
İş ve Özel Yaşamda Alışkanlıkları Yönetmenin Sırları eğitimi, UDEMY için hazırladığım ilk eğitimimdi. Bu eğitimi birkaç kez Zoom üzerinden vermiştim, ancak bireysel öğrenme için daha uygun olduğunu düşünerek UDEMY’e eklemiştim. İlk olmasına, sizlerden gelen geri bildirimlere ve müfredatta yapacağım güncellemelere bir türlü vakit bulamazken, yazın rehavetini de üzerimden atıp eğitimi baştan aşağıya değiştirdim. Sunumlarından içeriklerine, uygulamalardan, alıntı sözlere kadar yepyeni bir eğitimle karşınızdayım. Mütevazi olmayacağım alışkanlıklarla ilgili yapılmış en kapsamlı eğitimlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Her zaman olduğu gibi, eğitimi UDEMY üzerinden almanızın en önemli avantajı dilediğinizde bana ulaşabilecek olmanız.
UDEMY’nin öne çıkan eğitmenlerinden olmamı sağlayan siz değerli öğrencilerime tekrar teşekkür ediyor ve her eğitimde yaptığım gibi kendimi tanıtarak başlamak istiyorum. Ben Kadir Faruk Ökenli, 1981 doğumluyum. 3 Ağustos’ta, Bayramın 3.günü, saat 15:00’te dünyaya geldim. İstanbul Üniversitesi Kontrol Sistemleri Teknolojisi, Halkla İlişkiler ve İşletme bölümlerini okudum. Çalışma hayatıma 1997 yazında başladım. Çalıştığım şirketler arasında Beko, Arçelik, IBM, AstraZeneca, ve Denizbank gibi hepinizin bildiğini düşündüğüm şirketler var. Sayısız kere eğitmen, konuşmacı olarak görev aldım. AstraZeneca ile dönem toplantıları, IBM ile ekip ve müşteri eğitimleri, Moskova'da Sberbank KBH Moscow’da Türkiye ekibinin temsili gibi unutulmaz olaylara imza attık.
Şu anda ise PCC ünvanlı profesyonel bir koç olarak Bütünsel Gelişim Koçluğu ve eğitmenlik yapıyorum.
Gezmeyi severim, bugüne kadar 17 ülke gördüm. Bazılarına 2, bazıların 3 kere gittim. 2 ay kadar Tayland'da yaşadım. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde Tiyatro eğitimi aldım ve Apartman Sahne ile tiyatro çalışmalarına devam ediyorum.
Bilimsel araştırmalarla da kanıtlanan 21 gün teorisini duymuşsunuzdur. Bu teori özetle, bir şeyi 21 gün yaparsanız bunun alışkanlık olacağına dayanır. Açıkçası benim pek benimsediğim bir teori değil. Zira; alışkanlık oluşturmak bu kadar basit değil. Basitliği, kolaylık anlamında söylemiyorum. Yüzeysellik olarak söylüyorum. Konunun derinine inmediğinizde, altta yatan asıl sebebi keşfetmeye istekli olmadığınız sürece 210 gün uygulasanız da alışkanlık oturmayacaktır. 21 rakamını sembolik olarak aldığım ve 21 derse böldüğüm bu eğitim maratonunda alışkanlıkları yönetmek için teknikleri, bugüne kadar yolunda gitmeyen şeylerin sebeplerini ve çaba gösterdiğinizde neler olabileceğini göreceksiniz.
Alışkanlık, otomatikleşecek kadar çok tekrarlanmış davranıştır. Alışkanlık düzenli tekrarlanan rutinler olurken, davranış kişiye ya da olaya verilen tepkilerdir. Bu sebepten birinin alışkanlığı kişilere göre farklılık gösterebilir.
Bu eğitimde, internette bulacağınız efsaneler veya totemler yerine davranışınızı nasıl değiştireceğinize dair gerçek bilimsel veriler ve teknikler öğreneceksiniz. Neyin değişeceğine odaklanmak yerine, nasıl değişeceğine odaklanabileceksiniz. Nasıl değiştiğinde kim haline dönüşeceğinizi hayal etmek ise alışkanlıkları yönetmeniz için gereken motivasyonu size sağlayacak.
Alışkanlık oluşturma süreci deneme ve yanılmayla başlar. Dene, başarısız ol, öğren, farklı şekilde dene. Pratikle işe yaramaz eylemler silinir ve işe yarayanlar pekiştirilir. Alışkanlık böyle oluşur.
Alışkanlıklar hayatı sıkıcı hale getirmez, özgürlüğünüzü kısıtlamaz. Aksine birbirlerini tamamlarlar. Örneğin, finansal alışkanlıklarınız olmazsa her zaman iki yakanızı bir araya getirmek için debelenirsiniz. Sağlıklı alışkanlıklarınız olmazsa her zaman enerji sıkıntısı çekersiniz. Her zaman basit görevler için kararlar almak durumundaysanız özgürlüğe daha az zamanınız kalır.
Niyetiniz ne kadar iyi olursa olsun, davranış değişikliği hiçbir zaman kolay değildir. Alışkanlıklar için gerekçeler oluşturabilirsiniz. Her sabah yataktan kalkmanız nasıl bir gerekçeye bağlıysa, yaptığınız diğer tüm davranışlar da bir gerekçeye bağlanabilir. Ayrıca yine bu eğitimde ayrıntısına gireceğimiz gibi, davranışları tetikleyen şeylerin ne olduğunu göreceğiz. Tetikleyiciyi bulursanız, onu değiştirmek çok daha kolay olacaktır. Tetikleyici ne kadar keskin ve belirginse, davranışı yönetmek o derece kolay olacaktır. Basitlik her zaman kolaylık değildir. Basitlik, kısa ve belirginse anlam kazanır. Aksi durumda bayağı olur. Ve son olarak da bol bol pratik yapmak. Teoride edindiğiniz bilgiler ancak pratikte uygulamaya dökerseniz verimlidir. Pratik yapmakta zorlanıyorsanız yapacağınız eylemi sadeleştirmeyi de deneyebilirsiniz.
Genelde olan anlayış büyük başarıların büyük eylemlerle geldiğidir. Bunu okul, iş ve hatta ilişkilere de uyarlayabiliriz. Hemen her konuda büyük eylemlerin sonuç getirdiğine kendimizi inandırmışızdır. Ancak değişim yolunda %1’lik bir adım bile uzun vadede çok anlamlıdır. 1 yıl boyunca %1’lik bir ilerleme kaydetseniz bile, yıl sonunda %37 bir iyileşme oranına ulaşırsınız.
Ayrıca küçük eylemleri hayata geçirmek, benimsemek ve sürdürülebilir hale getirmek çok daha kolaydır. Düzenli olarak küçük eylemleri yaptığınızda da bunlar otomatik alışkanlık haline gelir.
