
Çok ilgi gören ve yüksek değerlendirme puanlarıma ulaşan eğitimimden sonra, yeni bir UDEMY eğitimi ile karşınızdayım. Bu eğitimde sürdürülebilir tekniklerle nasıl hayatla kontrat yapabileceğinizi size aktaracağım. İşe yarayan ve başarısı kanıtlanmış teknikler ve uygulamalarla hayatınızda yeni bir boyut açacaksınız.
Her koçluk görüşmesinin başarıya ulaşmasında önemli bir etken vardır. Görüşmenin sonunda nereye ulaşmak istediğinizin netleştirilmesi. Bu eğitimi oluştururken ana amacım da koçluk görüşmelerinde yaptığımız bu tekniği hayatınızda uygulamayı kolaylaştırmak. Bu eğitimde hayatla nasıl kontrat yapacağınızı uygulamalar ve tekniklerle göreceksiniz. Hayatınızda yeni bir boyut açarak sizden istenenleri değil, kendi istediklerinizi yaparak hayatınızda başarıya ulaşmanın sırrını öğreneceksiniz. Ayrıca “başarı”nın sizin için ne demek olduğunu yeniden tanımlayacaksınız. Eğitimi 5 günlük bir maraton halinde aldığınızda da öğrendiklerinizi sürdürülebilir hale getireceksiniz.
Sizden istediğim eğitimi günlük olarak almanız ve uygulamaları yapmanız. Bu şekilde eğitimden maksimum verimi elde edeceksiniz.
Her eğitimde olduğu gibi bu eğitime de kendimi tanıtarak başlamak istiyorum. Ben Kadir Faruk Ökenli, 1981 doğumluyum. 3 Ağustos’ta, Bayramın 3.günü, saat 15:00’te dünyaya geldim. İstanbul Üniversitesi Kontrol Sistemleri Teknolojisi, Halkla İlişkiler ve İşletme bölümlerini okudum. Çalışma hayatıma 1997 yazında başladım. Çalıştığım şirketler arasında Beko, Arçelik, IBM, AstraZeneca, ve Denizbank gibi hepinizin bildiğini düşündüğüm şirketler var. Sayısız kere eğitmen, konuşmacı olarak görev aldım. AstraZeneca ile dönem toplantıları, IBM ile ekip ve müşteri eğitimleri, Moskova'da Sberbank KBH Moscow’da Türkiye ekibinin temsili gibi unutulmaz olaylara imza attık.
Şu anda ise PCC ünvanlı profesyonel bir koç olarak Bütünsel Gelişim Koçluğu ve eğitmenlik yapıyorum.
Halkla ilişkiler ve İşletme bölümleri mezunuyum.
Gezmeyi severim, bugüne kadar 17 ülke gördüm. Bazılarına 2, bazıların 3 kere gittim. 2 ay kadar Tayland'da yaşadım. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde Tiyatro eğitimi aldım ve Apartman Sahne ile tiyatro çalışmalarına devam ediyorum.
Eğitimin başarıya ulaşması için ben görsel ve işitsel olarak elimden geleni yapmaya çalıştım. Sizden de istediğim konuları ekrandaki gibi gün gün almanız ve her konunun sonunda o konuyla ilgili 10-15 dakika hayatınıza nasıl uygulayabileceğinizi düşünmeniz. Bu eğitimde yüz yüze ve Zoom eğitimlerimde çok başarılı olan uygulamaları da sizlerle yapmak istiyorum. Lütfen bu uygulamalara da katılım sağlayınız. Bunları yaptığınızda eğitimden maksimum verimi alacaksınız. Yine eğitimle ilgili yorumlarınızı, geri bildirimlerinizi, öneri ve isteklerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin. Tüm mesajlara ve yorumlara cevap vermeye çalışıyorum.
Hayatla kontrat yapmaya ilk önce hayattan ne istediğimizi bilerek başlamalıyız.
Bütünsel gelişim eğitimime katılanlar bilirler, değişimin birkaç adımı vardır. Ve her zaman değişim niyetlenmekle başlar. O eğitimde değindiğim için burada ayrıntılı olarak anlatmayacağım ama niyet sadece “bir şeyi dilemek” değildir. Dilediği şey için neleri feda edebileceğini, buna ulaşmak için nasıl bir yol izleyeceğini ve bu gerçekleştiğinde nasıl birine dönüşeceğini tespit etmesidir. Bunları da 3N1K olarak özetleyebiliriz, yani: neden, neler, nasıl, kim.
Hayat Misyon Bildirge’nizi desteklemek ve zenginleştirmek için kendinize aşağıdaki soruları da sorabilirsiniz. Bu sizin kendinizin en iyi versiyonunuzu tanımanıza yardımcı olacaktır. Şimdi sizinle birlikte bu soruları inceleyelim:
• Mükemmel diye bir şey var mı?
