
Birinci Ana Bölüm: İman Hazinesinin Kıymetini Keşfetmek / 1.Keşif: İman, İbadet ve Namazın Yüksek Hakikatini Keşfetmek
1. ve 2. Keşif'te, dinin insanlığa teklif ettiği yüksek hakikat, çok çarpıcı incelemeler ve aklî deliller eşliğinde saklı olduğu yerden ortaya çıkarılıyor. Dünyanın, insanın ve dinin gizli kalmış derin ve yüksek hakikatini keşfetmek ve akla yaklaştırmak için; aslında her birimizin, her gün, gerçek anlamda içinde yaşadığımız ve başrolünü oynadığımız temsiller ve sinematik bir dil kullanılıyor.
Dünyanın, insanın ve dinin gizli kalmış derin ve yüksek hakikatini keşfetmek ve akla yaklaştırmak için; aslında her birimizin, her gün, gerçek anlamda içinde yaşadığımız ve başrolünü oynadığımız temsiller ve sinematik bir dilin kullanıldığı 1.keşfin ilk durağı: “KAYIP ADA”..
Aslında bu adaya kaybolmaya değil, dinin insanlığa teklif ettiği yüksek hakikati keşfe gidiyorsunuz.. Çok çarpıcı incelemeler ve aklî deliller eşliğinde saklı olduğu yerden ortaya çıkarılan ve hayatınızı değiştirme potansiyeli olan kocaman bir hakikati..
İhtiyaçlarımızı imkânlarımızla, muhtemel tehditleri kudretimizle kıyasladığımızda, her insanın “çok aciz ve çok fakir” olduğu ve mahlûkatın kendi başlarına asla yapamayacakları ve altında ezilecekleri büyük vazifeleri çok kolaylıkla ve mükemmelen yaptıkları ve normal şartlarda vücuda gelmesi mümkün görünmediği halde, kolaylıkla meydana gelen ve varlığı mucize olan eşyanın şaşırtıcı yaratımı ele alınıyor. Bu inceleme sonucunda Bismillah’ın sırrı keşfedilmiş oluyor ve bu dünyada Allah’ın adını alarak O’na bağlanmanın insan için nasıl bir kuvvet ve zenginlik kaynağı olduğu daha önce hiç olmadığı kadar net anlaşılıyor.
İman gözüyle bakıldığında, insanın şu dünya misafirhanesinde ikramda bulunulan bir misafir hükmünde göründüğü halde, yaratıcının olmadığı ve tesadüflerin karanlığında yuvarlanan bir dünyada ise işlerin çok daha başka görüneceği ve imanın tüm dünyaya ve eşyaya bakış açımızı kökünden ve sonsuza kadar değiştirecek ve varlığın gerçek hakikatinin nasıl olduğunu haber verecek çok büyük bir nimet olduğu, aklen parlak bir şekilde ispat ediliyor. Böylece imanın bu dünyada ne kadar büyük bir nimet ve mutluluk kaynağı olduğu ve imanda ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğu, herkesin kabul edeceği bir makûliyet düzeyinde gösteriliyor.
Hayat yolculuğumuzda “gerçek” rahatlığın ve “güvenle, korkusuzca, kimseye muhtaç olmadan” yaşamanın ne ile mümkün olabileceği, Allah’a ve O’na iman ve ibadet etmeye ne çok ihtiyacımız olduğu inceleniyor ve bir yolda giderken; tehlike ihtimali onda bir bile olsa ve tanımadığımız biri bu tehlikeyi haber verse, onu bırakıp zararsız diğer yoldan gitmemizin ifade ettiği anlam, ibadetin yüksek hakikatine uyarlanıyor. Böylelikle ibadetin ne kadar büyük bir ticaret ve mutluluk kaynağı, gayr-ı meşru yaşantı tarzının ise ne kadar büyük bir zarar ve hüsran olduğu ortaya çıkmış oluyor.
Dünya hayatının ve ömür sermayesinin, ebedî hayat için “burada” çalışarak ona hazırlanmak ve onu “burada” kazanmak için verilmiş olduğu ve her işte önemli olanın, neticesi ve akıbeti olduğu noktasından hareketle; namazın bizim için ifade ettiği büyük önem ortaya koyularak, namazın kıymeti ve ne kadar ucuz ve az bir masrafla kazanıldığı, namaz kılmayan insanın ne derecede zararlı ve akıl dışı bir iş yapmış olacağı, kesinlik derecesinde meydana çıkarılıyor.
Namaz kılmanın ve büyük günahları işlememenin, en hakikî bir insanî vazife olduğu gibi, insanın yaratılışının en münasip bir neticesi olduğu gösteriliyor ve “insanın, bu dünyadaki esas görevinin ne olduğunu bilerek yaşamasının önemi”, çok parlak bir şekilde tespit ediliyor.
Dünyanın en kârlı ticaret anlaşmasının şartları ve bu anlaşmayla elde edebileceğiniz büyük kazanç ele alınıyor ve çok câzip bir teklifle baş başa bırakılıyorsunuz.
Kendini ve malını Cennet karşılığında Allah’a satmanın, yani Allah’a kul olmanın ve hayatını O’nun istediği gibi yaşamanın ne kadar kârlı bir ticaret ve ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu görüyorsunuz.
İnsan aklının tek başına keşfedemediği, “kâinatın gizli kalmış hakikati”ni açıp ortaya çıkaranın, “Allah’a ve Âhirete iman” olduğunu ve bu iki sırrın gerçek anlamda keşfedilmesiyle kâinatın kapalı kapılarının açıldığı gibi, insan ruhu için de saadet kapılarının ardına kadar açıldığını; inanılmaz derinlik ve genişlikte bir mana yüküyle dolu olan çok müthiş bir temsil ile olabilecek en çarpıcı bir şekilde görüyoruz ve keşfediyoruz. Ayrıca, bu hayatın gittiği ve yerine başka bir hayatın geldiğini, kendimize “ölümden sonra ne yapmayı düşündüğümüzü” veya “ebedî hayatımızdaki rahatımız ve keyfimiz için ne gibi çalışmalar yaptığımızı” sormamız gerektiğini; aklımıza, kalbimize ve nefsimize haykırarak söylüyoruz.
