
Sevgiyle yaşamak kursuna giriş.
Meşhur kitabı’’Az Seçilen Yol’’da Dr.M.Scott Peck sevgiyle ilgili ilginç fikirlere yer vermiş
İnsanın tekamül aracının disiplin olduğunu ,disiplin sağlayabilmek için gereken enerji ve dürtüyü arka planda sevginin sağladığına inandığını yazmış.
Sevgi gizemli ve asla tam anlamıyla tarif edilemez ona göre…
Sevgiyi ruhsal olarak büyüme arzusu olarak tanımlamış.
Aslında bizi yöneten sadece iki duygu var: sevgi ve korku.
Diğer tüm duygular bu ikisinden kaynaklanır.
Sevgi, neşe,sevinç ve dinginlik gibi olumlu ,korkuysa öfke,endişe üzüntü gibi olumsuz duyguları besler.
Sevgiyi ve korkuyu ayni andan hissetmekse mümkün değildir,ikisi birlikte olamaz.
Bu yüzden farkında olmasak da her zaman ikisi arasında bir seçim yapmak durumunda oluruz.
Yaşamımızda sevgiye daha fazla yer açabilmek için yapmamız gereken en önemli ve öncelikli işlerden biri kendimizi anlamaya çalışmak.
Sevgiyle yaşamanın en iyi yollarından biri bu işe kendinizden başlamak. Önce kendinizi sevmeye çalışın. Bu üzerinde çok konuşulan, faydaları bilinen ama başarması zor bir iştir,sebebi de insanın çok karmaşık bir yapıya sahip olması.
Kendinizi sevmek farkındalığınızın yükselmesini sağlar çünkü dikkatinizi kendinize vermenizi gerektirir, bu da yüksek bilinçle davranmak demek ve kendinizi daha iyi yönetebilmenize yardım eder.
Kendini sevmek erdemle yakından ilişkili olduğu için ‘’kendimi seviyorum çünkü erdemliyim’’gibi bir cümle işe yarar.
Sevgiyle yaşamanın yollarından biri hiç şüphesiz hayatı sevmeye çalışmak.
İçinde bulunduğumuz her anda bize bunu başarabilmemiz için yardımcı olabilecek pek çok sebep var,sadece gören gözlerle bakmak dahi iyi bir başlangıç olabilir.
Yine de bu iş disiplinli bir şekilde ona odaklanmayı gerektirir.
Böylece yaşamayı sevmek ve hayattan zevk almak için pek çok yol keşfedebilirsiniz.
Ünlü bilim adamı ve yazar Masaru Emoto’’Sudaki Mucize’’ isimli kitabında çeşitli kelimelerin yaydığı titreşimlerin su üzerindeki etkilerinden bahseder.
Düşük ısılarda bu kelimelerin oluşturduğu kristallerin fotoğraflarını çekmiş ve etkileyici sonuçlar elde etmiş.
Özellikle de sevgiyi anlatan kristalleri ilginç buluyor.
Hayat zorluklar ve iniş çıkışlarla dolu. Düşe kalka ilerlerken yola devam etmemizi sağlayan en büyük destek çoğu zaman bir başkasının ilgisi ve sevgisidir. Sevginin gücü gerçekten de baş döndürücüdür ve bizi hayatta tutar.
Herkesin yaşamı sorumluluklarla dolu.
Hiç bitmeyen bir telaş içinde koşuştururken hayatın tadını çıkarmayı da çoğu zaman unutuyoruz.
Oysa her gün kısa süreliğine de olsa yaptığımızda bize iyi hissettirecek bir şey var: sevdiğimiz bir işle uğraşmak.
Her ne için olursa olsun şükran duymak ve takdir duygusuna sahip olmak koşulsuz sevgiyi deneyimlemenize de yardım eder.
Çünkü minnettarlık sevginin yolunu açar, içinizdeki koşulsuz SEVGİ kaynağıyla bağlantı kurmaya zemin hazırlar.
Tenisin en önemli özelliği bir sevgi oyunu olmasıdır. Yüzyılın oyunu olarak kabul ediliyor ve ‘’sevgi oyunu’’ olarak adlandırılıyor.
Tenis dünyanın en zor oyunlarından biri .
Zorluk derecesi bakımından dağcılık ve su topundan sonra üçüncü sırada yer alır.
Bu yüzden bu oyunu hem öğrenebilmek hem de ileri seviyede oynayabilmek uzun yıllar alır ve zor şartlarda binlerce saat antrenman yapmayı gerektirir.
Sevgi oyunu olarak adlandırılmasının en önemli sebeplerinden biri de budur çünkü ancak bu oyuna yürekten bağlı biri bunu başarabilir.
Önemli bir kitaptan dersler.
Gerçekten mutlu olmak ve dolu dolu yaşayabilmek için hayatı sevgi üzerine kurmak gerekir.
Sevgi arzu ettiğimiz yaşamı elde edebilmemiz için en önemli gereksinimimiz ve bize bunu başarabilmemiz için gereken enerjiyi, dürtüyü sağlayan içimizdeki en önemli en büyük güç.
Üstelik son derece gizemli, sözcüklerle ifade edilmesi, ölçülmesi çok zor ve sınırlandırılması da imkansız.
Hayatın en büyük ve derin gerçeklerinden biri.
Ruhsal gelişimimiz de ancak onun sayesinde gerçekleşebilir.
Sevmek her şeyden önce bir seçimdir.
Ancak elbette sevgi bir emek ve çaba da ister çünkü duygularımızı eylemlerimizle ortaya koyarız.
Yüreğimizin bize gösterdiği yolu izlemeye başlamak onu anlamaya çalışırken atabileceğimiz ilk ve en önemli adım olacak.
Hayatın tadını çıkarmak, şefkat ve iyilikle yaşamak, kendimizi gerçekleştirebilmek ancak sahip olduğumuz bu en güçlü duygunun yardımıyla olabilir.
Sevgi aslında tüm hayatı ve her şeyi kuşatır ancak çoğu zaman biz bu büyük gerçeğin farkında olmaz ve yanılsama içine düşeriz, onun yokluğu yanılsamasına…
Elbette bu acı verici ve katlanılması da çok zor bir durumdur.
Oysa sadece seven ve sevilen varlıklar olduğumuzu düşünmek ve bizi önemseyen yakınlarımızı hatırlamak bile yaşamımızı coşkuyla doldurup günümüzü aydınlatabilir.
Sevgi hayatımızda çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir.
Bazen kendimizi, bazen bir başkasını, doğayı, yaşamayı ya da işimizi sevmek gibi.
Hepimizin sevgi konusunda öncelikleri var.
Bu mükemmel duygu yaşamımıza anlam katar ve onu sürdürebilmemiz için bize bir sebep verir.
Bize düşense onun yolunu hiç vazgeçmeden izlemek.
Bu kursta bunu nasıl yapabileceğimizi birlikte inceliyoruz.
Umarım beğenir ve yararlanırsınız.