
Sekiz Katlı Yüce Yolun ilk uygulaması Doğru Görüştür (samyag drishti). Doğru görüş herşeyden önce Dört Yüce Gerçeğin -acımız, acımızın oluşması, acımızın dönüştürülebileceği olgusu ve dönüşüm yolu- derinden anlaşılmasıdır. Buda Doğru Görüşün, acısını dönüştürebilen insanlar olduğuna inanmak ve güvenmek olduğunu söylemiştir.
Mutluluğumuz ve etrafımızdakilerin mutluluğu Doğru Görüşümüzün derecesine bağlıdır. Gerçekliğe derinden temas etmek -kendi içimizde ve dışımızda neler olduğunu bilmek- kendimizi yanlış algıların neden olduğu acıdan kurtarmanın yoludur. Doğru Görüş bir ideoloji, sistem veya bir yol bile değildir. Bu yaşamın gerçekliğine dair edindiğimiz bir içgörü, bizi anlayış, huzur ve sevgiyle dolduran canlı bir içgörüdür.
Doğru Görüş içimizde sağlam olduğu zaman Doğru Düşünceye de sahip oluruz (samyak samkalpa). Düşüncemizin temelinde Doğru Görüş olması gerekir. Ve eğer kendimizi Doğru Düşünce konusunda eğitirsek Doğru Görüşümüz daha da iyi hale gelecektir. Düşünme zihnimizin dilidir. Doğru Düşünme konuşmamızı net ve yararlı kılar. Düşünme genellikle edime yol açtığı için Doğru Edim yoluna girmemiz için Doğru Düşünme gereklidir.
Doğru Düşünme şeyleri olduğu gibi yansıtır. Yanlış düşünme şeyleri “baş aşağı” görmemize neden olur. Doğru Düşünme uygulaması kolay değildir. Genellikle zihnimiz bir şey düşünürken bedenimiz başka bir şey yapar. Beden ve zihin bir değildir.
Doğru Dikkat (samyak smriti) Buda’nın öğretisinin yüreğidir. Geleneksel olarak, Doğru Dikkat sekiz doğru uygulama yolunun yedincisidir, fakat büyük önemini vurgulamak için burada üçüncü sıraya konmuştur. Doğru Dikkat olduğu zaman Dört Yüce Gerçek ile Sekiz Katlı Yolun öteki yedi unsuru da bulunur. Dikkatli olduğumuz zaman düşünmemiz Doğru Düşünmedir, konuşmamız Doğru Konuşmadır, v.s. Doğru Dikkat bizi şimdiki ana geri getiren enerjidir. İçimizde dikkati geliştirmek içimizde Buda’yı geliştirmek, Kutsal Ruh’u geliştirmektir.
“Dikkatsiz konuşmanın ve başkalarını dinleyememenin yol açtığı ıstırabın farkında olarak, başkalarına sevinç ve mutluluk vermek ve acılarını hafifletmek amacıyla kendimi sevgi dolu konuşmayı ve iyi dinlemeyi geliştirmeye adadım. Sözcüklerin mutluluk veya acıyı yaratabileceğini bilerek, kendine güven, sevinç ve umut ilham eden sözcüklerle doğru konuşmaya kararlıyım.
Kesin olarak bilmediğim haberleri yaymayacak ve emin olmadığım şeyleri eleştirmeyecek veya aşağılamayacağım. Bölünme ve uyumsuzluğa neden olabilecek veya ailenin veya topluluğun parçalanmasına neden olabilecek sözler söylemekten kaçınacağım. Ne kadar küçük olursa olsun, tüm ihtilafları çözüp barış yapmak için her tür çabayı göstermeye kararlıyım.” Bu Dördüncü Dikkat Çalışmasıdır ve Doğru Konuşmanın (samyag vac) çok iyi bir tanımını sunar.
Doğru Edim (samyak karmanta) bedenin Doğru Edimi anlamına gelir. Bu sevgiyle temas etme ve incinmeyi önleme çalışmasıdır, kendimize ve başkalarına karşı şiddet göstermeme çalışmasıdır. Doğru Edimin esası herşeyi dikkatle yapmaktır. Doğru Edim Beş Dikkat Çalışmasının dördüyle yakından ilişkilidir.
Doğru Gayret (samyak pradhana), veya Doğru Çaba, Sekiz Katlı Yüce Yolu gerçekleştirmemize yardım eden enerji türüdür. Eğer mal mülk, cinsellik veya yiyecek için gayret gösterirsek bu yanlış gayrettir. Eğer günün her saati kar ya da ün kazanmak veya acıdan kaçmak için çalışırsak bu da yanlış gayrettir. Dışarıdan gayret gösteriyormuşuz gibi görünebilir, fakat bu Doğru Gayret değildir. Aynısı meditasyon çalışması için de doğru olabilir. Çalışmamızda gayretli görünebiliriz, fakat eğer bu bizi gerçeklikten veya sevdiklerimizden uzaklaştırıyorsa yanlış gayrettir.