Mükemmel bizim kendi bilgi limitlerimiz dahilinde yaptığımız sınırlamalardır. Herkesin ulaşmak istediği mükemmellik düzeyi kendi kapasitesi kadardır. Sizin için idare eder olan bir iş, başkasının mükemmeli olabilir. Bu sebepten kendi mükemmelinizi keşfederken sizi sınırlamamasına dikkat etmelisiniz. Mükemmeli yaparken hiçbir şey yapamamaktansa, sizin mükemmel olarak nitelendirmediğiniz bir üretimi ortaya koymak iyidir. Eğer bu soruya evet cevabını veriyorsanız, sizin mükemmelliğinizin sınırları neler, sizin mükemmellik anlayışınız sizi kısıtlıyor mu yoksa üretiminize katkı mı sağlıyor sorularına da cevap vermeniz gerekir.
Eğer hayır cevabı veriyorsanız, bu boşvermişlikten mi yoksa o yolda ilerleme isteğinizden mi kaynaklı bunu sormanız gerekir.
Hayattaki tutkularınızı bulmakta güçlük çekiyorsanız, kendinize aşağıdaki soruları sorabilirsiniz.
• En çok nereye gitmek istersiniz ve neden?
• Geleceğinizi üç kelimeyle nasıl tanımlarsınız?
• Zengin olma tanımınız nedir ve neden?
Hayal gücünüzü geliştirmek içinse aşağıdaki soruları sorabilirsiniz.
• 15 yaşındaki benliğinize geri dönme şansınız olsa, 15 yaşındaki halinize ne tavsiye edersiniz.
• Bir yıl önce yapamadığınız şey için, bugün ne yapabilirsiniz?
• Geçmişte mi yoksa gelecekte bir hafta mı yaşamayı tercih edersiniz?
Rol modellerinizi tanımlamak ve üzerinde düşünmek için de aşağıdaki sorular faydalı olacaktır.
• Tanıdığın en komik kişi kim?
• Kime güveniyorsun ve neden?
• Çocukluk kahramanların kimlerdi?
Bütün icatları tembeller bulmuştur diye bir söz vardır. Kısmen doğrudur. Herkes daha az enerji ile daha iyi sonuçlar elde etmek ister. Aslında çok yoğun bir günün ardından hiç bir şey yapmamış gibi hissetmemizin sebebi çoğu zaman budur. Kaynaklar o denli tüketilmiştir ki artık vücut kendisine öğretileni otomatik olarak yapmaya başlamıştır. Bazı durumlarda (araba kullanırken veya bir fabrika montaj hattında) bu ideal sonuçken, bir insanın sürekli bunu sürdürmesi çok mümkün değildir.
İşte İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto da 1897 yılında 80/20 veya Pareto İlkesi adıyla bilinen bir tespit yapmıştır. 19. Yüzyıl İngiltere’sinde gelirin %80’i, %20’lik bir azınlığa giderken; nüfusun %80’i de; %20’lik bir geliri paylaşıyordu. Yani servet dağılımında bir adaletsizlik söz konusuydu. Bu matematiksel bulgu farklı ülkelerde de geçerliydi. Yani aslında dünya %80’lik kaynağını, %20 için harcıyordu. Pareto’ya göre bu insan yaşamında da geçerliydi. İnsan da kaynaklarının çoğunu %20’lik bir sonuç için harcıyordu. Yani eylemlerinizin sonuçlarının %80’inini harcadığınız zamanın %20’si belirler.
Bu teori büyük şirketlerde de karşılık buldu. Bir zamanlar benim de bir parçası olduğum Big Blue, yani IBM bu ilkeyi en iyi uygulayan şirketlerden biri. 1960’larda IBM işletim sistemi kodlarının %80’inin daha az kullanıldığını gördü. En çok kullanılan kodlar %20’lik bir orandaydı. Onlar da yazılımı tekrar yazarak bu %20’lik kodların çalıştırılmasını kolaylaştırdılar.
Bugüne uyarladığımızda elimizde mini bilgisayar kadar güce sahip cep telefonlarını mesajlaşmak, foto çekmek ve internet uygulamalarını kullanıyoruz. Ancak bu bile zamanımızı çoğunu alıyor. Eminim bir hesap yapsak cep telefonlarımızın %20 kaynağını kullanırken zamanımızın %80’ini aldığını görebiliriz.
Bu kural her şeye uyarlanabilir ancak biz hayatla kontrat yapabilmek için bunu kendimize uyarlayacağız. Bunu yaptığımızda da kaynaklarımızın %20’si ile nasıl %80’lik sonuçlar alabiliriz, bunu görmek gerekiyor.
Bunu başarılı bir şekilde yaptığınızda vasat çabalar ortadan kalkarak üretkenliğiniz artacak,
Kestirme yollar keşfedecek,
Yaşamınızı kontrol altına almak için minimum çaba sarfedeceksiniz.
