelişmelere bağlı olarak yapay zekâlı varlıkların (robotların) suç işlemesi ve buna bağlı olarak cezai sorumluluklarının doğması artık hayal ürünü olmaktan çıkmıştır. Önceleri sadece bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz bazı olayların artık gerçek hayatta meydana gelmesi ihtimali kaçınılmazdır. Bundan dolayı, yapay zekâlı robotların cezai sorumluluğu konusunun incelenmesi zorunlu hale gelmiştir.
Halihazırda yargılamanın farklı aşamalarında yardımcı araç statüsünde kullanılan yapay zekâ doğrudan karar aşamasında rol alabilir mi?
Elektronik yargıç uygulamasına şiddetle karşı çıkanların temel argümanı ‘yorum’ ve ‘vicdan’ argümanları olmuştur.
Ancak biz mümkün olacağı kanaatindeyiz.
Bilgisayarın dokümanları otomatik olarak arşivlediği ve ödemeleri otomatik olarak gerçekleştirdiği bir sistem kullanılmaktadır. Oxford Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmada[1], tüm meslek grupları dikkate alındığında bunların %47’sinin yaptığı işin bilgisayarlar tarafından üstlenilebileceği ortaya konulmaktadır.
PEKİ Hukukçular için durum nasıl?
[1] Araştırma için bkz. Oxford-martin
Çalışmada kullanılan kaynaklara ulaşabilirsiniz. Bu kaynakları kullanarak bu alana daha hakim olabilir, isterseniz akademik çalışmalar yapabilirisiniz.
Dünya her gün sayısız teknolojik araçlar ve fırsatlar sunan yeni bir çağa adım atmıştır. Yapay zekâ ile donatılmış robotlar ve farklı teknolojik sistemler, gündelik hayatımızda her geçen gün daha fazla karşımıza çıkmaktadır. Büyük bilişim şirketleri teknolojiye ve özellikle de robotbilimine daha önce hiç olmadığı kadar yatırım yapmaktadır. Kendi varlığının bilincine sahip olan robotlar, bizim hayal gücümüzün ürünü veya bilim kurgu ögesi olmaktan çıkarak bu büyük teknoloji şirketlerinin gelecek hedefleri arasına girmiştir.
Yeni teknoloji çağı ile birlikte robotbilimi ve gitgide daha zeki hale gelen yapay zekâ türlerinin gelişimi de hız kazanmış, insanlar her gün sayısız yapay zekâ örnekleri ile karşılaşmaya başlamıştır. Yakın gelecekte bu tür robotların kullanımı daha da artacaktır. Robotlar, emek sektörü, hizmet sınıfı, askeri ve güvenlik, araştırma ve eğitim, eğlence, tıp ve sağlık, kişisel bakım, ev içinde hasta, yaşlı ve çocuk bakımında ve diğer alanlarda toplumun geniş yelpazesindeki yerini almıştır. Robot kullanımının işgücü, zaman ve masraftan kurtarıcı yönü kuşkusuz olmakla birlikte beraberinde hukuki problemler de gündeme gelecektir. Zira yaşanan tüm hızlı gelişmelere rağmen, bu durumun ortaya çıkarabileceği sosyal, etik ve hukuksal sorunlara dair yeterli düzenlemeler bulunmamaktadır. Özellikle robotların fiillerinin sonuçlarından sorumluluğu ile mahremiyetin ve güvenliğin korunması konularında, fikri mülkiyet hakları bakımından ve etik açıdan robotlar ile ilgili sorunlar çıkabilecektir.
Robotun insana özgü birtakım özellikleri taşımaması suç işlemesini kolaylaştırabilir. Örneğin hırsızlık suçu bakımından robotun parmak izi bırakmaması, termal kameralardan gizlenebilmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlalinde görüntü kaydedebilen bir robotun kaydettiği videoları internet üzerinden anında yayınlayabilmesi veya buluta gönderebilmesi suç işlemesini kolaylaştıran faktörler arasında sayılabilir. Bu nedenle hukuki düzenlemelerde teknik konular da dikkate alınmalıdır. Örneğin: Türk Ceza Kanunu’ndaki suçların ve özellikle bilişim suçlarının robotlar tarafından veya robotlar aracılığıyla işlenmesi mümkündür. Robotun uzaktan zararlı yazılımlar gönderilmek suretiyle sahibinin haberi dahi olmadan kötü niyetli kişilerce zarar vermek üzere kullanılması da ihtimal dâhilindedir. Robotun yönetimini ele geçiren kötü niyetli kişilere ulaşılamaması ya da sahibinin kusurunun olmaması söz konusu olabilir.
Tüm bunlara ilaveten artık arama motorlarının, çevrimiçi alışveriş portallarının, her cihazın internete ve dolayısıyla birbirine bağlanması olarak tanımlanan nesnelerin internetinin, üç boyutlu yazıcıların, sürücüsüz araçların, hatta bunların karıştığı kazaların, akıllı evlerin ve ofislerin, artırılmış gerçeklik uygulamalarının, chatbotların, kişisel dijital asistanların ve robot cerrahların olduğu bir dünyada yaşamaktayız ve bu liste günden güne artmakta. Ancak hukuk kurallarımız bu yeni teknolojik çağa ne ölçüde adaptedir? Hukuk sistemimiz yapay zekâya ne kadar hazırdır? Hukuki açıdan tartışılması gereken asıl mesele ve bu çalışmanın ana argümanı da bu soru ekseninde toplanmaktadır.
Yapay zekânın günlük yaşama her geçen gün daha fazla katılması, bilim kurgu filmlerine konu risklerle beraber gelişmeye devam edecek bir süreçtir. Aksini beklemek insanın fıtratına aykırı olacaktır, ancak insan fıtratı bu gelişmenin de sınırını hukukla çizecektir.