Küçük eylemlerin en büyük handikapı, ilerlemenin yavaş olmasıdır. Bu da sizi eski rutinlerinize kolayca döndürebilir. Dil öğrenmek istiyorsunuz diyelim, birkaç gün pratik yapmak sizi o dilde bir uzman yapmaz. Ya da zayıflamak istiyorsanız ilk birkaç günde istediğiniz sonucu elde edemezsiniz. Ancak bütüne baktığınızda ilerleme kaydedersiniz. Bir uçak hayal etmenizi istiyorum. Ve bu uçak rotasından 1 derece sapmayla gidiyor olsun. Yolcular bunu fark eder mi?
Tabi ki farketmezler. Ta ki uçak bambaşka bir havalimanına inene kadar. Küçük eylemlerde yaparken farketmesek de bizi bambaşka bir varış noktasına götürebilir.
Sonuçlar, alışkanlıklarınızın gecikmeli ölçüsüdür. Milyonerseniz ve her gün daha fazla harcıyorsanız, düzenli birikim yapan biri sizden daha avantajlıdır. Başarı, hayatta bir kez yaşanan dönüşümlerin değil, günlük alışkanlık ürünüdür. Bu eğitime kadar ne kadar başarılı ya da başarısız olduğunuzun bir önemi yoktur. Önemli olan bu eğitimde öğrendiğiniz teknikleri ve alışkanlıkları yönetme ustalığını hayatınıza ne kadar geçirdiğinizdir.
Bunu yapabilmek için de size tek gerekli olan şey zamandır. Zaman herkes için adaletlidir. Neyi tekrarlarsanız, onu elde edersiniz. Zamanı neyle beslerseniz, zaman onu katlar. Zamanı doğru kullandığınızda; kötü alışkanlıklar düşmana, iyi alışkanlıklar müttefikinize dönüşür.
Zamanı doğru kullanabilmek için de bazı terimleri bilmek gerekir. Olumlu ve olumsuz birleşmeleri dilediğiniz kadar türetebilirsiniz. Verimlilik, Bilgi ve İlişkiler Birleşmeleri sizi büyütür ve gelişim yolunda beslerken; Stres, Olumsuz Düşünceler ve Öfke birleşmeleri sizi yavaşlatır. Şimdi bunları tek tek inceleyelim.
Verimlilik Birleşmesi: Bir şeyi ne kadar düşünmeden yaparsanız, beyniniz diğer alanlara odaklanmada özgür kalır. Sürüş alışkanlıkları oturuş biri araba kullanırken önce gaza mı basmayalım, vitesi nasıl geçirmeyelim diye düşünmez. Beyin bunları otomatik halleder. Stres Birleşmesi: Stres yaşamımız için gerekli bir olgudur, ama senelerce yoğun strese maruz kalmak, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hayatımızda olmalıdır, ancak dengeli olmak kaydıyla.
Bilgi Birleşmesi: Okuduğunuz her kitap, katıldığınız her eğitim size sadece yeni bir şey öğretmez, eski fikirler üstüne düşünmenin yollarını açar. Geçmişte öğrendiğiniz bilgileri hatırlamak için bazen bir kelime veya an bile yeterlidir. Olumsuz Düşünceler Birleşmesi: Kendinizi ve diğer insanları olumsuz yorumlarsanız sürekli olumsuz insanlar ve olaylarla karşılaşırsınız. Bir şeyin kötü olacağına ne kadar inanırsanız, kötü olma ihtimali o kadar yükselir.
İlişkiler Birleşmesi: Siz başkalarına yardım ettikçe, başkaları da size yardımcı olur. Bağlantılar ağınızın güçlü olması önemlidir. Eski öğretmeninizin, patronunuzun halini/hatrını sormak buna güzel bir örnektir Öfke Birleşmesi: Günlük kızgınlıklar yavaş yavaş çoğalarak sonunda tek bir olayın bardağı taşırmasına neden olabilir. İş yerinde çok sakin dediğiniz birisi bile, küçücük bir olayda sinirlenip patlayabilir
Stres Birleşmesi: Stres yaşamımız için gerekli bir olgudur, ama senelerce yoğun strese maruz kalmak, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hayatımızda olmalıdır, ancak dengeli olmak kaydıyla.
Olumsuz Düşünceler Birleşmesi: Kendinizi ve diğer insanları olumsuz yorumlarsanız sürekli olumsuz insanlar ve olaylarla karşılaşırsınız. Bir şeyin kötü olacağına ne kadar inanırsanız, kötü olma ihtimali o kadar yükselir.
Öfke Birleşmesi: Günlük kızgınlıklar yavaş yavaş çoğalarak sonunda tek bir olayın bardağı taşırmasına neden olabilir. İş yerinde çok sakin dediğiniz birisi bile, küçücük bir olayda sinirlenip patlayabilir.
Peki, bir önceki gördüğümüz dersteki olumlu ve olumsuz birleşmeleri nasıl yönetebiliriz?
Yaygın kanı ve aslında benim de savunduğum argümana göre istediğimiz şeyi yapmanın en iyi yolu, hayata geçirilebilir hedefler belirlemektir. Hedef belirlemek işin önemli bir parçası olsa da, bunu sisteme oturtmadığınızda sonuçlara ulaşmak mümkün olmamaktadır. Hedefler ulaşmak istediğiniz sonuçlarla ilgilidir. Sistemler ise o sonuçlara giden süreçlerle.
Örneklerle biraz açalım:
Antrenörseniz, hedefiniz şampiyon olmaktır. Sisteminiz ise; oyuncu alma, taktik oluşturma ve antrenman yapma şeklinizdir.
Girişimciyse hedefiniz milyon dolarlık bir iş kurmaktır. Sisteminiz ise; ürün fikirlerini test etme, çalışanları işe alma ve pazarlama yapma şansınızdır.
Öğrenciyseniz hedefiniz sınavı kazanmaktır. Sisteminiz ise ders çalışmak, kendini geliştirmek, motivasyonu kaybetmemektir.
Hedefleriniz olmadan sadece süreçlerle başarıya ulaşmanız zor olsa da imkansız değildir. Ancak süreçleriniz olmadan hedefleriniz sadece hayal olarak kalacaktır. Hedefler ulaşmak istediğiniz nokta olurken, sistem sizi oraya ulaştıracak olan süreçtir. Bir yarışmaya katıldığınızda herkes kazanmak ister. Kazanmaya odaklamak yerine sürekli küçük iyileştirmelerden oluşan bir sistem inşa ederseniz kazanmanız doğal bir sonuçtur. Ayrıca süreç inşa ettiğinizde, her süreci tamamladığınızda mutlu olursunuz. Süreç inşa ettiğinizde hedefinize ulaşamazsanız dahi, hedefi revize etmeniz veya ondan edindiğiniz deneyimleri tecrübeye çevirmeniz kolaylaşır.
Hedef ve süreç oluşturma ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve SMART Hedef oluşturup, buna giden süreci inşa etmek isterseniz Hayatla Kontrat Yap! Eğitimine göz atabilirsiniz.