Aynı zamanda her şeyle zaman ayırmak yerine seçici olacaksınız.
Kaynakları Öz Kaynaklar ve Araçlar&Aracılar olarak ikiye ayırabiliriz.
Öz Kaynaklar:
Özgüven, özdeğer, özsaygı, özdisiplin, özbilinç, enerji, tutku, motivasyon, kararlılık, cesaret, azim, deneyim, bilgi, girişimcilik, yaratıcılık, sabır, iletişim, olumlu düşünme, çalışkanlık, dürüstlük, empati, yenilikçilik, öğrenmeye açıklık, merak, mizah, liderlik esneklik, yardımseverlik vb. yönleridir.
Araçlar&Aracılar:
Para, Eğitim, profesyonel destek, aile, arkadaşlar, teknoloji vb.
Çoğu zaman kaynakları dışta arayıp kendi öz kaynaklarımızı gözden gelebiliriz. İdeal olan öz kaynaklarımızı kullanarak Araçları elde etmektir.
Hedef ne kadar büyükse insan öz kaynaklarını o derece etkin kullanabilir. Aynı şekilde Araç ve Aracıların yokluğu da aslında çaresizlik değildir. İnsanın öz kaynağını kullanabilmesi için bir fırsattır. Çoğu zengin servetini “sıfır”dan veya “eksi”den edinmiştir. SWOT analizi yaparken en kötü ihtimalin ne olduğunu sormamız da bu yüzdendir. En kötüyü gören biri kendi öz kaynaklarını kullanmak zorundadır. Öz kaynaklarınızı kullandıkça da potansiyelinizi artırırsınız. Bu yüzden araç ve aracıları kendi avantajınıza kullanabilirsiniz. Potansiyelinin farkına varanların hedefine ulaşması da doğal bir sonuçtur.
Bu derste size hayat hikayesi beni etkileyen isimlerden birini anlatacağım.
Alman, yoksul bir ailenin oğlu.
Asker kökenli.
Almanya’nın savaşı kaybetmesindeki simgelerden Normandiya çıkarmasının komutanı. Alman asıllı olmasına rağmen; Almanya’nın işgali, orduda kurmay başkanlığı ve kara kuvvetleri komutanı gibi görevlerde yer almıştır.
Komünizm “savaşçısı”! Amerikan komünist partisini yasadışı ilan etmiştir ve kendi partisiyle dahi komünizm konusunda tartışmıştır.
Başkanlığında NASA kurulmuştur.
Küba ile diplomatik ilişkileri kesmiştir.
Kore Savaşı’nı sonlandıran ateşkes görüşmelerini başlatan kişi.
Türkiye’yi ziyaret eden ilk ABD cumhurbaşkanı.
1943 yılında, Mısır’ın Süveyş Kanalı’nı millileştirmesine karşı yapılacak savaşa Türkiye’nin katılmayacağını öğrendiğinde:
Tarihi başarılarla dolu Türk ordusunu Almanlara karşı seyretmek isterdim.
Bu kısa tarih bilgisinden sonra Eisenhower’ı size neden anlattığımı açıklayayım. Merak edenler askeri geçmişini de araştırabilir, anlattığımdan çok fazlası var. Eisenhower, kendi adıyla anılan bir matris oluşturmuş ve başkanlığı sürecinde de bunu kullanmıştır. Aslında burada Pareto ilkesinden de faydalanmıştır. İlkeyi biraz daha geliştirip bir matrise sokmuştu. Bu matris basitçe gelen bir işi kategorize etmenize yarıyor. Böylece kullanmadığınız zamanlara keşke demenizi engelliyor ve zamanınızı verimli kullanmanızı sağlıyor. Güne başlamadan önce yapacaklarınızı böyle kategorize edebilir ve bu matrise sadık kalabilirsiniz. Böylece çoğu zaman hayat memat meselesi olan şeylerin aslında önemsiz olduğunu görebilirsiniz.
İki yol teoremini size anlatmaya başlamadan önce aşağıdaki sorulara içtenlikle cevap vermenizi istiyorum.
Şu ana kadar verdiğiniz bir karardan hiç pişmanlık duydunuz mu?
Daha önce aldığınız bir kararı hiç değiştirmek istediniz mi?
Elbette hayatınızda pişmanlık duyduğunuz bir karar olabilir ve aldığını bir kararı değiştirmek isteyebilirsiniz. Sizden tüm dürüstlüğünüzle bu iki soruyu cevaplamanızı istiyorum.
Pişman olmak eğer deneyime ve tecrübeye dökebiliyorsak güzel. Ama yakınıp öyle olsaydı dediğimiz ve hiçbir ilerleme kaydedemediğimiz anlarda bir zaman kaybı. Bugün size yol metaforuyla bunu anlatmaya çalışacağım.