“The Secret-Sır” ve “Biz ne bilebiliriz ki? Tavşan deliğinden içeri (What the Bleep!?: Down the Rabbit Hole)” isimli, belgesel filmleri de çekilmiş olan ve kuantum fiziği ve çekim yasası üzerine yazılmış meşhur kitaplara atıfta bulunuluyor ve bu iki kitapta ve piyasadaki söz konusu “meşhur çekim yasası” kitaplarında “sır” olarak ifade edilen: “kâinattan iste, dileğini gerçekleştirsin” veya “olayları görme ve inanma biçiminiz, gerçeğinizi şekillendirir” tarzındaki “sözüm ona büyük sır” olarak ifade edilen sırrın çok daha anlamlısının, gerçeğinin ve büyüğünün, iman ve İslamiyetin hakikatinde mevcut olduğu çok çarpıcı bir tarzda ifade ediliyor.
Defalarca okunsa tadına doyulmayan, hakikatine tam vakıf olunamayan, çok çarpıcı bir üslupla yazılmış ve her gün içinde yaşadığımız gerçek bir temsilin içine bizi çeken bu bölümde; insan için dinin mahiyeti ve kıymeti ne olduğu, eğer gerçek ve doğru bir hak din olmazsa dünyanın yaşanılmaz olacağı ve kâinatın sırrını açan anahtarın kâinat yaratıcısının varlığını bulmakta ve bilmekte olduğu meydana çıkartılıyor.
Bilinmezlikleri keşfetmek, dünyanın ve içindeki insanın mahiyetini anlama yolculuğumuzda, tavşan deliğinden doğruca içeri dalıyoruz ve sizleri fantastik bir dünyaya geçiş kapısı olan Sekizinci Söz’le baş başa bırakıyoruz.
3. Keşif olan 23. Söz ve izahında, insanın sahip olduğu yüksek değer ve kâinatın gerçek mahiyetini ortaya çıkartıp görünür hale getiren imanın güzellikleri, şimdiye kadar eşine rastlanmamış bir üslupla ve insaf sahibi herkesin kabul edeceği bir netlikte gösteriliyor.
İnsanın yaratıcısına bağlılığını ifade eden iman sayesinde “insanın ilahî bir sanat harikası olduğunun bilinmesinin, o insana gerçek anlamda kıymet kazandıracağı” hakikati, dimağda tadını bırakan güzel bir üslupla gösteriliyor.
İlahî vahyi dinlemeyen, sadece kendi benliğine ve aklına güvenen insanın, önündeki karanlığı elindeki bir cep feneriyle aydınlatmaya çalışan bir insana benzediği çok çarpıcı bir misalle anlatılıyor.
Bu ağır hayat yükünü sırtında taşımaktan vazgeçerek, Allah’ın kudret ve hikmetine emanet etmek suretiyle bırakmanın; çok büyük bir güven duygusunun kaynağı olduğu, parlak bir misalle keşfediliyor.
İnsanın hayvandan farklı olarak neden sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye muhtaç olduğunun derin sırrı, saklı olduğu yerden ustalıkla dışarı çıkarılıyor.
Duaların neden her seferinde kabul edilmediği, duanın maksadının ne olması gerektiği ve insan için en güzel neticesinin ne olduğu anlatılıyor.
İnsanın tabiatla, yaratıcıyla ve kendisiyle ilişkilerini anlamaya gayret ettikçe, modern dünyada sık kullanılan bu çürük kavramın ne kadar yanıltıcı ve yanlış yönlendirici olduğunu görüyoruz.
İnsanın hayat ve içindeki lezzetlerle olan ilişkisini anlama çabası içine giriyoruz.
Bir yaşam tarzı sorgulaması içine giriyoruz ve etrafımızda sıklıkla gördüğümüz yaşam şekillerine farklı bir gözle yeniden bakmaya çalışıyoruz.
İhtişamlı insan medeniyetinin, aslında bir lego paketinin parçalarının bir araya getirilmesinden oluştuğunun farkına varmaya çalışıyoruz ve mutluluğu ne şekilde elde etmeye çalışmamız gerektiğini arıyoruz.
İnsanın gerçek kıymetinin nasıl ortaya çıktığı ve nasıl büyük bir güç ve zenginlik kaynağına sahip olabileceği açığa çıkartılıyor.
İnsanın yüksek görevlerinin ve kâinatın varoluş sırrını açığa çıkaran anlamlı kulluğunun gerçek mahiyetinin ne olduğu sorularına çok dikkat çekici cevaplar veriliyor ve insandan, bu büyük vazifelerin gönüllü olarak üstlenilmesinin beklendiği ifade ediliyor.
Kur’an, felsefe ve modern bilimi, kâinatı anlama ve anlamlandırma yönünden karşılaştırıyoruz. Böylece Kur’an ile dinsiz bir gözle kâinata bakan felsefe ve bilimin verdiği derslerin derin farkı, çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmış oluyor.
İnsan ve kâinatın yaratılışının gizli kalmış sırrını, harika bir misalin yardımıyla keşfediyoruz.
Kur’an ve felsefe ilimlerinin ilim adına ne kadar farklı ürünler ortaya koyduklarının ibret verici dersi verilerek, Kur’an’ın pozitif bilimlere kıyasen ne kadar yüksek bir ilim derecesine sahip olduğu çok çarpıcı bir tespitle gösteriliyor.
Bir yaratıcının varlığının kabulünün delillerini araştıran ve çıkarımlarını bu yönde yapan bilimsel yaklaşım ve çalışmaların insanlık için ifade ettiği değer ve bu yöndeki bilimsel bilgi ve yorumların kıymeti hakkında çok önemli çıkarımların takdim edileceği bu akademik sunum; bir anlamda Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “Medresetüzzehra eğitim yaklaşımı”nın değer tespiti çalışmasıdır ve bu boyutuyla ayrı bir kıymet taşımaktadır.
Bu dersimizde Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “aklî ve dinî ilimlerin bir arada okutulmasıyla beraber, birbirleriyle barıştırılması ve kaynaştırılması”nın özel ismi olan “Medresetüzzehra eğitim yaklaşımı”nın bilim felsefesini oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden bir eğitim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında çok önemli çözümlemeler ve çarpıcı tespitler paylaşacağız.
