
Karşı cins ile hep aynı sorunları yaşıyoruz, ilişki kısa sürede bitiyor. Sonra hevesle başladığımız bir ilişki tekrar aynı sebeplerden bitiyor. Burda kişiler değişsede, biz aynı olayları yaşıyoruz. Çünkü bizim içimizde var olan bir durum bu sorunları yaşamamıza neden oluyor. Burda sağlıklı uzun süreli dengeli uyumlu bir ilişki yaşayamamızın sorumlusunun biz olduğunu öncelikle kabul edelim. Çocukluğumuzda yaşadığımız bir durum, anne ve babayla olan ilişkilerimiz, çevremizden toplumdan gördüğümüz edindiğimiz algılar, deneyimler, yargılar sağlıklı ilişki yaşamamıza engel teşkil ediyor olabilir. Bunu tam anlamıyla bulmak ve dönüştürmek için, yaşam koçu, psikolog, bilinçaltı uzmanı, spiritüel danışman vb uzman kişilerden rehberlik alarak daha derin çalışmalar yapmanız size çok büyük katkı sunacaktır.
Burda ben hooponopono tekniği ile size bir arındırma çalışması yapmak istiyorum. Bu çalışmayı yapmanız bile sizdeki bu soruna neden olan kayıtların arınması dönüşmesi konusunda destek olacaktır. Öyleki, karşınıza size katkı sunacak bir rehberle, bir kitapla yada bir eğitim, atölye çalışmasıyla buluşturacak, yolunuzu açıp bu konuda şifalanmanıza vesile kaynakları sunacaktır. Siz yeterki, sorunun kendinizde olduğunu kabul edin, fark edin ve bunu değiştirmek dönüştürmek konusunda istekli olun.
Şimdi hooponopono tekniğiyle çoğumuzun yaşadığı bu soruna yönelik bir örnek paylaşacağım:
-Uzun süreli, sağlıklı, sonunda mutlu bir evlilik yaşayacağım ilişkiler kuramıyorum. Beni yoran, beni tüketen, değersizleştiren, güvensiz ilişkiler yaşıyorum. Başladığım ilişkiler kısa sürede bitiyor. Benim içimdeki bir anı, program, kayıt sorunlu sıkıntılı ilişkiler yaşamama neden oluyor, bunu görüyorum kabul ediyorum. Bunun yüzde yüz sorumlusu benim. Bu sorunu yaşamam neden olan bana ait, aileme ait, atalarıma ait herne varsa, herşeyi hepsini bütün zamanlarda, bütün boyutlarda, bütün evrenlerde temizlendirip, arındırıp, en ideal versiyonuna, saf sevgi ve ışığa dönüşene kadar şifalandırıyorum.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
Beni seven, değer veren, benim sevdiğim değer verdiğim, birlikte yaşamaktan mutlu olacağım, hayatı sevgi saygı hoşgörü anlayış güven içinde birlikte yaşayıp, maddi manevi refah içinde, huzurlu sağlık sıhhat afiyetle, zenginlik ve mutluluğumuzla bütüne evrene, en yüksek faydamızın, katkımızın olduğu bir evlilik yaşamayı, bir eşle hayatımı paylaşmayı niyet ediyorum. AMİN. Ve öylede oldu. Teşekkürler, şükürler olsun.
Çocukluğumuzdan beri, çevremizden ailemizden gelen, paraya dair bir takım inançlarımız vardır. Örneğin, para pistir, para kolay kazanılmaz, çok para insanı ahlaksızlaştırır, param yok kafam rahat vb. bir takım inançlarımız vardır, bolluğumuzu bereketimizi etkileyip, parasal sıkıntılar yaşamamıza neden olan ve parayı alıp kabul etmemize, paraya sahip olmamıza yani geldiği gibi paranın gitmesine, sürekli borç ödemememize sebep olan bilinç altı kayıtlarımız olabilir.
Benim parayla ilgili olumsuz inançlarım var. Bu inançlarımın sorumlusu benim bunu kabul ediyorum.
Zenginliğe, zenginlere dair, paraya kolaylıkla sahip olmaya, parayı kolaylıkla kazanmaya, parayı alıp kabul etmeye dair içimdeki bütün olumsuz inançlarımı, yargılarımı, korkularımı, para ile ilgili koyduğum sınırlarımı, bolluğumu bereketimi kısıtlayan, engellen her nevarsa içimde bana ait, atalarıma ait, aile ait herşeyi hepsini bütün zamanlarda, bütün boyutlarda, bütün evrenlerde temizlendirip arındırıp en ideal versiyonuna dönüşene kadar şifalandırıp, yerine saf sevgi ve ışığı koymayı seçiyorum.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
*Başınız ağrıyor, buna tekniği uygulayalım.