Kararlarımızın, bir yol ayrımı olduğunu düşünelim.
Ben bir yola girdiğimde oradan ilerlemek durumundayım öyle değil mi?
Yani artık diğer yolda olan biten beni çok da ilgilendirmiyor, bu yol da yaşayabileceklerimden sorumluyum.
Tabi yolda geri dönüp diğer yola da geçebilirim ancak o zaman da bu yolun sonunda beni nelerin beklediğini bilemem. Yani verdiğim her kararda aslında bir yolu seçmiş oluyorum. Duyduğum her pişmanlık da aslında bilinmeyene duyduğum bir merak. Çünkü o yolu yaşamışım biliyorum, diğerini de bilmek istiyorum. Verdiğimiz çoğu karar da iki yolu da deneyimleyip, seçimimizi sonra yapamıyoruz maalesef.
Bu sebepten bir seçim yaptığımızda o seçime sadık kalıp, onun size sunduklarını fırsata çevirmek daha değerli. Aksi takdirde iki yolda da ne olacağını düşünürken, yol ayrımında zamanın geçip gittiğini görmek olası.
Çıkarım Merdiveni (Ladder of Inference) ilk olarak Chris Argyris tarafından geliştirilmiş olup Peter Senge’nin “Beşinci Disiplin: Öğrenen Organizasyonun Sanatı ve Uygulanması”nda sunulmuştur.
Çalışmada merdiven metaforu kullanılarak yaşadığımız bir durum ele alınmaktadır. Bu çalışmaya göre yaşadığımız her durumunun yarattığı etki bu merdivenin basamaklarından geçerek; eyleme ulaşmaktadır.
İşlenmemiş Veri
Süzme
Anlam Yükleme
Varsayımlarda bulunma
Varsayımlara dayanan sonuçlar
Çevremizdeki dünya ile ilgili inançları ayarlarız
Ayarlanmış olan davranışlara dayanarak bir davranışta bulunuruz.
Her birimiz duyularımız kanalıyla bir çok veri algılarız ve bir eyleme geçmeden önce bunlar beynimiz tarafından algılanır. Bu bilgileri; görme, duyma, koklama gibi duyu organlarımız vasıtasıyla alabildiğimiz gibi okuma, anlama, kavrama yollarıyla da alabiliriz. Bu bilgileri hepimiz farklı yorumlarız. Bir kişi kafenin dekorasyonunu fark eder, diğeri koltuğun rahatlığını. Bir başkası bunların hiçbirini farketmez garsonun onlara yaklaşımını ya fark eder. Ve her biri de geçmiş kültürel ve kişisel deneyimlerine bağlı olarak bu bilgilere anlam yüklerler. Koltuğun rahatlığını ve dekorasyonunu fark edenler konfor düzeyiyle ilgili anlam yüklerler. Koltuk rahat veya dekor kötü gibi. Diğeri ise garsonun yaklaşımına göre olumlu ya da olumsuz anlam yükler. Yüklenen anlama dayanarak da kişi bazı inançlar geliştirir. Koltuğun rahat olduğunu düşünen biri kafeyi takdir eder. İnancı da kafe sahiplerinin müşteriye değer verdiği ve masraftan kaçınmadığıdır. Dekorasyonu beğenmeyen biri bu harcamayı yapıp ortaya böyle bir sonuç çıktığı için kafe işletmecisinin zevksiz olduğunu düşünür. Garsonun yaklaşımından hoşlanmayan kişi garsonun neden bu kadar samimi ya da soğuk olduğuyla ilgili bir yargıda bulunur. Önüne gelen de garson olmaktadır, işi sevmeden yaparsa çıkacak sonuç budur.
Ve son adımda da bu çıkarımlara dayanarak bir varsayımda bulunuruz. Bu kafeye bir daha gelmeyeceğim ya da çalışmalarımı bu kafede yapabilirim gibi.
Ancak merdivenin her aşamasında aslında onun bizim süzgecimizden geçtiğini ve bizim inançlarımıza göre oluştuğunu unutmamalıyız. Kafeyi tasarlayan işletmeci gerçekten koltukları en pahalı modelden seçmiş olabilir. Veya tasarım için anlaştığı mimar henüz işini tamamlamamıştır. Garsonun eviyle ilgili bir sorunu olabilir veya gerçekten sadece para için zorunluluktan çalışıyordur. İşte Çıkarım Merdiveni herhangi bir eylemde bulunmadan önce bu adımların pekiştirilmesi ve net bilgi alınması prensibine dayanır.
Kendi deneyim, tecrübe, inanç ve bilgilerdense anlam yüklemek için olayın diğer öğelerini de pekiştirmemizi sağlar. Ve davranışlarımızın uygun olmasını sağlar.
