
Metafiziği
Etik Anlayışı
Toplum ve Siyaset Felsefesi
Hazcılık
Evrimci Tarih Anlayışı
Bilgi Kuramları
Metafizik Görüşleri
Etik Anlayışları
Toplum ve Siyaset Felsefeleri
Logos-Phusis Ayrımı
Kinik Felsefenin Kökenleri
Atisthenes'in Yaşamı
Diyojen'in Yaşamı
Erdem Anlayışları
Mutluluk Arayışları
Septisizmi Yaratan Temel Faktör
Septik Filozoflar
Septisizmin Özü Üç soru: Şeylerin doğası nedir? Şeylere karşı tavrımız ne olmalıdır? Bu tavrın sonucu ne olacaktır?
Bilemeyiz. Hakikat bilinemez.
Kayıtsızlık
Mutlak Dinginlik
Septik Etik.
Plotinos'un yaşamı ve felsefesinin temelleri
Öte dünyacı eğilimleri
Mistik tecrübenin önemi
Platonopolis
Tanrı her şeyin kaynağıdır.
Varlık Sistemi
İyi ideasından tanrıya
Tanrının "Bir"liği
Tanrının Sudur Etmesi ve evrenin mahiyeti
Varlık Hiyerarşisi
Ruhun üç durumu
Nous
Dünyanın Ruhu
Sanat Anlayışı
Kurtuluş Kuramı
İlkçağ felsefesinin Helenik felsefeden sonraki ikinci dönemi; siyasi anlamda, kent-devletinin sona erdiği MÖ 322 yılıyla Helenistik çağın son büyük imparatorluğunun Roma’nın bir parçası olduğu MÖ 30 yılı arasındaki dönemin felsefesinden meydana gelen Helenistik felsefeyle Roma’nın egemenliği altında, yaklaşık olarak MS 5. yüzyıla kadar süren Roma felsefesinden meydana gelir. Bu dönem aynı zamanda klasik kuramların, vuku bulan çok temel sosyal ve politik değişimlere bağlı olarak büyük bir dönüşüme uğradığı bir dönemdir.
Helenistik-Roma felsefesinde baskın olan felsefe, elbette Yunan felsefesidir. Çünkü Roma’da Yunan felsefe okullarından bağımsız, ayrı bir felsefe okulu kurulmuş değildir. Daha ziyade, orada Helenistik dönemin felsefe okulları Marcus Aurelius, Epiktetos, Cicero, Lukretius ve Sextus Empirikus gibi filozoflar tarafından temsil edilmiştir. Bu yüzden, Helenistik felsefenin en önemli özelliğinin Akdeniz’in ve özellikle de Doğu’nun Helenleştirilmesi olduğu söylenebilir. Yaklaşık yedi yüzyıllık bir dönemde Yunan kültürü Akdeniz’i kuşatan dünyaya büyük bir hızla yayılmış, özellikle son dönemlere doğru İskenderiye kültürün, felsefi kültürün önemli bir merkezi haline gelmiştir.
Söz konusu Helenistik-Roma felsefesi döneminde, dört büyük felsefe okulu, sırasıyla Epikürosçuluk, Kinisizm, Stoacılık, Septisizm ve Yeni-Platonculuk çağın başat felsefeleri olarak ortaya çıkmıştır.
Kursumuz bu beş felsefeyi dört bölümde ve altı derste ele almaktadır. Birinci dersimiz Epiküros'un kurduğu Epikürcülüğe ayrılmaktadır. Ne’den sakınıp neyin peşine düşmemiz, neyi arzu edip, ne’den uzak durmamız gerektiğinin üzerinde duran Epiküros'un metafiziği, etik anlayışı, toplum ve siyaset felsefesi dersimizde ele alınan başlıca konulardır.
İkinci dersimiz Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan fakat sonrasında çok büyük bir değişime uğrayan Stoacıları ele almaktadır. Önemli temsilcileri arasında Yunanlı filozoflar Kleanthes (MÖ 331-233), Khrysippos (MÖ 281-208), Panaetios (185-110), Poseidonos (MÖ 135-51) ile Romalı filozoflar Cicero (MÖ 106-43), Epiktetus (MS 50-138) ve Marcus Aurelius (MS 121- 180) bulunan Stoacıların bilgi kuramları, metafizik görüşleri, etik anlayışları, toplum ve siyaset felsefeleri bu dersimizin temel konuları arasında bulunmaktadır.
Üçüncü dersimiz Stoacılara esin kaynağı olmuş Kinik filozoflar olan Antisthenes ve Diyojen'e ayrılmıştır. Dersimiz, tam bir yaşam felsefesi geliştirmiş olan bu küskün filozofların yaşamları ve geliştirmiş oldukları aldırmazlık teorisi ve dinginlik anlayışları çerçevesinde geçmektedir.
Dördüncü dersimiz antik çağın cins kafaları olan septiklere ayrılmaktadır. Başta Pyrrhon olmak üzere antik dönemin kuşkuculuğunun ne şekilde geliştiğini bu derste ele alıyoruz. “Gerçeğin peşinden koşan araştırmacılar”ın meydana getirdiği bu felsefe okulunu yaratan temel faktörleri, gerçekten ve tam anlamıyla mutlu olmayı isteyen insanın hangi üç soruyu yanıtlaması gerektiği, niçin yargıdan kaçınmak gerektiği gibi kuşkucu felsefenin ortaya attığı argümanları bu derste ele alıyoruz.
Beşinci ve altıncı dersimiz Yeni Platonculuk'a ayrılıyor. Yalnızca tarihsel bakımdan değil, Hıristiyan Ortaçağ felsefesiyle İslam felsefesine yaptığı etkiler bakımından önem taşıyan bir felsefi okul olan Yeni Plantoculuk'un kurucusu Plotinos'un yaşamıyla başlayarak, felsefesine kaynak teşkil eden temelleri, geliştirdiği varlık sistemi, sudur teorisi ve buna bağlı olarak varlıklar arasındaki hiyerarşiyi, son olarak da kurtuluş düşüncesini bu derslerde ele alıyoruz.