5. Keşif olan bu bölümde, bir insanın en büyük meselesi olan ölümün çaresi keşfediliyor ve ölümsüz bir hayatı ve bitmeyen bir mutluluğu kazanmanın yöntemi gösteriliyor.
Dinin, peygamberler eliyle getirdiği büyük müjdesinin ve ölüme getirdiği muhteşem çarenin ne kadar büyük bir müjde olduğuna yakından bakmaya çalışıyoruz.
Ölümün karşısında durup, ebedî hayata ve fâni dünyaya çağıran iki farklı grubun tekliflerini anlatan çarpıcı bir misalle çok önemli bir hakikat anlatılıyor.
Ölümün idamından kurtulma çaresinin insan için ifade ettiği büyük kıymetin ve her şeyin gerçek manasının; ancak “herkesin asılacağı sırayı bekleyen bir idam mahkûmu gibi olduğunun idrak edilmesi” ışığında ortaya çıkacağı, etkileyici bir üslupla tespit ediliyor.
Bir Müslümanın, Allah’ı tanımayan bir dinsiz veya semavî dinlerden birine inanan biri ile arasındaki derin farkın sebepleri ve bu farkın toplumsal hayata etkileri ele alınıyor. Ayrıca ahlak, insanî değerler ve medeniyet adına ne varsa, ilk önce peygamberler eliyle insanlığa getirilmiş olduğu ve daha sonra diğer insan gruplarının bu kıymetli manevî hazinelere insanlığın ortak malı ve değerleri olarak sahip çıkmasıyla, bu değerlerin evrenselleştirildiği ifade ediliyor.
İnkâr eden insanın, böyle bir inanca sahip olup da, hayattan nasıl lezzet alıp yaşayabildiği sorusuna çok çarpıcı cevaplar veriliyor. Ayrıca dinin getirdiği yüksek hakikatler ve yüklediği ibadet mükellefiyetiyle hiç ilgilenmemekle birlikte, görünüşte iman etmiş olmak durumu da inceleme altına alınıyor.
Yüzde 99’u Müslüman olan bu ülkede yeterince ve iyi bilinmeyen önemli bir kavram ele alınıyor: “İman kurtarmak!”
Yaygın ve son derece hatalı bir düşünce olan: “Bizde nasılsa iman var ve cehenneme girsek bile sonunda oradan çıkıp cennete gireceğiz” ifadesinin ne yazık ki içinde bulunduğumuz durumun gerçekliğini yansıtmadığı ve iman etmiş olmanın, o imanın ölüm anında sizinle beraber kabre gireceği anlamına gelmediği tespit ediliyor ve şu sorunun cevabı aranıyor: “Acaba bize %99 kesin bir ihtimalle ebedî bir hayatı kazandıracak olan hakikî bir iman, nasıl bir özelliğe sahiptir?”
Tabiat Risalesi Giriş Bölümü Hakkında:
7. Şua – Âyet-ül Kübra Risalesinin mukaddime bölümü üzerine detaylı bir tahlil ve Tabiat Risalesi Açılımlarına Giriş mahiyetinde bir parça olan bu bölümde, imanî delillerin ne kadar sağlam noktalara dayandığı gösterilerek; Risale-i Nur’la çıktığımız keşif yolculuğumuzda çok gerekli bir yol arkadaşı ediniyoruz ve imanî meseleleri sağlıklı bir fikrî yaklaşımla değerlendirebilecek bir altyapıya sahip oluyoruz. İnkâr edenlerin çokluğunun bir önem taşımadığı ve kâinat genişliğindeki iman meselelerinin, yokluğun ispatı şeklinde inkâr edilmelerinin mümkün olmadığı aklî gerekçeleriyle ortaya koyuluyor. İspat ve inkâr arasında ciddî bir yapısal farklılık olduğu ve iman yolundaki delillerin bazılarının yanlışlığı söz konusu olsa da neticeyi değiştirmeyeceği ve tek bir delilin doğru olmasının neticenin doğruluğunu gerektireceği, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
Tabiat Risalesi Açılımları Hakkında:
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
Tabiat Risalesi Açılımları'nda, Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır.
Kâinat üzerinde gerçekleşen şaşırtıcı oluşumları ve canlılığı açıklamak için yaratıcıya alternatif olarak geliştirilen teorileri, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ele almak ve bütün bilimlerin nihaî hedefi ve en son noktası olan kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaya çalışmak faaliyetine katkıda bulunmak maksadıyla hazırlanan bu bölümde bambaşka bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz.
Eğitim programımızın bu en zengin ve önemli bölümünde, ilahî teknolojinin muhteşem detaylarına ve sanatlı yaratımın eşsizliğine şahit olacak ve Allah’ın bizden istediği gerçek imanı elde etme yolunda büyük bir adım atacaksınız.
Sunumun bütünlüğünü bozmamak için her biri ayrı başlığa sahip olan kısa ders videolarını yüklemedik. Fakat fikir sahibi olmanız için konu başlıklarını aşağıya aktarıyoruz:
Alt Başlıklar:
-Varoluş Üzerine Düşünceler
Bütün bilimlerin temel olarak yapmaya çalıştığı şey ve en nihaî hedefleri, kâinatın işleyiş ve maksatlarını anlamaktır. Biz de bu dev arayış zemininde, varoluşun sırrını keşfetmek için kendi yolculuğumuza çıkıyoruz. Bunun için önce temel kavramları öğrenmemiz gerekiyor.
-Tabiat Nedir?
Eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele alıyoruz ve bu meşhur "tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar" denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş inceliyoruz.
-Tabiat Kanunları Nedir?
Tabiat kanunlarının, maddî bir vücudu olmayan bir kavram olmakla beraber, sadece maddenin nasıl hareket ettiğini ifade etmeye yaradığını tespit ediyoruz.
-Akıllı Tasarım
Birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesi olan tasarımın, bir tasarımcıyı arattığı ve ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklendiğinden hareketle, meseleye en temel noktadan yaklaşan sağlam, mantıkî çıkarımlar yapıyoruz.