Bu davranışlar üzerinde söz sahibi olabilmek ve yönetebilmek için mevcutta yaşadığınız bir durumu aşağıya doğru çalışabilirsiniz. Her aşamada;
Eylemi yapmayı neden seçtim?
Sonuca nasıl vardım?
Varsaydığım şeyler neler?
Hangi bilgileri kullandım?
sorularını kendinize sorabilirsiniz.
Çıkarım Merdiveni’ne uygun olacak yaşanmış bir örnek olay düşünmenizi rica ediyorum. Benim anlattığım örnekteki gibi ve ekranda gördüğünüz adımları kapsayacak herhangi bir olay olabilir. Davranışlarınızı yönetmek ve daha farklı bir sonuç elde etmek için yapabileceklerinizi düşünebilirsiniz. Ve bir kez daha benzer bir olayla karşılaştığınızda Çıkarım Merdiveni’ni kullanarak eyleminizi istediğiniz gibi yapabilirsiniz.
Bazı durumlarda basamak atlama da yapılabilir. Siz de örnek olayınızı değerlendirirken basamak atlayıp atlamadığınızı kontrol edebilirsiniz. Örneğin varsayım yapmaya çok kolay yönleniyor olabilirsiniz veya bilginin sadece bir bölümünü ele alıyorsunuz. Not alırsanız ilerde değiştirme şansınız da olacaktır. Eğer dilerseniz yaptığınız değerlendirmenizi bir arkadaşınızla da paylaşabilirsiniz. Bu hem karşınızdakinin bakış açısını anlamanızı sağlar. Hem de sizin bakış açınızın bir sağlamasını yapar. Ayrıca pek çok şey insan kendi kendine düşünürken mantıklı gelebilmektedir. Diğer kişinin fikirleri örnek olayınızı değerlendirmeniz için objektif olmanızı sağlayabilir.
Birlikte bir uygulama yapacağız. Normalde bunu yüz yüze yaparız, sonra online’a geçtik, şimdi de video kaydıyla yaptırmaya çalışacağım. Bu yüzden iş birliğiniz çok önemli. Uygulama sonuçlarını mesaj olarak benimle paylaşırsanız, çok mutlu olurum.
Ulaşmak istediğiniz hedeflerin mutlaka SMART Hedef olması gerekir. Bir hedefin SMART olmasını Belirli, Ölçülebilir, Uygulanabilir, Amaca Hizmet Eden ve Zamana bağlı olması belirler. Eğer bir hedef SMART değilse, ona ulaşıp ulaşmadığınızı anlamak imkansız olacağı gibi süreç inşa etmek de zor olacaktır. SMART Hedef oluşturduğunuzda hedeflerinizi gerçekleştirdikçe yeni hedefler ortaya koyabilirsiniz.
Hedefin somutlaşması ve SMART hale gelmesi için ne, nasıl, neden, nerede, ne zaman sorularını sorabilirsiniz.
Hedefiniz üniversite sınavını kazanmak diyelim.
Üniversite sınavını kazanmak için kaç puan almanız gerekiyor, kaç net yapmanız gerekli, neden bu sınavı kazanmak istiyorsunuz?
Sınav nerede ve ne zaman olacak sorularını sorabilirsiniz.
Sonucunda; hedefiniz üniversite sınavını kazanacağım yerine; “12 Haziran tarihinde yapılacak TYT sınavından en az 350 puan alıyorum” olacaktır.
Hedefi oluştururken şimdiki zaman kullanmanız bilinçaltınızı yönlendirme açısından da önemlidir. Gelecek zaman kullandığınızda beyniniz bunun hiç gerçekleşmeyecek bir zamanda olacak gibi algılamasına neden olabilir. Aynı şekilde -di li geçmiş zaman kullanmak da hedefi zaten gerçekleştirmişiz gibi algılamamıza ve rehavete kapılmamıza sebep olabilir.
Hedefleri SMART hale getirdikten sonra değerlendirmek de gerekir. Değerlendirmek için de arada hedefe giden yolda ne aşamada olup olmadığımızı sormak faydalı olabilir. Profesyonel koçlar hedefinize ulaşabilmeniz için size bir süreç inşa ederler ve bunun adı Stratejik Planlamadır. Stratejik planlamayı bir profesyonel ile yapmanızın avantajları görülmeyeni görme şansı ve kendini daha net ifade edebilmektir. Eğer kendi kendinize yapmak isterseniz de olası engel e sabotajcıları düşünmeniz gerekir. Sabotajcı, hedefinize giden yolda sizi engelleyebilecek kişilere denirken; engeller hedefinize giden yolda sizi engelleyebilecek olaylardır. Yurtdışında okuma hedefi olan birisinin engeli dövizin yükselmesi olabilirken, sabotajcısı da ona izin vermeyen ebeveynleri olabilir. Stratejik planlama ile bu tarz aksilikleri görür ve nasıl önüne geçebileceğinizi düşünmüş olursunuz.