Bedenimizin ve zihnimizin acı çekmesine neden olacak şekilde oturma veya yürüme meditasyonu yapıyorsak, bu çabamız Doğru Gayret değildir ve Doğru Görüşe dayanmaz. Çalışmamız zeki olmalı ve öğretinin Doğru Anlaşılmasına dayanmalıdır. Çok çalıştığımız için Doğru Gayreti uyguladığımızı söyleyemeyiz.
Doğru Konsantrasyon mutluluğa ve aynı zamanda Doğru Eyleme götürür. Yoğunlaşma seviyemiz ne kadar yüksekse, yaşamımız o kadar nitelikli olur. Samadhi uygulaması yapmak yaşamamız için bize verilen her anı derinlemesine yaşamaktır. Samadhi konsantrasyon, yoğunlaşma demektir.
Konsantre olmak için, tümüyle şimdiki anda olmak, neler olup bittiğinin farkında ve dikkatli olmak gerekir. Dikkat konsantrasyonu ortaya çıkarır. Derin konsantre olduğunuz zaman ana gömülürsünüz. An olursunuz. Samadhi’nin bazen “gömülme” olarak çevrilmesinin nedeni budur. Doğru Dikkat ve Doğru Konsantrasyon bizi duyusal zevkler ve şiddetli arzu aleminin üstüne çıkartır ve kendimizi daha hafif ve daha mutlu buluruz.
Doğru Geçim Aracı’nı (samyang ajiva) uygulamak için, sevgi ve şefkat ideallerinizi çiğnemeden yaşamınızı kazanmanın bir yolunu bulmalısınız. Kendinizi geçindirme şekliniz en derin özünüzün bir ifadesi ya da siz ve başkaları için bir acı kaynağı olabilir. Sutralar genellikle Doğru Geçim Aracını, Beş Dikkat Çalışmasının hiçbirini ihlal etmeden yaşamını kazanmak olarak tanımlar: silah, köle, et, alkol, uyuşturucu ve zehir ticareti yapmamak; ya da kehanette bulunmamak veya fal bakmamak.
Her ana farkındalık getirerek, insanlara, hayvanlara, bitkilere ve yeryüzüne faydalı olan ya da en azından en az şekilde zararlı olan bir mesleğe sahip olmaya çalışırız. Bazen iş bulmanın zor olduğu bir toplumda yaşıyoruz, fakat eğer işimiz yaşama zarar veriyorsa başka bir iş bulmaya çalışmalıyız. Mesleğimiz anlayışımızı ve şefkatimizi besleyebilir ya da bunları aşındırabilir.
Buda'nın öğretisinin özü iki ilkede özetlenebilir: Dört Yüce Gerçek ve Sekiz Katlı Yüce Yol. İlki, doktrinin yanını kapsar ve ortaya çıkardığı birincil yanıt, anlamaktır; ikincisi, kelimenin en geniş anlamıyla disiplinin yanını kapsar ve talep ettiği birincil yanıt, uygulamadır. Öğretinin yapısında bu iki ilke, dhamma-vinaya adı verilen bölünmez bir birlik içinde birbirine kenetlenir,doktrin ve disiplin veya kısaca Dharma. Dharma'nın içsel birliği, Dört Yüce Gerçeğin sonunun, yolun gerçeğinin Sekiz Katlı Yüce Yol olduğu gerçeğiyle garanti edilirken, Sekiz Katlı Yüce Yolun ilk faktörü, doğru görüş, yolun anlaşılmasıdır. Böylece iki ilke, Sekiz Katlı Yolu içeren Dört Yüce Gerçeğin ve Dört Gerçeği içeren Sekiz Katlı Yüce Yolun formülüne nüfuz eder ve birbirini içerir.
Bu bütünsel birlik göz önüne alındığında, Dharma'nın iki yönünden hangisinin daha büyük değere sahip olduğu, doktrin mi yoksa yol mu sorusunu sormak anlamsız olacaktır. Yol, önceliği iddia eder, çünkü öğretiyi hayata geçiren tam olarak budur. Yol, Dharma'yı soyut formüller koleksiyonundan gerçeğin sürekli olarak ortaya çıkan bir ifşasına çevirir. Öğreti ıstırap problemine bir çıkış sağlar ve öğretinin amacını, acıdan kurtulmayı, bizim için gerçek anlam kazandığı tek yerde kendi deneyimimizde erişilebilir kılar.
Sekiz Katlı Yüce Yolu takip etmek, entelektüel bilgiden ziyade bir uygulama meselesidir, ancak yolu doğru bir şekilde uygulamak için doğru şekilde anlaşılması gerekir. Aslında, yolun doğru anlaşılması, uygulamanın bir parçasıdır. Doğru görüşün bir yönü, ilk yol faktörü, yolun geri kalanı için öncü ve kılavuzdur. Bu nedenle, başlangıçtaki coşku, entelektüel anlama görevinin rahatsız edici bir oyalanma olarak rafa kaldırılabileceğini öne sürse de, olgun bir değerlendirme, uygulamada nihai başarı için oldukça önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu giriş niteliğinde kursun amacı da uygulamaya geçmeden önce dinleyicilerimize değerlendirme yapabilmelerine fırsat vermektir.