-Tesadüf ve Maddî Sebepler
Görerek, bilerek, birileriyle haberleşerek ve bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere sahip olmayan tesadüf ve maddî sebeplerin, göz önünde görünen düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünlerin yapımına kaynaklık edemeyecekleri ortaya koyuluyor.
-Fantastik Bir Bilim Kurgu Öyküsü
Tabiat Risalesi'nde maddî sebeplerin eşyayı oluşturmalarında ortaya çıkan ilk imkânsızlığın anlatımında kullanılan ve meseleyi kökünden kavrayan meşhur, mükemmel, eskimez misal olan eczane misalinde, yüz civarındaki kavanozun içindeki maddeler kullanılarak, canlılık özelliği olacak bir karışım, bir formül meydana getirilmek isteniyor. Sonra bakıyoruz ki, etrafta canlılık fonksiyonu gösteren çok sayıda karışım yapılmış.
Bu karışımların özel ölçülerle, hassas bir ayarla bir araya getirilerek oluşturulduklarını, içeriklerini detaylıca incelediğimizde anlıyoruz. Böyle bir neticenin rüzgârın esmesiyle, kavanozlardaki maddelerin birbirine rastgele karışmasıyla oluşamayacağını elbette biliyoruz. Bu sıradışı misalimizi biraz daha geliştirmek istedik ve kendimizi fantastik bir bilim kurgu öyküsünün içinde bulduk. Yüksek bir geleceğe ve âdeta bir bilim kurgu filmindeki fantastik bir biyoteknoloji laboratuarının içine hayalen gittik.
-Kâinatın Varoluşu Üzerine Şaşırtıcı Keşifler
Görünen kâinatın tesadüfî olarak maddî, tabiî sebeplerle oluşabilmesinin ihtimalleri, çok şaşırtıcı hesaplamalarla ortaya koyuluyor. Bir protein molekülü ile içinde 2000 protein bulunan bir bakterinin tesadüfen oluşma ihtimali, matematiksel hesaplarla inceleniyor. Bu hesaplardan ortaya çıkan şaşırtıcı sonuçlar aklınızın sınırlarını çok zorlayacak!
-Çoklu Evrenler Olunca Ne Oluyor?
Kâinat ve içindekilerin bir sefere mahsus tesadüfen oluşmuş ve öylece kalmış olan sabit bir eşya olmadığını ve her an yeniden yeniye yaratılmaya devam eden dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarak, çoklu evrenler teorisine farklı bir yaklaşımla bakıyoruz.
-Büyük Tasarım ve Her Şeyin Teorisi
Her Şeyin Teorisi ve Stephen Hawking'in görüşleri inceleniyor. Ayrıca "neden hiçbir şey değil de bir şey var" temel sorusuna verilen cevaplar, karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
-Büyük Patlamaya Farklı Bir Bakış
Büyük patlamaya farklı bir bakışla şu anki kâinatın oluşum ihtimali inceleniyor. Ayrıca bize hayat imkânı verecek düzendeki bir kâinatın tesadüfen oluşması ihtimali ele alınıyor.
-Eşyanın Sebeplerle ve Kendi Kendine Oluşumunun İmkânsız Senaryoları
Her şeyi kendi yapan ezelî bir kudretin ve manen her eşyanın yanında bulunan bir yaratıcının, zaman ve mekân kayıtlarına bağlı olmaması nedeniyle, eşyaya etki ederken maddeten yanında olması gerekmediği üzerinden yürütülen incelemelerimiz ve canlı oluşumunun muhtemel senaryoları devam ediyor.
-Sinek Mucizesi
Maddî sebeplerin bir sineğin vücudunu yapmasının imkânsız senaryosu anlatılıyor.
-Tek Bir Merkezden Canlı Üretimi
Eşyayı maddî sebeplerin yapması ile ilgili imkânsız senaryoların üçüncüsünde kullandığımız argümanımız şudur: Birden çok parça bir araya gelerek düzenli tek bir yapı oluşturmuş ise, elbette bir elden, bir tek merkezden, bir tek fabrikadan, bir tek plandan çıkmıştır. Bu bölümde maddî sebeplerin değişik tarzlarda birleşmesiyle meydana gelebilecek sonsuz sayıda mümkün şekilden bir tek belirli şekli seçmelerinin nasıl gerçekleşmiş olabileceğini inceliyoruz.
-Göz Mucizesi
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryosunun gözle ilgili bölümü. Kâinatın her tarafıyla irtibatlı olan ve tamamıyla vazgeçilmez bağlarla bağlı bulunan eşyanın iç içe girmiş bağlantıları, delilimizin dayandığı temeldir.
-Bin Kubbeli Saray-İndirgenemez Komplekslik Kavramı
"Kendi kendine oluşum" iddiasının imkânsız senaryolarından indirgenemez komplekslik kavramıyla ilgili bölüm. İnsan vücudu, kubbelerini oluşturan ve bir arada tutan taşların direksiz ve boşlukta durdurulduğu bin kubbeli bir saraya benzetiliyor ve anne vücudunda tek bir hücreden çoğalarak inşa edilen insan vücudunun yapım aşamaları üzerinden bu oluşumların kendi kendine olmasının imkânsızlığına, sarsılmaz mantıkî deliller ortaya koyuluyor.
-Kalıp Olmadan Üretim Olmaz! (Canlı Üretimi Alternatifleri)
Canlı üretiminin muhtemel alternatifleri incelenerek, canlıların tabiat ve maddî sebepler tarafından yapılması için gerekli şartlar tespit ediliyor. Eşyanın tabiat tarafından yapıldığı iddiasının, içine girdiği kısır döngüde zincirleme olarak dönüp duran ve çıkmaz bir yolda tıkanıp kalan imkânsız ve zorlu bir yol olduğu kesinlik derecesinde ispat ediliyor.
