
Bir yangın tutuşunca yürekte, aşk ne imiş, gönülde hissedersin. Sevdiğin değil, onun için tüm hayallediklerin senin gerçek sevdandır. O senin yüreğinde, yere göğe sığdıramadığın, onun dahi taşıyamayacağı kadar yücelikte bir güzelliğe bürünmüştür. Bu yüzden sevdiğini ancak sen taşıyabilirsin.
Mecnun ve Leyla en ufak bir olumsuzlukta vazgeçerler miydi birbirlerinden? Sıkıldık birbirimizden deyip, sanal aşklara yelken açarlar mıydı? Aşk kavramı, birbiri için ölmelerden, ebedi aşklara, daha sonra yaz aşklarına, günübirlik aşklara, şimdi de sanal âlem aşklarına dönüştü. Sabah tanış, akşam koklaş, ertesi gün bay-baylaşmaktan ibaret oldu.
Bu kitapta, geleceğin insanlarının Aşka bakış açısı anlatılmaktadır. Bugünün, sev-terket usulü eskimiş kadın erkek ilişkilerini konu alan türden bilgiler yoktur. Zira binlerce yıldır bu bilgileri okuduk, doyduk. Şimdi artık yeniyi getirmenin, yeniyi söylemenin, yenilenmenin, dönüşmenin zamanıdır.
Sûreti herkes anlatır. Sireti anlatan çok azdır. Şimdi, siretin ile tanışma vaktin gelmiştir. Sen ile Özün arasındaki buluşmaya, bu kitabı alarak davet edildin. Bundan sonrası tamamen sana ait. Okumak ve okumamak senin seçeneğin. Ve unutma ki, seçtiğimiz bizimdir. Seçtiğimiz yolumuzu belirler. Seçimlerimiz kaderimizi tayin eder.
Tayin eden kimdir? Sensin. Senin Adın Aşk idi unuttun mu? Sen olduğun gibi olunca, her şeyin gerçeği, yüzünü sana açacaktır.
Sözlerine dikkat et. Zira her biri, senin yaşamının yaratıcısıdır.
Düşüncelerine dikkat et, onlarla geleceğini hazırlıyorsun.
Ve yazdıklarına büyük önem ver.
Zira her satırında, yaşayan ve nefes alan daima sensin.
Ve Sana en ağır kelimemiz, “Seni seviyoruz,” olacaktir”.
Senin en zorlu imtihanın, sevilmek olsun çocuk.
Aşk, senin ben ve benim sen olduğun gerçeğini en derinden hissettirendir. Bu çok derin bir yakınlıktır. Bu kelimelerin durduğu yerdir. Daha sonrasını ancak sen hissebilirsin, unutma. İnsanların erişemediği hissediştir bu.
“Sen” olarak sesleniş tamamen okuyanadır. Her dinleyen “Sen” sırrındaki hitabı, kendi ruhunda çözümleyecektir. Kendi ruhunun ona seslenişini duyacaktır. Özünden bedenine akanları duyacaktır. İkili konuşma yoktur, sadece yazılanlar, okunanlar ve işitenler vardır. İşiten ile okunan arasında ince bir perdedir bu hitap. Ve tamamen kurgusaldır.
Biz seni çok sevdiğimizi hep söylüyoruz, ama senin bizi sevdiğini nasıl anlayacağız?
“O gördüklerine sevgi ver. Onlara verdiğin sevginin sana fazlasıyla döndüğünü göreceksin. İşte o sevgi benden sanadır”.
Kader alnına yazılmış bir yazgı değil, kendi elinin hünerindedir. Bir adım ötenin hayalini kur ve işe koyul. Her şeyi değiştirmek senin çabana, isteğine ve hakimiyetine bağlı.
Aşk ile yola çık. Sahip olduğun tek şey Aşk olsun.
Oysa Aşk neydi..
Tek bir kez!
Sevgini, sözcüklerinde duymak için.
Tek bir kez!
Sevgini, gözlerinde görmek için.
“Tüm ömrümü fedaya hazır biri olarak
bekliyorum. Geriye kalan yaşam zamanım,
yaşamı dileyenlere dağılsın.”