Stratejik planlamayı bir profesyonelle yapmak objektif bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Göremediğiniz farklı açılardan da bakabilirsiniz. Bu yüzden tek başınıza yaparken mümkün olduğu kadar bakış açınızı ve olasılıkları zenginleştirin.
Stratejik planın bir faydası da hedefi gerçekleştirdikten sonra ondan edindiğiniz deneyimleme sürecini mükemmelleştirmesidir. Bu diğer ulaşmak istediğiniz hedefler konusunda da size yardımcı olacaktır. Hedefi gerçekleştirme süreciniz boyunca öğrendiklerinizi, bu öğrendiklerinizi ve deneyiminizi diğer hedeflere aktarma yolunda nasıl bir yol izleyeceğinizi düşünmenizi sağlar. Kendinizle ilgili neler keşfettiğinizi olası engelleri aşmak için nasıl çözüm yolları ürettiğinizi görebilirsiniz. Aynı zamanda stratejik planda hedefi gerçekleştirdiğinizi görmek, diğer hedefler için de sürdürülebilirlik sağlar.
Özellikle engel ve sabotajcılar aklınıza gelmiyorsa, biraz daha düşünmenizi öneririm. Önceden hazırlıklı olmak, bu olay başınıza geldiğinde harekete geçmenize yardımcı olacaktır.
Sabotajcılar bazen kısıtlayıcı inanç ve varsayımlar olabilir. Bu kısıtlayıcı inançlardan kurtulmadan stratejik planı uygulamaya geçemezsiniz. Kısıtlayıcı inançlardan kurtulmak için kendinize o inancın tersini sorabilirsiniz. “Tüm erkekler aldatır” kısıtlayıcı inancında, “Aldatmayan erkek yok mudur?” diye sormak gibi.
Ayrıca alışkanlıklarınız gerçekleştirmek istediğiniz hedefle örtüşmüyorsa, bu da bir engel olabilir. Bundan kurtulmak için de, İş ve Özel Yaşamda Alışkanlıkları Yönetmenin Sırları eğitimime göz atabilirsiniz. Bunların dışında enerjinizi yanlış kulanmanız, kararlılığın az olması, bilgi ve beceri eksikleri de sabotajcı olabilir.
Stratejik planı yaparken hepsini dikkate almalısınız.
Birebir yaptığım koçluklarda en sık aldığım sabotajcı “Finansal Eksiklik” oldu. Eğer sizde de böyle bir sabotajcı varsa, bunu önlemek için yapabileceklerinizi düşünmeniz gerekir.
SMART Hedefi belirledikten sonra zaman zaman kendinize aşağıdaki soruları sorarak hala hedefinize giden yolda olup olmadığınızı değerlendirebilirsiniz:
Hedefe giden yolda ne aşamadasın?
Hedefine ulaşmak için başka neler yapabilirsin?
Hedefini gerçekleştirdiğinde kim haline dönüşeceksin?
Dönüşeceğin kişi, hedefine giden yolda şu anda ne yapıyor?
Hedefinizi gerçekleştirdikten sonra da, bu süreci bir bütünsel gelişim ve öğrenme amacına çevirebilirsiniz. Hedefi gerçekleştiren biri olarak neler öğrendiğinizi yazabilir, bu deneyimleri farklı hedeflere nasıl aktaracağınız konusunda beyin fırtınası yapabilirsiniz. Herkes yaşadığı bir farkındalıktan sonra harekete geçer.
Sizi harekete geçiren farkındalığınız ne oldu?
Bunun sonucunda kendinizle ilgili neyi keşfettiniz?
gibi sorular sonraki hedeflerinizi tasarlamanızı ve hedeflere ulaşmanızı kolaylaştırır. Sürdürülebilirlik için gereken motivasyona da böyle ulaşabilirsiniz.
Bakış açısı değişiminin tekniklerinden biri de yeniden çerçevelendirmektir.
Kişinin o an yaşamış olduğu duruma yeni bir anlam yüklemesini sağlar.
Aynı zamanda içinde bulunduğu durum için başka çözüm önerileri de aklına gelebilir.
Yeniden çerçeveleme size farklı bir perspektif katar.
Kişi bunu kendi kendine yapabileceği gibi bir uzmanla yaptığında çok daha çabuk çözüme ulaşır. Şimdi bazı örnekler görelim:
1. Değişim için adım atıyorum ancak başarılı olamıyorum.
Bu durumu yeniden çerçevelemek için aşağıdaki soruları sorabilirsiniz.
Bugüne kadar bu konuda neleri denedin?
Edindiğin deneyimleri başarılı olmak için nasıl kullanabilirsin?
Geçmiş geçmişte kaldı. O anda her ne sebeple olursa olsun şartlar değişime uygun değildi. Bunu şu an yapmak için seni engelleyen ne?