-Mucizeler Diyarına Yolculuk
Tabiattaki hayranlık verici görsel estetiği, göz alıcı güzelliği, incelikli sanatı ve karmaşık tasarımı keşfetme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
-Fantastik Bilgi Depoları: Beyin ve Dna
İnsan vücudu gibi bir canlı makinenin tek bir hücre üzerinde inşa edilmesi ve çalıştırılması için, acaba nasıl bir planlama yapılmalı ve ne gibi programlar işletilmelidir sorusunun cevabı, çok farklı bir yaklaşımla aranıyor. Beyin ve hafızanın ne kadar olağanüstü bir yapıda dizayn edildiği, Dna'nın ne kadar fantastik bir bilgi deposu olduğu, daha önce hiç duymadığınız çarpıcı bilgilerle göz önüne seriliyor. İlahî yaratımın detayları, tüm ihtişamıyla ve şüpheye yer bırakmayacak derecede ortaya koyuluyor.
-Hakikate Kör Noktadan Bakmak
İman ve inkâr arasındaki ince çizgide mesele hep aynı kör noktada düğümlenir durur. Bir yaratıcıyı ve bilinçli bir yaratımı inatla kabul etmek istemeyenin gözü, hakikate kör noktadan bakmaktadır denilebilir. Baktığı kör noktada, aslında en basit zihinli biri tarafından fark edilip takdir edilebilen sanatlar, hikmetler ve nimetler gizlenir ve saklanır. Bu bölümde iman ve inkârın psikolojik tahliline şahit olacaksınız.
-Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru
En büyük siyasî meseleden daha önemli bir mesele hakkında sorduğumuz sorunun doğru cevabı, bütün dünyamızın değişmesi anlamına geliyor. Her şeyin farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlamasına ve birdenbire başkalaşmasına yol açıyor.
-İç İçe Geçmiş Sarmal Düzen
"Eşyanın icadı tek bir yaratıcının kudret eline teslim edildiğinde tüm bu işler nasıl kolayca halloluyor?" sorusuna dikkat çekici cevaplar veriliyor. Tüm eşyayı ahenkli bir bütün haline getiren iç içe geçmiş sarmal düzen anlatılıyor.
-Cosmos Okyanusunda Islanmak
Tabiat kanunlarının ne olduklarını ve ne olmadıklarını anlamamızı çok kolaylaştıran son derece orijinal iki misal veriliyor ve çok farklı bir yaklaşımla tabiat kanunlarının mahiyeti sorgulanıyor. Bir yaratıcıyı varsaymanın veya varlığı ihtimalini düşünmenin bile bilimsel düşünce tekniğine aykırı olduğunu iddia eden düşünce ciddî olarak eleştiriliyor. Cosmos içindeki hakikat arayışımızda sadece akıl fenerinin zayıf ışığını kullanarak önünü aydınlatmaya çalışmamızın ve ilahî vahyin rehberliğinden yüz çevirmemizin çıkmaz yola sapacağı, çok parlak bir şekilde ortaya koyuluyor.
-Tabiat Kanunları ve Kuantum Evren
Önce Newton'un “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğunun, kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğunun ve var kalmaya devam edebildiğinin “Kuantum Evren” modeliyle anlaşıldığını görüyoruz ve kuantum mekaniğinin, maddenin atom altı dünyada nasıl davrandığını ve ne şekilde işlediğini anlamamızı sağlayan temel bilimsel yaklaşımını öğreniyoruz ve kuantum evrenin gizemli dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha sonra kuantum mekaniğinin ilahî yaratım ve iradenin işleyişiyle ilişkilerini ve bizim için ne anlam ifade ettiğini araştırıyoruz ve bu araştırmamızdan çıkan heyecan verici sonucu sizlerle paylaşıyoruz.
-Eşya Üstündeki Tasarım İmzası
Her şeyin istisnasız doğrudan doğruya ilahî kudretin eliyle vücuda gelmesinin ve eşyanın her an O’nun idaresi altında bulunmasının, zorunluluk derecesindeki gerekliliğini inceliyoruz. Her şeyin üstünde, yapım ve tasarımın kime ait olduğunu gösteren ve basılmış tek bir imza olduğunu ortaya çıkaran çok çarpıcı tespitler ortaya koyuluyor.
-Allah'a Doğru Taraftan Bakmak
İnsan gibi aciz ve zayıf bir varlığın ibadetine Allah’ın ihtiyacının olup olmadığı sorgulanıyor. Göz önünde görünen bu kadar zulümlere ve acılı ölümlere Allah'ın nasıl müsaade ettiği sorusuna tatmin edici cevaplar veriliyor. Bazen parçada görünemeyen mutlak güzelliğin ve üstün adaletin, bütünde var olduğunu nereden bilebileceğimiz konusu inceleniyor ve insanın önemli bir yanlışının, Allah’ın yaratımını ve faaliyetlerini anlamaya çalışırken, olaylara sadece kendi tarafından bakması olduğu vurgulanıyor.
-Sema Denizinde Bir Uzay Gemisi: Dünyamız
Allah'ı inkâr ve ibadeti terk eden insanın hem kendine, hem Allah'a, hem yaratılmış her şeyin varlık gayelerine karşı ne derece büyük bir suç işlemiş olacağını inceliyoruz ve insan için en büyük mesele olan "imanla kabre girmek" kavramını mercek altına alıyoruz.
-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor
Her şeyin ilahî kudretle meydana gelmesi ve her zaman ilahî iradeye bağlı olması ve bunun Allah için çok kolay bir iş olması ve her şeyi, bir tek şeyi yaratıp idare ettiği aynı kolaylıkta yaratması ve idare etmesi gibi büyük bir meseleyi nasıl açıklayabileceğimiz üzerinde duruyoruz.
-Her Şeyin Açıklaması Madde Parçacıklarının Hareketi Mi?
"Var olan şey yok, yok olan da var edilemez" şeklinde ifade edilen ve bunun devamında tüm kâinatın oluşumunu mevcut madde parçacıklarının şekil değiştirmesi olarak gören ve yaratıcıyı konu dışı bırakan materyalist düşüncenin indirgemeci ateizmini; yani biyolojiyi, fizik ve kimyaya indirgeyerek, canlıları elementlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş şeyler olarak tasavvur etme düşüncesini çok farklı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Muhteşem bir finalle biten bu bölümü tamamladığınızda, bir insanın en temel insanî vazifesi olarak, en başta elde etmeye çalışması gereken şeyin ve bir insanı hakikî insan yapan en kıymetli ilmin, iman ilmi olduğunu ve bu imana sahip olunmadığı takdirde, en büyük bir zekânın ve en yüksek dünyevî ilmin, hakikat noktasında en koyu bir cehaletten başka bir mana ifade etmediğini kesinlik derecesinde göreceksiniz.