Şuan benim baş ağrım var, bu ağrının sorumlusu benim, içimdeki bir durum buna neden oluyor. Başımın ağrımasına neden olan her ne varsa bana ait, atalarıma ait aileme ait herşeyi hepsini bütün zamanlarda bütün boyutlarda temizlendirip arındırıp, saf sevgi ve ışığa dönüştürerek şifalandırmayı seçiyorum.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet teşekkür ederim.
*Miğdeniz ağrıyor. Çoğumuz migde problemleri yaşarız. Duygu ve düşüncelerimizin hazmedildiği organımızdır, daha doğrusu hazmedilemediği sindirilemediği zaman ağrı olarak bizi kıvrandıran organımız. İstemediğiniz halde bir durumu yaşamaya mecbur kalıyorsanız. Sürekli birilerini hoşnut edeceğim diyerek kendi hayatınızdan vazgeçiyorsanız, kendinizi yoksayıyorsanız, sürekli korku içindeyseniz ve daha bir çok duygusal sebepler migdenizin ağrımasına nedendir. Fiziksel bedenimizde deneyimlediğimiz rahatsızlar bize bir mesaj veriyordur. Migde ağrın diyordur ki, kendine hayatına sahip çık, istemediğin bir şeyi karşı tarafa dillendir, kendini hiçbir şeye mecbur kılma. Sürekli elinde olmayan şeylere odaklanma, elinde olana odaklanık şükür et, gelecek korkusuyla bugününü mahvetme, ya şöyle olursa ya böyle olura ya başıma şu gelirse diye korku senaryoları üreterek yaşama. Gibi mesajları veiyordur sana migde.
Benim migde ağrım var. BU ağrının yüzde yüz tek sorumlusu benim, bunu kabul ediyorum. Miğdemin ağrımasına neden olan her ne varsa içimde bana ait, atalarıma, aileme ait herşeyi bütün zamanlarda bütün boyutlarda saf sevgi ve ışığa dönüşene kadar arındırıp, temizlendirip, şifalandırmayı seçiyorum.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
Ev niyeti
Eşimle, çocuklarımla mutlu huzurlu sağlıkla neşe keyif içinde yaşadığım, ödemelerini kolaylıkla gerçekleştirdiğim, bana bütüne evrene en yüksek fayda katkıyı sunacak bir eve sahip olmayı niyet ediyorum. Buna engel olan olabilecek her ne varsa içimde her şeyi, hepsini bana ait, atalarıma ait, aileme ait temizlendirip arındırıp en ideal versiyonuna dönüşene kadar, saf sevgi ve ışığa ulaşana kadar şifalandırmayı seçiyorum. Bunun yüzde yüz sorumlusu benim.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
Niyetlerimizi, bütünün evrenin insanlığın en yüksek hayrına olacak olan diyerek bitirirsek çok daha güzel olur. Çünkü niyetlerimiz belkide bizim hayrımıza olmayacak, yada bize iyilik güzellik getirmeyecek, bunu biz bilemeyiz. İllaki o olsun diye diretmek, hayır olandan vazgeçmektir. Ve isteklerimiz bütüne insalığa katkı sunacak fayda sağlayacak hangisi ise Yaradan onu karşımıza çıkaracaktır. Kabulde olalım. Olanda her daim hayır iyilik vardır, ilk zamanda bunu anlamasak da ilerleyen zamanda bunu çok iyi idrak ederiz.
Sizi yoran sıkıntıya sokan mutsuzluk yaratan her türlü duyguya olaya yapabilirsiniz.
Endişelerinize, korkularınıza, kaygılarınıza yapabilirsiniz.
Dört temel duygunuz olan değersizlik, yetersizlik, güvensizlik, sevgisizlik yapabilirsiniz
Hepimizin içinde kurban, katil, mazlum, fail vardır. Hayatımızı daha mutlu sağlıklı yaşamımıza engel olan bilinçlerdir. Bunlar içinde yapabilirsiniz.
Utanç, hayal kırıklığı, öfke, suçluluk, bağımlılık, güvensizlik, kontrolcülük, mükemmeliyetçilik, başarısızlık vb duygularınıza yapabilirsiniz.
Başkalarını üstün görme, kendini küçümseme, kıskançlık, kibir, sürekli eleştirmek vb.
Hepimizde bu duygular mevcut şiddeti farklı olsa da. Bu duygularımızı kabul edip, fark edip, bunlardan özgürleşirsek hayata bakışımızı olumlu yönde algılamamıza katkı sunacaktır.
Örneğin Utanç duygusuna yapalım.