2. Güvenme sorunum var.
Bu durumu yeniden çerçevelemek için aşağıdaki soruları sorabilirsiniz.
İnsanların inançları edindikleri kanıt ve tecrübelerden oluşur. Senin de geçmişte yaşadıklarından da dolayı bu inancı edinmiş olabilirsin. Peki, bu sorunla devam ettiğin sürece ne olacak?
Güvenmeme sorunu sana ne sağlıyor?
Güvendiğin durumdaki seni hayal etsek, hayatında neler değişirdi?
Yeniden çerçeveleme için kendi tecrübenizle ilgili soruları kendiniz türetip, kendiniz cevaplamanız gerekmektedir. Bu sebepten bu tekniği kendiniz uygulayacaksanız yazılı olarak uygulayabilir veya bir profesyonelden destek alabilirsiniz.
Eğitimin bu bölümünde İdeal Ben özelliklerini keşfedeceğimiz ve buna ulaşmak için neler yapabileceğimizi bir uygulama ile öğreneceğiz. Uygulama sonuçlarını mesaj olarak benimle paylaşırsanız, çok mutlu olurum.
Az önce yaptığımız uygulamada, yaşadığınız bu deneyimi unutmamak için de çapalama tekniğini kullanabilirsiniz. Çemberin olduğu yer bu uygulama ile ilişkilendirilebilir. İstediğinizde oraya gelip, ideal benliğinizi hayal edebilirsiniz. Bunu günün belirli saatlerinde ve belirli bir sürede yaptığınızda bir süre sonra bu alışkanlığa dönüşecektir. Çapalama tekniği her şey için kullanılabilir.
Nasıl ki bir restoranın sevdiğiniz bir yemeği aklınıza geldiğinde, o restoranı düşünüyorsanız bir ânı hatırlamak istediğinizde imgeleme tekniğini de kullanabilirsiniz. İmgeleme, insan zihninde bir fikir ya da resim yaratma yeteneğidir. "İdeal Ben"i düşünürken yaşadığınız anı, gözlerinizi kapatıp hayal edebilir ve bunu öğrenme yeteneğinize aktarabilirsiniz. Zihinde canlandırma size motivasyon da sağlayacaktır.
Günümüzün iş odaklı analitik dünyasında imgeleme yapmak sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Ya da yapılsa da sürdürülebilir kılmak. Hepimizin bize bir şeyler hatırlatan eşyaları vardır diye düşünüyorum. Mesela benim gittiğim yerlerden biletleri, müze girişlerini vb. topladığım bir kutu var. Ve o kutuyu açtığımda oraları çok daha rahat bir şekilde imgeleyebiliyorum. Siz de ideal ben uygulamasında yapmış olduğumuz imgeleme çalışmasını şu anda evinizde olan veya daha sonra alacağınız bir eşyaya hatırlatıcı olarak ekleyebilirsiniz. Böylece o eşyaya her baktığınızda ideal ben aklınıza gelecektir.
Sizinle birlikte 5 günlük bir yolculuğa çıktık. Ben bu eğitim müfredatını hazırlarken her dakikasında, kelimesinde müthiş bir zevk aldım. Bilgi aktarımının sizlere de ulaşması, hayatınızdaki bütünsel gelişim yolculuğuna eşlik ediyor olmak bende tarif edilmez bir memnuniyet uyandırır.
Sizler de bu eğitimde Hayatla Nasıl Kontrat yapacağınızı ve istediğiniz sonuçlara nasıl erişeceğinizi öğrendiniz.
Bu 5 derslik yolculuğumuz boyunca Hayat Misyon Bildirgesini oluşturduk ve Kendinizin En İyi Versiyonunu nasıl keşfedeceğinizi, buna ulaşmak için neler yapabileceğinizi size anlattım. Anlattıklarım sözde kaldığında unutulabilir. Bu yüzden bu eğitimde öğrendiklerinizi bir an önce hayatınıza geçirin, gelişmelerden de beni mutlaka haberdar edin. Pareto İlkesi, Eisenhower Matrisi ve İki Yol Teoremi de gördüğümüz konular arasındaydı. %20’lik bir enerjiyle %80’lik sonuç almayı, önemli ve acil işler ayrımını birlikte gördük. Çıkarım Merdiveni metaforuyla içinde bulunduğumuz duruma tepki verirken hangi adımlardan geçtiğimizi gördük ve sizlerle birlikte bir uygulama yaptık. Açıkçası uygulamaları artırmak istiyorum ama videolu eğitim olduğu için verimliliğinden şüpheliyim. Bu yüzden uygulamaların da hoşunuza gidip gitmediğini paylaşırsanız çok sevinirim. Daha sonra benim çok önem verdiğim SMART Hedef ve Stratejik Planlama konusuna değindik. Hedefler ne kadar gerçekçi olursa olsun SMART olmadıkça ve bir plana bağlanmadıkça gerçekleşmesinin zor olduğunu algıladık. Bakış açımızı değiştirmek için Yeniden Çerçeveleme tekniğini kullandık. İdeal Ben uygulamasını yaptık ve İmgeleme ve Çapalama yöntemiyle eğitimde öğrendiklerimizi nasıl kolayca ileride hatırlayacağımızı gördük.