Büyük ilerlemeler küçük adımlarla gelir demiştik. Örneğin; bambu, yerin altında geçirdiği ilk beş yıl boyunca görülmezken 6 hafta içinde 27 metre yüksekliğe ulaşır. Bir kurbağayı kaynar bir suya attığınızda zıplayarak sudan çıkar. Ancak soğuk suya atıp, yavaş yavaş yanan bir ocağa koyduğunuzda tencereden çıkmaz ve haşlanır. Her alışkanlığı edinirken; başlangıç ve orta seviyelerde etkisi gözükmemesinden dolayı bir yere gitmiyormuş gibi hissedersiniz. En güçlü sonuçlar geç gelir. Kalıcı alışkanlıklar inşa etmenin bu kadar zor olmasının sebebi budur.
Hayatta her şey için bir bedel ödemeniz gerekir. Hatta bedel ödemeden elde ettiğiniz şeyler en pahalı olanlardır. Bu konuya Bütünsel Gelişim eğitiminde detaylı olarak değindim. Dilerseniz Hayatla Kontrat Yap! ve Kazanmak İçin Doğru Seçimler: SWOT Analizi eğitimlerine göz atarak Bütünsel Gelişim yolculuğuna başlayabilirsiniz.
Bir ürün için para ödemiyorsanız ürün sizsinizdir. Çoğu insan parayı bulduğu için Lidya’lılara sitem eder. Şakayla karışık bu sitemde aslında para olmasa, siz bir şeyler elde etmek için takas yapmanız gerekirdi. Kötü alışkanlıklara bu kadar bağlı olmamızın sebebi bedeli ödeyip, ödülü hemen elde ettiğimiz içindir. İyi alışkanlıklar içinse bedel ödeyip beklemek gerekir. İyi eylemlerin bedelini hemen ödersiniz, kötüler için gelecekte. Bunun önüne geçebilmek için bedel ödediğiniz davranışı cezalandırma yoluna gidebilirsiniz.
Bir danışanım içtiği her sigara için birikim hesabına para yatırıyordu. Böylece sigara almanın ve içmenin ekonomik olarak onu ne kadar etkilediğini gördü ve kısa sürede bıraktı. Danışanımın uyguladığı bu yöntemi kendinizi ödüllendirmek için de kullanabilirsiniz. Her sigara içmediğiniz veya dışarıda yemek yemediğiniz gün için kenara para biriktirirseniz, bir hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz.
Bir örnekle kolaylaştırmak gerekirse; her gün işe gidip gelirken elektrikli scooter kullandığınızı varsayalım. Scooter kullanmadığınız her günün parasını kenara koyup, bir sonraki tatiliniz için harcayabilirsiniz. Ödül yavaş olacaktır. Ama ödülü beklerken ki dopamin yüklenmesiyle istikrarlı bir şekilde devam edebilirsiniz.Hatta öğreneceğimiz alışkanlık biriktirme yöntemiyle harmanlayabilirsiniz. Hedefiniz, kazanmaya çalıştığınız alışkanlık ile bağlantılı olmalıdır.
Bütünsel Gelişim yolunda bir ilerleme kaydedebilmeniz için bir alışkanlığa devam ettiğinizde nasıl bir bedel ödediğiniz ve karşılığında nasıl bir ödül aldığınızı sorgulamak iyi bir yoldur.
Kötü alışkanlıkları tekrarlamak bu kadar kolayken, iyileri oluşturmak bir önceki derste gördüğümüz gibi oldukça zordur. Genellikle iyi alışkanlıkları birkaç günden fazla sürdürmek samimi çaba ve motivasyon patlamalarıyla bile zor gelir. Egzersiz, spor yapmak, çalışma planı yapmak 1-2 gün mantıklı gelse de sonra insanı zorlamaya başlar. Öte yandan TV izlemek, abur cubur yemek veya işleri ertelemek gibi sağlıksız alışkanlıkları aşmak imkansız gelebilir.
Alışkanlıkları değiştirmek istediğinizde ilk yaptığımız hata “yanlış şeyi değiştirmeye” çalışmaktır.
Bunu soğanın katmanları gibi düşündüğümüzde, ilk katman sonuçlarınızı değiştirmektir. Belirlediğiniz hedeflerin çoğu kilo vermek, kitap yayınlamak, şampiyonluk kazanmak; sonuçlar ise bunların ne kadarını değiştirebileceğinizdir. Hep söylediğim gibi hedefin SMART olması gerekmektedir. Sonucunu net olarak bilmediğiniz bir hedefe ulaşamazsınız.
SMART Hedef oluşturma ve süreç inşa etmeyi detaylı olarak öğrenmek ve uygulamalarla hayatınıza kazandırmak isterseniz Hayatla Kontrat Yap! Eğitimine göz atabilirsiniz.
İkinci katman, süreci değiştirmektir. Sistemlerinizi değiştirmek ve alışkanlıklarınıza göre sistem oluşturmakla ilgilidir. Süreci inşa ederken ortamdan, arkadaşlardan, hedeflerinizden destek alabilirsiniz.
Üçüncü ve en derin katman ise, kimliğinizi değiştirmektir. İnançlarınızı, dünya görüşünüzü, imajınızı ve başkalarıyla ilgili yargılarınızı değiştirmek varsayımların ve önyargıların çoğu bu katmanla ilgilidir. Sonuç elde ettiğiniz şeydir, süreçler ise yaptıklarınız. Değişim katmanlarının tümü kendilerine göre faydalıdır.
Çoğu insan alışkanlıklarını değiştirme sürecine “ne elde etmek istediğine” odaklanarak başlar. Az önce öğrendiğimize göre “kim” olduğunuza odaklanarak başlarsanız, kimliğinize odaklı alışkanlıklar elde edersiniz.
Sigara içen biri zararlarını elbette bilmektedir. Hem sağlığa zararlı, hem de maddi anlamda külfet olan bu alışkanlığı bırakamamasındaki elzem sebeplerden biri “neden”e odaklanmasıdır. Bunun yerine kimliğe odaklandığında bırakması daha kolay olacaktır. Kimlik dönüşümüne örnek olarak sigarayı bırakmaya çalışan 2 kişi olduğunu düşünelim. Sigara ikram edildiğinde biri;
- “Hayır, teşekkürler, sigarayı bırakmaya çalışıyorum” diğeri ise:
- “Hayır, teşekkürler, ben sigara kullanmıyorum” diye cevap versin.
Arada çok küçük bir fark var ama kimlikte bir kaymayı işaret ediyor. Sigara içmek söz konusu kişinin önceki hayatının bir parçasıydı, şimdiki hayatının değil. Kişi, sigarayı neden bırakmak istediğiyle değil, bıraktığı zaman dönüşeceği haline odaklı durumda. Kimlik dönüşümünü sağladığınızda ulaşmak istediğiniz sonucu doğal olarak elde edersiniz.