29.Söz’ün Mukaddimesi ve Birinci Maksadı olan bu bölümde önce, bu kâinat içinde yapayalnız olma düşüncesine tahammül edemeyerek çaresizce sorular soran ve ebedî yalnızlığına çözüm arayan insanın, aradığı doğru cevabı nereden bulabileceği, meseleyi kökünden yakalayan aklî çıkarımlarla ortaya koyuluyor. Daha sonra ise meleklere ve ruhanî varlıklara inanmanın ne kadar makûl olduğu ve varlıklarının insan ve hayvanların varlıkları kadar kesin olduğu, detaylı analizler ve mantıkî delillerle ispat ediliyor.
"Biz Yalnız Değiliz!" başlıklı bu dersimizde ise, kâinat içinde yapayalnız olma düşüncesine tahammül edemeyerek çaresizce sorular soran ve ebedî yalnızlığına çözüm arayan insanın, aradığı doğru cevabı nereden bulabileceği, meseleyi kökünden yakalayan aklî çıkarımlarla ortaya koyuluyor.
İman ile ilgili bütün hakikatlerin aslı ve kaynağı Allah’a imandır. Tüm iman esasları Allah’a imanın zarurî gereği olarak gerçekleşir, ispatlanır ve ancak Allah’a iman hakikatinin parlak ışığı altında tam olarak anlaşılabilir. Bu dersimiz bu mananın kısa ama çarpıcı bir özetini gözler önüne seriyor.
Hayatın neden var olduğu ve hangi yüksek maksatlara hizmet etttiği sorularına cevap aranıyor ve çarpıcı tespitler yapılıyor.
Hayatın, bu kâinatı ışıklandıran ve şenlendiren en parlak hakikat olduğu ortaya koyularak ve buradan hareketle kâinatın boş ve hayatsız bırakılmış olamayacağı hakkında çarpıcı çözümlemeler yapılıyor.
Kâinatin her tarafını kaplayan bir hayat hakikatinin gerekliğinden ve tüm felsefî ve dinî ekollerin ortak kabulü olan melek hakikatinin manasındaki fikir birliğinden hareketle meleklerin varlığının ispatı yapılıyor.
Müthiş bir ekosistemin içinde insanın, meleklerin ve diğer canlıların üstlendiği rollerin ince bir mantık kurgusuyla ortaya koyularak meleklerin varlılığının gerekliliği ortaya koyuluyor.
7. Şua – Ayet-ül Kübra Risalesi’nin 17.Mertebe’si olan bu bölümde Kur’ân’ın, dünyayı istila eden büyük davasını nasıl ortaya koyduğunu ve insanlık âlemi içinde ortaya çıktığı andan itibaren, bütün hayallerin ötesinde ne mertebede büyük bir manevî inkılap gerçekleştirdiğini ve insan sözü olmadığının mantıkî çıkarım ve delillerinin en çarpıcılarını bu bölümde göreceksiniz.
4. Hakikat olan bu bölümde, peygamberlik müessesesinin bu kâinata ve insanlığa ne derece gerekli olduğunun ve peygamberler eliyle getirilen ilahî mesajın ifade ettiği büyük hakikatin, kâinatın temel varlık sebebi bulunduğunun en çarpıcı delillerini, akıl ve kalbinizin doğruluğuna birlikte hükmedeceği, eşine az rastlanır bir mantık silsilesi eşliğinde görme fırsatı bulacaksınız. Ayrıca diğer peygamberlere göre neden Hz.Muhammed’in (A.S.M.) peygamberliğinin daha açık bir kesinlikte kabul edilmesi gerektiğinin sebeplerini ve peygamberler eliyle gösterilen mucizelerin, bizler için nasıl delil teşkil ettiğinin orijinal izahlarını okuyacaksınız.
"Kâinatın Manevî Güneşi" isimli ilk başlığımızda ise, kainatın varlığı ve ondan beklenilen sonuç ve aklın kainatın hakikatini neden kendi başına bilemeyeceği, aklın ideal kullanım noktası, kainatın manevi merkezi olan insan, koca bir âleme karşı peygamberlik dava etmenin ne demek olduğu, bütün dinlerden sayıca daha üstün görünen Hristiyanlığı neden tercih etmeyelim sorusunun cevabı, dünya üzerindeki binlerce felsefe ve dinden hangisinin hakikat rehberi olduğu gibi konularda çarpıcı çözümlemeler sizi bekliyor.
“Bir insanın gerçekten peygamber olduğunun delili nedir ve bir peygamber nasıl ve ne şekilde bir delil göstermelidir ki davasını kabul ettirebilsin? Mucizelerin özelliği ve önemi nereden gelir ve nasıl ve ne yönden peygamberlik davasına delil olur? Neden diğer peygamberlerin daha üstünde bir kesinlikte, Hz. Muhammed’in (A.S.M.) peygamberliğinin kabul görmesi gerekir?” sorularının bu bölümde tereddüde yer vermeyecek bir parlaklıkta ortaya koyulduğunu göreceksiniz.
Aklınızla asr-ı saadete hayalî bir yolculuğa çıkacak ve tarihin kaydettiği en büyük insanın peygamberlik delillerinin kapsamlı bir özetini göreceksiniz.
Maceraya Davetlisiniz!
İnsanın, hayatın, kâinatın ve dinin yüksek hakikatini keşfetmek..
Aklen, ruhen ve kalben gelişim yolunda ilerlemek..
Bulunduğumuz dünyayı anlamlandırmak..
Hiç olmadığı kadar şaşırtıcı bir farkındalık kazanmak..
İlahî teknolojinin işleyiş mekanizmasını anlamak..
Muhteşem Bir Zihinsel Yolculuk.. Görsel Bir Şölen..
Hayret Verici Gerçekler.. Çarpıcı Görseller ve Videolar..
Hepsi ve Daha Fazlası Sizi Bekliyor!
Olağanüstü Bir Keşif Yolculuğu İçin Bizimle Gelin!