İçimde utanç duygusu var, yaptığım şu davranıştan dolayı utanıyorum. Utanç duygumu kabul ediyorum, bunun sorumlusu benim. İçimdeki utanç duygusunun oluşmasına neden olan her ne varsa herşeyi bana ait, atalarıma ait, aileme ait hepsini temizlendirip arındırıp en ideal versiyonuna dönüştürene kadar arındırıp şifalansırmayı seçiyorum, yerine saf sevgi ve ışığı koyuyorum.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
Bütün geçmişimi kabul ediyorum, onaylıyorum. Geçmişte yaptığım seçimler o anki aklım, bilincim ile gerçekleştirdiklerim, hepsinin sorumlusu benim. Geçmişimde yaşadıklarımı, seçimlerimi, kararlarımı beni büyüten, olgunlaştıran, öğretici deneyimler olarak görmeyi, bana olan katkılarını, hediyelerini alıp kabul etmeyi seçiyorum. Karşılaştığım kişiler, deneyimlediğim olaylar, acılar, üzüntüler, verdiğim kararlar hepsi benim bir parçamdı, şuan ki ben olmama katkı sunan. Geçmişimle barışarak, geçmişimle helalleşerek, ondan sevgiyle özgürleşmeyi seçiyorum. Geçmişin artık bana hizmet etmeyen, iyiliğime, sağlığıma, mutluluğuma, bolluğuma bereketime katkı fayda sunmayan herşeyden bana ait, atalarıma ait, aileme ait hepsinden arınıp temizlenip en ideal versiyonuna, saf sevgi ve ışığa dönüşene kadar şifalandırmayı seçiyorum.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
Hayatımda beni büyütecek, bana fayda katkı sunacak, farkındalığımı artıracak, neşe,keyif, mutluluk, huzur sağlık sıhhat getirecek, her alanda bolluğumu bereketimi artıracak, kendim olmama, özgür olmama vesile olacak yeni fırsatları, yeni olasılıkları, yeni deneyimleri yaşayacağım yeni kapıları açıyor ve bu kapılardan gelecek her türlü harika deneyimi sevgiyle kabu ediyorum. Tüm seçimlerimi benim, bütünün, evrenin en yüksek iyiliğine hayrına olandan yana yapmayı seçiyorum. Yaratıcının bolluğuna bereketine, kısmetine, sevgisine, şifasına, güzelliklerine, hayırlarına kendimi açıyorum, alıyorum ve kabul ediyorum. Teşekkür ediyorum, şükürler olsun. Ve öylede oldu.
Seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim.
Kişisel gelişiminize ve hayatınıza katkı sunması adına hazırladığım eğitim videolarımın ikincisini Antik Hawaii Öğretisi olan Ho’oponopono tekniğiyle devam ediyorum. İlk Eğitim videom olan EFT tekniği gibi, bu teknikte hayatınızdaki sizi yoran, sıkıntıya, strese, korkuya kaygıya sokan durumlardan rahatlıkla kurtulmanıza katkı sunacak bir teknik. Aynı zamanda, hayatınızın her alanında örneğin, bolluk bereket, sevgi, evlilik, ilişkiler, sağlık, başarı konularında da size fayda sunacak bir tekniktir. Ho'oponopono öğretisi, bir koğuş dolusu akıl hastası olan suçluları, Hawaii metodu olan teknikle iyileştiren Dr. Ihaleakala Hew Len sayesinde ve onu keşfedip dünyayla buluşturan “Zero Limit” kitabının yazarı Joe Vitale öncülüğünde tüm dünyaya yayılan bir arınma, şifalanma tekniğidir.
Bu öğreti karanlığında, aydınlığında bizim içimizde olduğunu, içimizden dışımıza yansıdığı anlayışıyla, içimizi arındırıp temizlendirerek hem kendimizi, hem de bizden yansıyanı, yani bizim dışımızda gördüğümüz hayatı geliştirip, güzelleştireceğimiz düşüncesi vardır. Çevremizi bizim dışımızda, bizden farklı olarak görür ve biz hariç herkesin değişmesi gerektiğine inanırız. Oysaki tek değişmesi gereken “sen” sin. Kendinle yüzleşme cesaretini gösterip, maskeler arkasında sakladığın “sen”ler den kurtulup, kendini, özünü bulduğunda, asıl “sen” ile kucaklaşmayı başardığın anda herşey, herkes değişecek buna emin ol.
Kendi değişimimizle birlikte, çevremizde, dünyamızda değişecektir.
Bu teknikle, hayatınızın her alanında, her konuda kullanarak kendinize, sevdiklerinize, bütüne evrene katkı sunabiliriz.
Not: Bu eğitim videosu tamamen kişisel gelişim, dönüşüm, bilgilendirme ve farkındalık amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen hekimlere/psikolog/psikiyatristlere başvurunuz.Programı tamamladığınızda Udemy tarafından, kayıtlı mail adresinize bir katılım belgesi gönderilecektir ve bu belge başkalarına uygulayıcılık yetkisi vermez. Bu program tamamen kişisel fayda sağlamaya ve bireysel gelişiminize katkı sunmaya yönelik hazırlanmıştır.