Davranışın kendi özünüzle uyuşması gerekir, yoksa kalıcı olmaz. Çok para kazanmak isteyebilirsiniz, ancak tüketmeyi seven biriyseniz harcamanız daha da artar. Olduğunuz kişiyi değiştirmediğinizde hedefinize ulaşmanız zorlaşır. Bir şeyi isteyecek türde bir insan olduğunuzu söylemek başka şeydir, o türde bir insan olduğunuzu söylemek bambaşka. Bu sebepten insanlar kendi iç motivasyonlarıyla bağımlılıklarından kurtulabilirken, başkalarının ondan istedikleri şeyleri yapmamaya meyillidirler.
Kimliğinizin belli bir yönüyle ne kadar gurur duyarsanız, onunla bağlantılı alışkanlıkları sürdürmeye o kadar motive olursunuz. Kimlik değişimi iki ucu keskin bir kılıçtır. Kanıt ve tecrübeler ile edindiğiniz olumsuz inançlar size engel olabilir. Eğer bu inançları içselleştirdiyseniz o zaman onlardan kurtulmanız da güçleşir. Olumlu ya da olumsuz olması farketmez, hiçbir zaman inançlarla doğmazsınız. Bu inançların tümü kanıt ve tecrübe sonucunda oluşur. Güzel olansa her zaman Olumsuz İnançları, Olumlu hale çevirebilirsiniz. Bu inançları dönüştürürken yine size kanıt ve tecrübe gerekecektir. Yön bulma konusunda kötü olduğunu düşünen biri kendine navigasyonu iyi kullanırım dedikten sonra da yine kaybolmuşsa olumsuz inanç aynen kalabilir. Yeni kimlikler yeni kanıtlar gerektirir. Her alışkanlık sadece sonuç vermekle kalmaz, aynı zamanda size çok daha önemli bir şey öğretir: kendinize güvenmeyi.
Yeni bir kimlik edinmek için:
Olmak istediğiniz insan türüne karar verin,
Nasıl bir insan kitap yazabilir? “İstikrarlı ve Güvenilir bir insan"
Şimdi odak noktanız kitap yazmaktan(nedene dayalı), istikrarlı ve güvenilir bir insan olmaya(kimliğe dayalı) kayacaktır.
Bunu küçük zamanımlarla kendinize ispatlayın.
Kitap yazan bir insan ne yapar?
Her gün birkaç sayfa yazı yazar.
Yeterince uzun süre kendinize odak noktanıza ulaşmakla ilgili sorular sorarsanız, o insana dönüşürsünüz.
Bu yüzden yön bulma konusunda kötü olduğunu düşünen biri ilk olarak teknolojiden faydalanabilir. Gideceği yola önceden bakabilir ve geç kalma riskini de göze alarak biraz erken çıkabilir. Ayrıca karışık rotaları değil, uzun olmasına rağmen nispeten daha kolay rotaları seçebilir. Birkaç kez başarılı oldukça, kendine güveni de yerine gelecek ve yeni kanıtlar olduğu için olumsuz inancı ortadan kaybolacaktır. Alışkanlık yönetimi temelde birine dönüşmekle ilgilidir. Yapmak istediğiniz şey daha çok para kazanmak, stresi azaltmak, kilo vermek olabilir. Temel olarak birine dönüşmeyi başarırsanız, bunların gerçekleşmesi doğal sonuç olacaktır.
Altıncı his diye de ifade edebileceğimiz otomatik alışkanlıkları yaparken farketmeyiz bile. İçgüdülerimiz tarafından yönetildiğini düşündüğümüz bu alışkanlıklar aslında beynimizin ve vücudumuzun hiç düşünmediği alışkanlıklardır Biri duruma dikkat çekmediği sürece gülerken ağzınızı kapatmanız, saate bakmak için telefona bakıp sosyal medyaya girmeniz, evde atıştırmalık varsa canınızın istemesi otomatik alışkanlıktır. Bir davranış ne kadar otomatikleşirse onu bilinçli olarak düşünme olasılığımız o kadar azalır. Her zaman yaptığımız şeyi yapmaya o kadar odaklanmışızdır ki, doğru olup olmadığını sorgulamayız bile. Bu yüzden performanstaki başarısızlıkların çoğu, büyük ölçüde öz farkındalık eksikliğine dayandırılır.
İyi alışkanlık ve kötü alışkanlık herkese göre görecelidir. Örneğin formda kalmaya çalışan biri için kahvaltı hazırlamak kötü puanlanabilir. Ama ilişkisini düzeltmeye çalışan birinin sevgilisine kahvaltı hazırlaması olumludur. Alışkanlıkları puanlarken önemli olan sağlığınıza ve dönüşmek istediğiniz kişiye yardımı olup olmadığıdır. Kötü alışkanlıkların farkında olduğunuzda onları değiştirmek için çaba sarf edebilirsiniz. Kötü alışkanlıklarınızın dile getirildiğini duymak, sonuçların gözünüze daha gerçek görünmesini sağlar. “Yarın öğle yemeğinden sonra bankaya gitmeliyim” demek ya da not almak bile o işi yapma ihtimalinizi artırır.
Davranış değişikliği süreci her zaman farkındalıkla başlar. Alışkanlıklarınızı değiştirmeden önce onların farkında olmalısınız. Beyniniz yeterli pratikle, belli sonuçların habercisi işaretleri bilinçli olarak düşünmeden yakalar. Alışkanlıklarımız otomatikleşince ne yaptığımıza dikkat etmeyi bırakırız. İyi alışkanlıklarınızı otomatikleştirmek ve kötü alışkanlıkları tablodan çıkartmak size büyük avantaj sağlar.
Bir alışkanlık dizisini inşa etme süreci 4 basit adıma ayrılabilir:
İşaret: Bir davranışı başlatmak için beyni tetikler. Zihniniz ödül beklentisine girer ve iç ve dış çevrenizi analiz eder.
İstek: Her alışkanlığın ardındaki motivasyon gücüdür. İstekler kişiden kişiye değişir. Biri dişlerini fırçalayarak, temiz bir nefese kavuşacağına motive olur. Başkası ise, yemek yiyerek rahatlama hissine motive olacaktır.
Tepki: Gerçekleştirdiğiniz alışkanlıktır. Düşünce ya da eylem şeklini alabilir. Bir tepkinin oluşup oluşmayacağı ne kadar motive olduğunuza ve becerinize bağlıdır. Avrasya Maratonu’na katılmak istiyor ancak 50 metre koşamıyorsanız, şansınız az demektir.
Ödül: Ödüllerin ilk amacı isteğinizi tatmin etmektir. Ödüller size fayda sağlar ve gelecekte hangi eylemlerin hatırlanmaya değer olacağını öğretir. Ödüller, statü kazanma veya onaylanma istediğinizi besler.
21 günde yapılan şey alışkanlık olur dense de, bu dört adımdan herhangi biri eksikse bir davranış alışkanlığa dönüşemez. İlk 2 adım sorun safhasındayken, tepki ve ödül çözüm safhasındadır. Bütün davranışlar bir sorunu çözme arzusundan güç alır. Bazen sorun iyi bir şeyi fark edip, onu elde etmek istemenizdir. Karanlık bir odaya girip ışığı açtığınızda saniyenin onda biri kadar zamanda bu 4 adımı uygularsınız.