Görsel Destekli ve Akademik Nitelikli Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı Takdimi
İslam’ı çağın anlayışına en uygun ve aklî şekilde takdim eden Risale-i Nur’u insanlarımıza tanıştırmak maksadıyla hazırlanan eğitim programımızın içeriği; bilim sevgisinin ve entelektüel düşünen, araştırmacı insanın artırılmasına ve ayrıca ahlakî, manevî ve dinî değerlerin akademik olarak ele alınıp anlatılmasına yönelik toplumsal ihtiyacı karşılama ve insanlık olarak muhtaç olduğumuz zihinsel dönüşüme ciddî katkılar sağlama kabiliyetindedir.
“Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı” isimli kitap çalışmamızın üzerine bina edilen ve akademik nitelikteki 33 adet dersiyle tamamlanan 42 saatlik eğitim programımız; ek bölümleriyle birlikte 60 saatin üzerinde kapsamlı bir içeriğe sahiptir. İman alanında yenilikçi bir din eğitimi mahiyetindedir ve alanında dünyada bir ilktir. Konu anlatımlı şemalardan, etkileyici resimlerden ve metin vurgularından oluşan 2000’e yakın etkileyici görsel ve konuyla ilgili 170 adet çarpıcı video kullanılarak, izahlı ve görsel destekli olarak inşa edilmiştir.
2018 yılında, Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı’nın temel/kaynak kitap çalışması, din araştırma dalında “Altın Kalem Yazarlık Ödülü”ne layık görülmüştür.
Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “aklî ve dinî ilimlerin bir arada okutulmasıyla beraber, birbirleriyle barıştırılması ve kaynaştırılması”nın özel ismi olan “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı”nın bilim felsefesini ve ders müfredatını oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden bir eğitim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında ciddî çözümlemeler ve felsefî altyapısı niteliğinde incelemeler ortaya koyan eğitim programımız, Medresetüzzehra’nın prototip bir uygulamasıdır.
Kâinatın Sırrını Keşfeden Kitaplarla Tanışın!
Bu eğitim programı, içerdiği yüksek hakikatler ve büyük ilmî keşiflerle sizi şaşırtacak ve bazılarınıza "Şimdiye kadar nasıl olur da duymamışım! (ya da gerçek anlamda keşfedememişim)" dedirtecek kadar inanılmaz ve hayranlık uyandıran bir eserle tanıştırmak için hazırlandı.
Bu kitapların temel inceleme konusu şudur: Kâinatın bilinmez ve gizli kalmış esrarı olan ve insanlığın sürekli merak ettiği varoluşun üç temel sorusuna doğru cevaplar vermek. Bu konularda verilen doğru cevapların keşfedilmesi ise, yalnız başına hakikate ulaşmakta yetersiz kalan insan aklının tek başına kullanılması ile değil, ilahî vahyin ve aklın ortak rehberliği ile gerçekleşmiştir. Bununla birlikte sorulan sorulara bulunan cevaplar, tamamen aklî çıkarımlar ve mantıkî delillerle keşfedilmiştir. O üç soru şudur:
"Bu kâinat ve içindekiler nereden geldi, nereye gidecekler ve burada ne için bulunuyorlar ve vazifeleri nelerdir? Yani biz burada ne yapıyoruz?"
Tüm insanlığın ihtiyacı olan ve varlığın temel gerçekliğini arayan herkese hitap eden ve bilim dünyasını ve bilim insanlarını daha da derinden ve yakından ilgilendiren ve ilahî vahyin eliyle getirilen yüksek hakikatler, bu eserlerle yeniden keşfediliyor ve aklî metotlarla tamamen ispat ediliyor.
Özellikle kuantum fiziğinin, astronomi ve astrofiziğin günümüzde geldiği aşamada, tam da en ileri noktaya gidilerek eşyaya, kâinata ve insana dair olan üç temel soruya cevap arandığı günümüzde; bilim ve bu eserler, artık aynı alana giren konuları incelemektedirler ve aynı çalışma sahasını paylaşmaktadırlar.
İşte, içinde bilime ve öğrenmeye dair, karşı koyulmaz bir merak ve tutku bulunan insanlar için manevî bir ilim hazinesi olan bu eserlerin adı: Risale-i Nur'dur.
Eğitim Programımızın Gayesi ve Hedef Kitlesi
Eğitim programımızın dört temel gayesi vardır:
1- Henüz Risale-i Nur eserlerini ciddî anlamda okumaya başlamamış okuyucuyu Risale-i Nur ile tanıştırmak.
2- Risale-i Nur'u okuyan ve okumaya devam edenlerin ise daha iyi anlamalarına ve farklı mana açılımlarına vesile olmak.
3- Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın bilim felsefesini oluşturmaya katkıda bulunmak. (Yani bir yaratıcının varlığını kabul eden bir bilimsel yaklaşımın insanlığa nasıl takdim edileceği hakkında ciddi çözümlemeler ortaya koymak.)
4- Medresetüzzehra’nın prototip fakat maksadı tam karşılayan bir uygulaması olarak, akademik nitelikli ve görsel destekli, yenilikçi bir din eğitimi mahiyetindeki bir Risale-i Nur Eğitim Programı’nı kullanıma sunmak.
İki Ana Bölümden Oluşan Eğitim Programımızın İlk Bölümü: “İman Hazinesinin Kıymetini Keşfetmek”.
Bu bölümde, dinin insanlara teklif ettiği iman ve ibadetin insan için ne anlam ifade ettiği ve önemi, kâinatın gizli kalmış sırrını dinin nasıl çözdüğü, imanın güzellikleri ve insanın gerçek kıymetinin iman ile ortaya çıkması, kâinatın sırrını anlamada Kur’an ve felsefe ilimlerinin ne düzeyde oldukları anlatılmaktadır. Son olarak ise dinin, peygamberler eliyle getirdiği büyük müjdesinin ve ölüme getirdiği muhteşem çarenin ne kadar büyük bir müjde olduğuna yakından bakmaya çalışıyoruz ve şu sorunun cevabını arıyoruz: “Acaba bize ebedî bir hayatı kazandıracak olan hakikî bir iman, nasıl bir özelliğe sahiptir?” Bu ilk bölümü, bir hazinenin ne kadar büyük ve kıymetli olduğunun anlaşılması olarak anlayabiliriz.