Sana en ağır kelimem, seni seviyorum olacaktır. Benzersiz olanla beraber olanın derin yalnızlığı. Sen ki, sevgili gibi sarılmışsın yıldızlara uzanmış ellerin onları tutuyorsun. Tüm Dünya’yı kucaklamış varlığın, kederin dağları oynatmış adeta yerinden. Ağaçlar esen rüzgârla savrulurken, adını fısıldar senin. Her yaprağın hışırtısında sesin yankılanır. Aşkı başlatan o kıvılcım bir göz mesafesindeydi ama Aydan daha mahzundu, Güneş’ten daha parlak. Varlığın ile dopdolu bıraktın beni aşk diyarında, yokluk makamına yol alan ey sevgili. Bin keder ile şimdi, çöllerde seni arıyor bu yürek. Yürüyor, aşkın yükünü arşa taşıyor. Senin dahi bilemeyeceğin bir güzellik ile. Sitem değil bu sözler, hiç âşık olan, sevgiliye hitap edebilir mi hüzün ile. O kalbinde derin derin yaşar kederini. Dağlansa da, kanasa da, o aşmaz kendi haddini, sevgilinin de bilir kadrini.
Aşk kendini yenilemeli ve taze kalmalıdır ruhlarda. Bu yüzden hasredlik, aşk ile bütündür. Hasret ve hüzün, aşkın tetikleyicisi. Tazelendikçe ve yenilendikçe de, ruhundaki o coşku ve kalbindeki o yürek yakan hasredlik, senden dalga dalga yayılır; hava, su, toprak mayalanır. Burada ateşi unuttum sanma, zira aşkı yücelikten toprağa indiren kutsal ateş sensin.
Biraz daha derinlere dalmaya var mısın? Benimle daha derinlere gelmek ister misin? Gel, kalemi binek yapalım. Aşkın burağına yol alalım. Cennet’in asli saadetini hissedelim ve oranın kokusunu içimize çekelim. Bu sefer, bu satırlara yol aldığın anlardan, biraz daha derinlere ineceğiz. Hadi, sana uzattığım elimi tut ve benimle gel. Benimle diyorum ama, sayısı yoktur bende bildiklerinin.
Fiziksel ve Ruhsal Korunma Çalışması
“Bedene değer vermeyen kişi, bunu fark etmek için hastalık ihtiyacındadır”.
İşte yeni bir bilgi daha bizlere.
Bir yangın tutuşunca yürekte, aşk ne imiş, gönülde hissedersin. Sevdiğin değil, onun için tüm hayallediklerin senin gerçek sevdandır. O senin yüreğinde, yere göğe sığdıramadığın, onun dahi taşıyamayacağı kadar yücelikte bir güzelliğe bürünmüştür. Bu yüzden sevdiğini ancak sen taşıyabilirsin.
Mecnun ve Leyla en ufak bir olumsuzlukta vazgeçerler miydi birbirlerinden? Sıkıldık birbirimizden deyip, sanal aşklara yelken açarlar mıydı? Aşk kavramı, birbiri için ölmelerden, ebedi aşklara, daha sonra yaz aşklarına, günübirlik aşklara, şimdi de sanal âlem aşklarına dönüştü. Sabah tanış, akşam koklaş, ertesi gün bay-baylaşmaktan ibaret oldu.
Bu kitapta, geleceğin insanlarının Aşka bakış açısı anlatılmaktadır. Bugünün, sev-terket usulü eskimiş kadın erkek ilişkilerini konu alan türden bilgiler yoktur. Zira binlerce yıldır bu bilgileri okuduk, doyduk. Şimdi artık yeniyi getirmenin, yeniyi söylemenin, yenilenmenin, dönüşmenin zamanıdır.
Sûreti herkes anlatır. Sireti anlatan çok azdır. Şimdi, siretin ile tanışma vaktin gelmiştir. Sen ile Özün arasındaki buluşmaya, bu kitabı alarak davet edildin. Bundan sonrası tamamen sana ait. Okumak ve okumamak senin seçeneğin. Ve unutma ki, seçtiğimiz bizimdir. Seçtiğimiz yolumuzu belirler. Seçimlerimiz kaderimizi tayin eder.
Tayin eden kimdir? Sensin. Senin Adın Aşk idi unuttun mu? Sen olduğun gibi olunca, her şeyin gerçeği, yüzünü sana açacaktır.
Sözlerine dikkat et. Zira her biri, senin yaşamının yaratıcısıdır.
Düşüncelerine dikkat et, onlarla geleceğini hazırlıyorsun.
Ve yazdıklarına büyük önem ver.
Zira her satırında, yaşayan ve nefes alan daima sensin.