Alışkanlıkları tetikleyen adımları gördüğünüze göre Bu 4 basit adımı davranışları değiştirmek için kolayca kullanabilirsiniz.
İyi Bir Alışkanlık Nasıl Yaratılır?
İşaret Görünür kılın.
İstek Cazip kılın.
Tepki Kolaylaştırın.
Ödül Tatmin edici kılın.
Kötü Bir Alışkanlık Nasıl Bırakılır?
İşaret (Yasanın tersine çevrilmesi) Görünmez kılın.
İstek (Yasanın tersine çevrilmesi) İtici kılın.
Tepki (Yasanın tersine çevrilmesi) Zorlaştırın.
Ödül (Yasanın tersine çevrilmesi) Tatmin edici olmaktan çıkarın
Bu 4 yasayı davranış değiştirmek istediğiniz tüm alışkanlıklarınıza uygulayabilirsiniz.
Davranışı değiştirmek istediğinizde kendinize şu soruları sorabilirsiniz.
Nasıl görünür kılabilirim?
Nasıl çekici kılabilirim?
Nasıl kolaylaştırabilirim?
Nasıl tatmin edici kılabilirim?
Bir alışkanlığı tetikleyebilen işaretler çok çeşitli şekillerde gelebilir. Cep telefonunuza bildirim geldiğinde bakma isteği, kurabiye kokusu geldiğinde acıktığınızı hissetmeniz ve yemek yediğinizde/çay veya kahve içtiğinizde sigara içme isteğinin olması gibi. Zaman ve yer işaretleri belliyse uygulamaya koyma niyeti de olur. Uygulamaya koyma niyetiniz olan bir alışkanlıkta adımlar ne kadar detaylıysa uygulanması o kadar kolay olur. Dişçiye gideceksiniz; hangi saatte, hangi şekilde ve yoldan gideceğinizi ve ne giyeceğinizi planlamak bu alışkanlığı otomatik yapmanızı sağlayacaktır. Uygulama niyetinde X durumu oluştuğunda ben Y cevabını gerçekleştireceğim genel formattır.
“Daha üretken olacağım, egzersiz yapacağım, işlerimi planlayacağım” vb. gibi niyetler yeni bir alışkanlık geliştirmek için yeterli değildir. Bu soyut sözcükleri somut adımlara çevirdiğinizde, yeni bir alışkanlık oluşturmuş olursunuz.
Egzersiz: Saat 18:30’da spor salonuna gideceğim.
Blog Yazısı: Her salı 20 dakika boyunca blog yazısı yazacağım.
Özel Hayat: Pazar sabahı sevgilime kahvaltı hazırlayacağım.
Alışkanlığınıza ne zaman başlayacağınıza emin değilseniz ayın ilk günü veya ilk hafta sonu iyi bir seçim olabilir.
Adımları netleştirdikten sonra dilerseniz oturtmaya çalıştığınız alışkanlığı bir ödülle pekiştirebilirsiniz. Her gün tekrarladığınız bir alışkanlığı tespit edip, yeni davranışınızı üstüne eklemek bunun için iyi bir yoldur. Böylece yeni alışkanlığınız yeni yer ve zamana ihtiyaç duymaz, mevcut alışkanlığın yer ve zamanını kullanır.
Egzersiz: Saat 18:30’da spor salonuna gittikten sonra ızgara biftek sipariş edeceğim.
Blog Yazısı: Her perşembe 20 dakika boyunca blog yazısı yazdıktan sonra kahve içeceğim.
Özel Hayat: Pazar sabahı sevgilime kahvaltı hazırladıktan sonra gazetemi okuyacağım.
Alışkanlık Biriktirme adını verdiğim bu teknikle her gün yaptığınız rutinlerin peşine başka davranışlar sıkıştırabilirsiniz. Kilit nokta, arzulanan davranışınızı bir ödüle bağlamaktır.
Bizi eyleme geçiren; ödülün ele geçmesi değil, yarattığı beklentidir. Ve güzel haber beyni etkileyen bu iki sistem aynıdır. Çoğu zaman tatillerin çabuk geçmesini veya keyif aldığınız zamanların hızlı geçmesini sağlayan budur. Alışkanlıklarımızı cazip kıldığımızda, ödüllendirme beklentisi yaşarız. Bu depozitolu şişeyi geri götürerek parasını geri almaya veya yeni şişeyi depozito bedeli ödemeden almaya ya da kargo ücreti ödememek için ihtiyacınız olmayan bir ürünü sepete eklemeye benzer.
Uygulamaya koyma ile yeni alışkanlık yöntemini birleştirdiğinizde, adımlarınız net olduğu için HAYIR demenize yardım eder. Her Salı sabah 7’de toplantıya katılırım, pazartesi akşamı veya salı sabahları gelen tüm talepleri reddederim. Biriyle buluşacağınız zaman saat, gün ve yerin net olması iptal olma şansını azaltır. Bunu işinizde de verimli şekilde kullanabilirsiniz. Hayır demeyle ilgili sonraki derslerimizde birkaç öneri daha anlatacağım.
Alışkanlık biriktirirken dikkat etmeniz gereken en önemli konu bir şeyleri harekete geçirecek doğru işareti seçmektir. Sabah rutininizi yapmak istiyorsunuz ama evinizde kaotik bir ortam varsa alışkanlığı oturtmanız mümkün olmayacaktır. Daha başarılı olacağınız bir zaman veya alışkanlık seçmeniz daha doğru olacaktır. Ya da her gün yapmak istediğiniz bir alışkanlığı haftada bir gün yaptığınız alışkanlığın arkasına biriktirirseniz bu iyi bir seçim olmaz. Daha olası davranışlar, daha düşük davranışları pekiştirir.
Ayrıca alışkanlık biriktirirken alışkanlık adımlarını net belirleyebilirsiniz. Pazar sabahları kahvaltıyı ben hazırlayacağım dediğinizde; kahvaltıyı mutfakta mı, yemek odasında mı balkonda mı hazırlayacaksınız?
Bu sorular ne kadar net olursa, harekete geçme oranı o şekilde artar.
Yeni bir alışkanlık oturtmaya çalışıyorsanız bunu 1 dakikadan kısa bir sürede tamamladığınız takdirde, alışkanlığın oturması çok daha kolay olacaktır.
Telefonunuza gelen bildirimler dikkat dağıtıyorsa, telefona bakmak için zamanlar belirleyebilirsiniz. 1 saat çalışıp, sonra 10 dakika sosyal medyaya bakacağım gibi.
Aşağıdaki alışkanlık biriktirme örnekleri, size kendi alışkanlıklarınıza bu tekniği uygulamada yardımcı olabilir.
Futbol maçı özetlerini izlemek istiyorsunuz ancak müşterileri aramanız gerekiyorsa:
Öğle tatilinden önce 3 müşterimi arayacağım.