Eğitim Programımızın İkinci Ana Bölümü İse: “İman Hazinesinin Varlığını Delillerle İspatlamak”.
Bu bölümde ise altı iman esası delilleriyle ispat edilmiştir. Yani, ilk bölümde kıymeti anlaşılan, elde edilmek istenilen hazinenin varlığı ikinci bölümde ispatlanmakta, yeri keşfedilmekte ve en nihayetinde hazineye ulaşılmakta ve bu büyük ve ihtişamlı hazine elde edilmektedir. En önce imanın ne büyük bir nimet ve ne kadar kıymetli bir hazine olduğunu anlamak, hazineye ve hazinenin delillerine vereceğiniz önemi belirleyecektir. Bununla birlikte, ilk bölümde de, ciddî anlamda bir hakikat ve delil arayışına girilmiş olduğunu göreceksiniz. Eğitim programını tamamladığınızda, Risale-i Nur Külliyatı’nın önemli bir bölümünü zihninize ve kalbinize almış olacaksınız ve bu eserlerin ders verdiği yüksek iman ilmini tahsil etmede ciddî bir mesafeyi geride bırakmış olacaksınız.
Eğitim programını tamamladığınızda, Risale-i Nur Külliyatı'nın küçük bir özeti sayılabilecek önemli bir okuma yapmış ve bu eserlerin ders verdiği yüksek iman ilmini tahsil etmede ciddî bir adım atmış olacaksınız.
Neden Görsel Destekli ve İzahlı Bir Eğitim Programı?
Eğitim programımıza ders videolarımızı seyretmek suretiyle yazılı olarak kaleme alınmış hakikatleri, sözlü ve görsel bir şekilde izlemeniz; (kitap çalışmamızda olmayan ilave izahlarla) daha iyi anlama ve hissetme imkânı sunuyor. Böylece sadece akılla anlaşılmayan ve aslında “hissedilen hakikatler” olan iman ilmini anlamakta ve “farklı mana açılımları”na kapı açmakta, en verimli bir metodu takip etmiş oluyorsunuz. Bu pekiştirme yöntemiyle (Allah’ın izniyle) Risale-i Nur’u ve kainatı anlamak noktasında en üst düzeyde bir istifadenin gerçekleşeceğine kuvvetle inanıyoruz.
Her zamanın bir hükmü ve gereği vardır. Hem eskiye nispeten yeni ve kullanışlı ve daha faydalı bir metot geliştirilmişse elbette kullanmak ve tavsiye etmek akıl kârıdır. Tavsiye ettiğimiz metot: Görsel Destekli ve Akademik Nitelikli Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı'dır. Size normal şartlarda mümkün olmayacak kadar kısa sürede, çok daha zahmetsiz ve doğru anlama, kavrama ve Risale-i Nur alanında kendinizi yetiştirme (eserlere hâkim ve vâkıf olma) imkanı sunuyoruz.
Arzu ettik ki, bu çalışma kapsamlı bir rehber özelliği taşısın ve bu kitabı okuyan kişi, Risale-i Nur’u anlamakta ve imanî ilimlerin tahsilinde ve bu alanda kendini yetiştirmek konusunda ciddî bir altyapı kazanmış olsun. Hem istedik ki, okuyucu sadece bu kitabı bile okusa, imanını kurtarabilme imkânına sahip olsun ve imanî bilgileri ciddî bir ölçüde elde edebilsin.
Bir çok kişinin herhangi bir yardım almadan 6000 sayfalık Risale-i Nur Külliyatı’nın tamamını 3-4 sefer okuduktan sonra ancak gelebileceği seviyeye, bu program tamamlandıktan sonraki ilk külliyat okumasının sonunda rahatlıkla ulaşabilmesini sağlayan bir yol açmak istedik ve bunu hedefledik. Ve kurulan sistemin ve eğitim metodunun getirdiği bir sonuç olarak Allah'ın izniyle bu hedefe ulaşmış olduğumuzu rahatlıkla ifade ediyoruz. Hatta bunun ilerisine de gitmeniz mümkündür. Size sadece bu hazır çalışmaları ciddiyetle kullanmak kalıyor. Allah'ın rahmetiyle açılan bu yola ve yönteme karşı lakayd kalmak da, aynı şekilde akıl kârı değildir. Tercih size aittir.
Yolda yürüyecek olan yine sizsiniz, sadece yol işaretleri ve yönlendirmeler koyduk yolunuzun üzerine.
Eğitim Programının Ücretli Olması Hakkında Bilgilendirme: Udemy platformu, ancak toplam uzunluğu 2 saati aşmayan eğitimlerin ücretsiz olarak yayınlanmasına izin veriyor. Bizim eğitim programımız ise 42 saattir. Ek bölümlerle birlikte ise 60 saati geçiyor. Bu nedenle programı (videoları ön izleyebileceğiniz şekilde) en düşük fiyat tarifesinden ücretli olarak yayınlamaya mecbur olduk. (Yalnız şöyle bir durum var: Biz en düşük fiyat tarifesini seçmemize rağmen Udemy; kursun içeriği ve benzer kursların fiyatları gibi faktörleri temel alarak, nihaî satın alma fiyatını kendisi belirlemektedir ve biz bunu değiştirememekteyiz. Bu fiyat üzerinden de gerek Udemy, gerek biz indirim ve promosyonlar yapmaktayız.) Bunun yanında 2 saatten az, ücretsiz eğitim programı içerikleri de yayınlıyoruz.
Temel/Kaynak Eğitim Kitabımızın Metin ve Görsel/İnteraktif, Türkçe ve İngilizce Versiyonları, İlk Ders Videomuzun Kaynaklar Bölümüne Yüklenmiştir.
2018 yılında, din araştırma dalında “Altın Kalem Yazarlık Ödülü”ne layık görülen, Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı’nın temel/kaynak kitap çalışması olan "Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı", "Eğitim Programı Takdimi" isimli ilk kurs videosunun "Kaynaklar" bölümüne Metin ve Görsel/İnteraktif, Türkçe ve İngilizce olarak dört ayrı formatta yüklenmiştir.