Şimdi artık öğrendiklerinizi hayata geçirme zamanı!
Bütünsel Gelişim bitmeyen bir yolculuk ve bu yolculukta eşliğiniz için size çok teşekkür ederim. Aklınıza takılan konularda, sormak istediğiniz bir şey olduğunda bana ulaşmanız beni mutlu eder. Aynı şekilde eğitimlerin kalitesini artırmak için vereceğiniz geri bildirimler de benim için önemli. Benim için daha iyi olan her zaman bir sonraki eğitimdir, bunu birlikte yapabilmek için sizlerin değerli yorumlarını da beklerim.
Bana her zaman UDEMY, Instagram ve Linkedin üzerinden ulaşabilirsiniz. Yolculuğunuza eşlik etmek ben de tarifsiz bir memnuniyet uyandırır.
Herkese sağlıklı, huzur ve sevgi dolu günler dilerim.
Çok ilgi gören ve yüksek değerlendirme puanlarına ulaşan eğitimlerimden sonra, yeni bir UDEMY eğitimi ile karşınızdayım. Bu eğitimde sürdürülebilir tekniklerle nasıl hayatla kontrat yapabileceğinizi size aktaracağım. İşe yarayan ve başarısı kanıtlanmış teknikler ve uygulamalarla hayatınızda yeni bir boyut açacaksınız.
Her koçluk görüşmesinin başarıya ulaşmasında önemli bir etken vardır. Görüşmenin sonunda nereye ulaşmak istediğinizin netleştirilmesi. Bu eğitimi oluştururken ana amacım da koçluk görüşmelerinde yaptığımız bu tekniği hayatınızda uygulamayı kolaylaştırmak. Bu eğitimde hayatla nasıl kontrat yapacağınızı uygulamalar ve tekniklerle göreceksiniz. Hayatınızda yeni bir boyut açarak sizden istenenleri değil, kendi istediklerinizi yaparak hayatınızda başarıya ulaşmanın sırrını öğreneceksiniz. Ayrıca “başarı”nın sizin için ne demek olduğunu yeniden tanımlayacaksınız. Eğitimi 5 günlük bir maraton halinde aldığınızda da öğrendiklerinizi sürdürülebilir hale getireceksiniz.
Sizler de bu eğitimde Hayatla Nasıl Kontrat yapacağınızı ve istediğiniz sonuçlara nasıl erişeceğinizi öğreneceksiniz.
Bu 5 günlük ve 14 derslik yolculuğumuz boyunca Hayat Misyon Bildirgesini oluşturacağız ve Kendinizin En İyi Versiyonu'nuzu nasıl keşfedeceğinizi, buna ulaşmak için neler yapabileceğinizi size anlatacağım. Pareto İlkesi, Eisenhower Matrisi ve İki Yol Teoremi de göreceğimiz konular arasında. %20’lik bir enerjiyle %80’lik sonuç almayı, önemli ve acil işler ayrımını birlikte göreceğiz. Çıkarım Merdiveni metaforuyla içinde bulunduğumuz duruma tepki verirken hangi adımlardan geçtiğimizi uygulamalı olarak işleyeceğiz. Hedefler ne kadar gerçekçi olursa olsun SMART olmadıkça ve bir plana bağlanmadıkça gerçekleşmesi zordur. Bu yüzden benim çok önem verdiğim SMART Hedef ve Stratejik Planlama konusuna da detaylı olarak değineceğiz. Herkes SMART Hedefini ve buna ulaşmak için tüm süreç adımlarını içeren Stratejik Planı kendisi yapabilecek. Bu planı yaparken tarih, kaynaklar, olası engel ve sabotajcıları da örnek vaka sunumu üzerinden değerlendireceğiz. Bakış açımızı değiştirmek için Yeniden Çerçeveleme tekniğini kullanacağız ve İdeal Ben uygulamasını yapacağız. İmgeleme ve Çapalama yöntemiyle de eğitimde öğrendiklerimizi nasıl kolayca ileride hatırlayacağımızı göreceğiz.
Anlattıklarım sözde kaldığında unutulabilir. Bu yüzden bu eğitimde öğrendiklerinizi bir an önce hayatınıza geçirin, gelişmelerden de beni mutlaka haberdar edin. Sizden istediğim eğitimi günlük olarak almanız ve uygulamaları yapmanız. Bu şekilde eğitimden maksimum verimi elde edeceksiniz.