3 potansiyel müşteri aradıktan sonra maç özetlerini Lig TV sosyal medya uygulamasında izleyeceğim (Nerede izleyeceğinizi net olarak yazmalısınız)
Sosyal medyaya bakmak istiyorsunuz ancak daha fazla spor yapmanız gerekiyorsa:
Instagram’a bakmadan önce 10 şınav çekeceğim.
10 şınav çektikten sonra 10 dakika Instagram’da vakit geçireceğim. (Şnav çekerken değil)
Her eğitimde söylediğim gibi ironik bir şekilde, en kolay kandırabildiğimiz organ beynimizdir. Yapmak zorunda olduğunuz şeylere “yapmalıyım” yerine “yapabilirim” diyerek, bilinçaltınızı kandırabilirsiniz. Bilinçaltımızda yapacağınız bu küçük değişiklik sihir yaratmaz ama yapacağınız şeye farklı bir şekilde bakmanızı sağlar.
RİTÜELLEŞTİRME
Bununla birlikte ritüelleştirme de zor alışkanlıklardan keyfi almanızı sağlar. Bazen dua eden sporcular görürüz, çoğu aktörde derin birkaç kere nefes alarak oyuna başlar. Bu ritüeller bedeninizi birazdan olacaklara hazırlarken bunları her gün yaptığınız basit şeylerle de ilişkilendirebilirsiniz. Sizi mutlu eden bir alışkanlığa uyguladığınız ritüeli kötü hissettiğiniz alışkanlığa uygulayabilirsiniz. Aynı şekilde zor bir görevden önce de bu ritüeli yapabilirsiniz. Bir alışkanlığın başlangıcını ritüelleştirmek büyük şeyler yapmanız için odak noktanızı artırır. Bir futbolcu gol attığında yaptığı ritüeli gerçekleştirmek için ekstra çaba gösterir. Ya da sahaya çıkarken yaptığı bir ritüel onun konsantrasyonunu artırır.
7 SANİYE
Herhangi tepki vermeden önce birkaç saniye beklemekte yapmakta olduğunuz şeye odaklanmanızı koolaylaştırır. Koçluk görüşmelerinde odağımdan kaydığımı hissediyorsam kendime 7 saniye veririm. Bu 7 saniyede odağımı toparlar, devam ederim. Çoğu zaman 7 saniye sakinleşip düzgün tepkiler vermek için yeterlidir. Aynı zamanda bu 7 saniyelik zamanda da asıl kimliğinizi (yani dönüşmek istediğiniz kişiyi) aklınıza getirebilirsiniz. O kişi sizin verdiğiniz tepkiyi verir miydi, buna odaklanabilirsiniz.
ÖDÜLLENDİRME
Zor alışkanlıklardan keyif almanızı sağlayacak en önemli yöntemlerden biri de ödüllendirmedir. Yapmak istemediğiniz ya da motivasyonsuz hissettiğiniz zamanlarda ortaya ödül koyabilirsiniz. Alışkanlık Biriktirme konusunda gördüğümüz gibi bu ödülü koyduğunuzda bilinçaltınız o işi veya görevi bir an önce yapmak isteyecektir.
KOLAYLAŞTIRMA
Diğer bir örnek ise kolaylaştırmadır.
Bazen bir şeyin çözümü en göz önünde olan ve ilk aklınıza gelendir. Kolaylaştırma da böyle. Eğer zor bir alışkanlıktan keyif almak istiyorsanız çözüm çok basit, onu kolaylaştırın. Bir örnekle netleştirmeye çalışayım; Her akşam evde 25 şnav, 25 mekik, 25 ters mekik ve birkaç plank egzersizi yapmaya başladım. Ancak 3. Günde bıraktım. Ulaşmak istediğim formda bir vücuda ulaşmamın önündeki engel ona göstermek zorunda olduğum çabaydı. Ancak bunu kolaylaştırıp 5 şınav ile başladığımda evde spor yapmak dişimi fırçalamak gibi bir alışkanlık oldu benim için.
Diyet yapmak forma girmenin önünde bir engeldir. Blog yazısı yazmak düşünmenin önünde bir engeldir. Aslında istediğiniz diyet yapmak değil forma ulaşmak, blog yazısı yazmak değil düşüncelerinizi paylaşmaktır. Alışkanlıklarınızı içinizden gelmediğinde bile yapacak kadar kolaylaştırmak onları basitleştirir. Kolaylaştırmak, “sadece kolay şeyleri yapın” anlamına gelmez. Karşınıza çıkabilecek engellere karşı, lehinize işleyen şeyleri artırmanızı sağlar.
Fabrikalardaki üretim bantlarını düşünün. Hepsi belirli bir otomasyonda kendilerine verilen işi, müthiş bir yalınlıkla yaparlar. Siz de yerleştirmeye çalıştığınız alışkanlığınızı ne kadar otomatize ederseniz, onu yapmanız o kadar kolay olacaktır. Bir uygulamadan alışveriş yaparken kredi kartınızı cüzdanınızdan çıkartmanız bile gerekmez. İhtiyaç duyduğunuz ürünün reklamı, remarketing teknolojisi sayesinde önününüze çıkar. Süresi dolmakta olan sigortalarınız size bir SMS ile hatırlatılır. Bu başarısı kanıtlanmış uygulamaları alışkanlıkları yerleştirmede kullanabilisiniz. İyi davranışların zahmetini azaltın, kötü davranışların zahmetini artırın. Ortamınızı eylemlerinize uygun hazırlayın. Kolay bir yerden başlayın, ufak adımlarla ilerleyin ve çevrenizden destek alın.
İnsanlar ürünleri, oldukları şey yüzünden seçerler. Evde tatlı varsa, canınız istememesine rağmen yersiniz. Ama eğer yoksa dışarı çıkıp almak, yapmak veya eve sipariş etmek zor gelebilir. Alışkanlıklarınız, içinde olduğunuz yere ve önünüzdeki işaretlere göre değişir.
Eve servis firmalarının bu kadar başarılı olma sebebi budur. Belirli bir süre içinde istediğiniz şeyi evinize getirmeyi taahhüt ederler. Aynı zamanda minimum sipariş tutarları da sizi istemediğiniz ürünleri almaya zorlar. Kütüphanede ve sessiz bir ortamda kısık sesle konuşurken, cafede arkadaşınıza heyecanlı bir şey anlatırken ses tonunuz canlanır. 1936 yılında psikolog Kurt Lewin basit bir denklem kurdu: Davranış = Ortamdaki Kişinin Fonksiyonudur.
Bu denklem iş hayatında da test edildi ve pazarlama öğesi olarak sunuldu. Apple’ın alameti farikası olan bu denklem, kişinin ürüne ihtiyaç duyması değil, ürünü istemesi üzerinde kuruluydu. Bir ürünü gördüğünüzde, hiçbir ihtiyacınız olmamasına rağmen sunumu sebebiyle o ürünü istersiniz.
Bu denklem market alışverişlerinde de kullanılır. Ulaşılması en kolay olan en çok satılması beklenendir. Bu bağlamda en çok kârı getiren ürün en erişilebilir yerde olmalıdır. Aynı şekilde her zaman gramajı yüksek ürün daha ucuzdur. Ambalaj gideri tasarruf getirdiği için böyle olduğu düşünülebilir ama adetli satılan ürünlerde de aynı durum söz konusudur. Bunun sebebi ürünü istediğiniz anda elinizin altında bulunmasıdır. Büyük boy ürünler bitmeyecek gibi gözükür ve daha fazla kullanmanızı sağlar. Aynı şekilde 1 yerine 4 Coca Cola aldığınızda, daha fazla Coca Cola içme isteğiniz olacaktır. Haftada 2 şişe kola içerken, 4’e hatta günde bire çıkartabilirsiniz.
Bilinilirlik ve kolay ulaşılabilirlik her zaman önemlidir. Starbuck’s'a her yerde olduğu için gidersiniz, yurtdışında McDonalds ve Burger King’e bildiğiniz için gidersiniz. Bir şeyi daha önce denediniz ve memnun kaldıysanız tekrar gitmeniz için sebebiniz var demektir. Her canlının dünyayı algılamak için yöntemleri vardır. Bazı yerlere yemeği beğendiğiniz, bazı yerlere hizmeti sevdiğiniz veya sırf bir arkadaşınız tavsiye etti diye gidersiniz. Dünyayı görme, işitme, koku, dokunma ve tat duyularıyla algılarız. Bir de bilinçsiz algıladığımız durumlar vardır. Sıcaklığın düşmesiyle kıyafetlerimizi değiştirmemiz, susayınca bir şeyler içme ihtiyacı bilinçsiz algıladığımız durumlardır. Ancak bilinçli algıladığımız tüm alışkanlıkları değiştirebilirsiniz.
Her alışkanlık bir işaretle başlar ve göze çarpan işaretleri fark etme olasılığınız daha yüksektir. Müzik aleti çalmak istiyorsanız, buna ulaşmanız zor ise alışkanlık oluşturmanız da zor olacaktır. Çoğu insanın sigarayı bırakamama gerekçesi, kolay erişmesidir. Bunu tersine çevirerek alışkanlık yaratmak istediğiniz şeyleri kolay ulaşılabilir hale getirebilirsiniz.
İnsanın yeme kapasitesi sınırlı olmasına rağmen açık büfeler bizi her zaman cezbeder. Halbuki amaç güzel bir yemekse beklemiş yiyeceklere nazaran A la carte daha lezzetli ve sağlıklı bir tercihtir. Ancak açık büfede çok önemli bir ayrıntı vardır. Siz yemeği değil, yemeğiniz sizi bekler.
Ortamınızı yeniden tasarladığınızda tercih ettiğiniz alışkanlıklarınızı belirgin hale getirmek için aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.
Kitap okumayı artırmak istiyorsanız, kitabınızı görünür bir yere koyun.
Su içmenizi artırmak istiyorsanız, şişe kullanın ve çalışma masanıza koyun.
Sağlıklı beslenmek istiyorsanız atıştırmalık almayın.
Bir alışkanlığı bu şekilde kazanacağınız gibi, bu stratejiyi bırakmaya çalıştığınız alışkanlık için de kullanabilirsiniz. Aynı şekilde bırakmaya çalıştığınız alışkanlığa ulaşmanızı zorlaştırın.
Kola içmeyi azaltmak için eve kola almayın, dışarıda yemeğin yanında su için.
Sigara içmeyi azaltmak için sigara tabakası alın ve paket yerine 1-2 sigara taşıyın.
Para harcamayı azaltmak için kredi kartı limitlerinizi düşürün.
Kendi dünyanızın sadece tüketicisi değil, tasarımcısı olun.
Kendi dünyanızı tasarlarken evinizi ve ofisinizi de buna yönelik olarak değiştirebilirsiniz. Evde kendi düzeninizde bardaklarınızın, temizlik malzemelerinizin durduğu yer bellidir. Hatta koltuğun TV izlediğiniz köşesi yatağın hangi tarafına yattığınız bile bellidir. Yatmadan önce düşünmezsiniz. İşte ortamınızı tasarlarken nesnelerle bu şekilde ilişki kurduğunuzda, görünür kılmak ve görünmez kılmak daha kolay olacaktır. Yeni bir ortam, yeni alışkanlığı oturtmanızı sağlar.
İSBİKE ile bisiklete binmeye başladım. İSBİKE uygulamasında bisiklet olup olmaması benim için karar anı. Eğer bisiklet varsa eşofmanlarımı giyip yaklaşık 10 KM bisiklete binerim. Ancak yoksa evde otururum. Ben de İSBİKE uygulamasını açmadan önce eşofmanlarımı giymeye başladım, bu sayede eğer bisiklet yoksa yürüyüşe çıkıyorum. Karar anında yaptığım küçük bir değişiklik eylem adımlarımda büyük bir değişikliğe yol açtı. Bisiklete binmek ve evde oturmak arasındaki karar anını, bisiklete binmek ve yürümek arasında değiştirdim. Bunu hayatın her anına uygulayabilirsiniz. Eğitim almak veya dizi izlemek, dışarıdan yemek söylemek veya evde yapmak, Merdivenleri veya asansörü kullanmak gibi seçimler yol ayrımıdır.
Karar anları bulunduğunuz ortamlarda da bağlantılıdır. Sağlıklı beslenmeye karar verdiğinizde bir kebapçıda yiyeceğiniz salata sizi tatmin etmeyebilir. Bu yüzden kararınızı (kebapçıya girmek), ortama göre değiştirmeniz gerekebilir. Otomatik olarak yaptığınız alışkanlıklar sizin karar anlarınızla çakışabilir. Beğenmediğiniz bir filmi sonuna kadar izlersiniz veya birkaç dakika diye aldığınız telefonu 20 dakika sonra yerine bırakabilirsiniz. Alışkanlıklar, onu izleyen bilinçli kararları etkileyen otomatik tercihlerdir. Bir alışkanlık saniyeler içinde tamamlansa da saatler boyunca atacağınız eylemleri biçimlendirebilir.
Bir değişiklik yapmaya çalışırken başarılı olamamanın en büyük nedeni, çok şeyi aynı anda yapmaya çalışmaktır. Bir kitaba başlarken bütün sayfaları aynı anda okumaya değil, baştan itibaren bölüm bölüm okumaya başlarsınız. Bunu aynı şekilde alışkanlıklarınız için de yapabilirsiniz. Kaynak dosyada, Yabancı Dil Öğrenmek ve Daha Az TV İzlemek için karar anlarınızı bölüm bölüm nasıl oluşturabileceğinizi görebilirsiniz.
Çoğu zaman hayır demenin en kolay olduğu 2 grup bulunur. En yakınlarımız ve en uzaklarımız. Bunlar dışındaki tüm gruplara HAYIR demek gerçekten çok zordur. İş arkadaşlarımız da bu gruba dahildir.
Daha kolay hayır demek için ilk uygulayabileceğiniz teknik daha yavaş evet demektir.
Ne kadar yavaş evet derseniz o kadar düşünme fırsatınız olur.Herhangi bir taahhütte bulunmadan önce de düşünmek çoğu zaman hayat kurtarır.
Aynı zamanda daha yavaş evet demek size merak ettiklerinizi sorma şansı da verir. Kişinin size gelmeden önce kimlerden destek istediğini, konunun ne kadar acil olduğunu ve sizden ne yapmanızı istediklerini sorabilirsiniz.
Ayrıca istenenen şeyin kapsamını, son teslim süresini öğrenebilir. İşin tümünü yapmaktansa en azından bir kısmını yapabileceğinizi söyleyebilirsiniz. Bu sorular hem işe ilgili gözükmenizi sağlayacak, hem de hayır demeniz durumunda kişiyi başınızdan savdığınız hissini oluşturmayarak sosyal ilişkilerinizi güçlü tutacaktır.
Daha yavaş evet demek, bir şey yapmadan önce meraklı konumda kalmaya istekli olmaktır.
Zihne kodlanmış bir alışkanlık, alakalı bir durumun ortaya çıktığı her an kullanıma hazırdır. Sosyalleşmek için alkol kullanma alışkanlığınız varsa, seneler geçse bile sosyal olmak istediğiniz zamanlarda alkol kullanırsınız. İşaretler uzun zamandır kullanmasanız da benzerlik gösterir. Çok büyük öz kontrole sahip gözüken insanların tek farkı baştan çıkarıcı durumlarla daha az zaman geçirmeleridir. Dayanıklılık, azim ve irade başarı için gereklidir ama bu özellikleri geliştirmenin yolu daha disiplinli bir ortam yaratmaktan geçer.
Kötü hissettiğiniz için abur cubur yer, abur cubur yediğiniz için kötü hissedersiniz. Kilolu birisine kilolarının onu daha kötü sağlık sorunlarına götürebileceğini anlatmak kaygı düzeyini artırır ve daha çok yemesine sebep olur. Sonuç hep aynıdır, kontrolden çıkmaktır. Bir alışkanlığı aşabilirsiniz ama unutmanız çok olası değildir. Olumsuz bir ortamda, olumlu alışkanlıklara tutarlı bir şekilde bağlı kalmanız olası değildir. Kötü alışkanlıkları kaynağından kesmeniz daha doğru bir yöntem olacaktır.
Bir işe odaklanmanız gerekiyorsa, telefonunuzu birkaç saatliğine farklı bir yerde bırakabilirsiniz.
Sürekli yetersizlik hissediyor ve arkadaşlarınızı kıskandığınızı tetiklediğini düşünüyorsanız, Sosyal medya hesaplarınızı kapatın. Yetersizlik duygusunun size neler sağladığını düşünün. Kendinizi sürekli kıyaslamayın.
Harcamalarınızı azaltmak istiyorsanız, kredi kartı limitlerinizi düşürün veya dışarı çıkarken evde bırakın. Internet alışverişlerine kapatmak da bir yöntemdir.
Geçenlerde Sapiens isimli bir kitap okudum. Kitap, en basit tabiriyle insan ırkının dünyada var olduğu tarihten, günümüze kadar olanların bir özeti. Ve bu kitapta bir bölüm dikkatimi çekti. Bu bölümde yazar Şeker, Tuz ve Yağa neden bu kadar düşkün olduğumuzu açıklıyordu. Atalarımız bir sonraki öğünü yiyip yiyemeyecekleri belli olmadığı için, kalori ve lezzet açısından zengin bu ürünleri yiyebilecekleri kadar çok yerlermiş. Genetik kodlamadan dolayı da hala beynimiz bu besinlere yüksek değer biçiyor.
Yiyecek endüstrisi ise bu genetik kodlamayı daha çekici ürünler geliştirmek için kullanır. Patates cipsindeki gevreklik ve ısırdığınızdaki çıtırtı hissi, kolanın buz gibi görünüşünü ideal durumda tutmak ve geliştirmek için milyonlarca dolar harcanmaktadır. Bir Magnum ısırdığınızda çıkan ses reklamdaki gibi değildir. Ya da aldığınız ayakkabı uzun süre aynı görünümünü korumaz. Reklamcılar, ideal ışıklandırma, video ve Photoshop hileleriyle bizim için zaten cazip özellikleri abartırlar. Dürtülerimiz ise bunları alışkanlıklara dönüştürür.
Her davranışın içinde yüzey seviyesinde isteği, bir de altta yatan daha derin bir güdüsü vardır. Örneğin, çok hararetli olduğumda bir kola içmek isterim. Bana neden kola içmek istediğimi sorsanız “Çok susadığımı ancak, bunu gidermek için Kola içmek istediğimi” söylemem. Çünkü bunun için su daha doğru bir seçenektir. Ama aslında kola içmeye motive olmam, tadını sevdiğim içindir. Altta yatan güdü su içmekken, kola içmeye dönüşmüştür.
Aslında teknolojinin bize ihtiyacımız olmayan bütün donanım ve yazılımı sunup, karşılığında bunun için bir ihtiyaç yaratması bu güdülere bağlıdır. Alışkanlıklar bu güdülerin yarattığı çağrışımlardan oluşur. Stres atmak için sigara içme gibi bir çözüm geliştirdiyseniz, sürekli buna başvurursunuz. Ancak bahçeyle uğraşmayı seçtiğinizde stres hissettiğinizde bahçeye yoğunlaşırsınız. Bir işareti geçmişteki tecrübenize göre sınıflandırır ve ona uygun tepkiyi saptarsınız.
Davranışlarınız tahminlere bağlıdır. Tahminlerde duygulara. Olayı nasıl algıladığınızla davranışınız farklıdır. Sigara kokusundan tiksinen biri stresten kurtulmak için sigara içmeyi düşünmez bile. Alışkanlıkları olumlu duygularla ilişkilendirdiğinizde çekici gelir. Bu öngörü sayesinde kötü alışkanlıkları lehinize çevirebilirsiniz.
Eski alışkanlıklarınızı tanımladığınızda neyi bırakmaya çalıştığınızı bilirsiniz. Tetikleyiciyi netleştirdiğinizde ve kötü alışkanlığı belirlediğinizde artık yeni davranışı tanımlayabilirsiniz.
… yerine, … davranışını yapacağım şeklinde bir tanım veya kötü alışkanlığı zorlaştırma tekniğini kullanabilirsiniz.
Ajansta çalıştığım dönemde müşterilere teslim tarihi verirdik. Ancak her zaman en geniş zaman aralığına sahip projelerin teslim süresi uzardı. Bunu profesyonel yaşamda siz de yaşamış olabilirsiniz. Zamanın çok olması bizi daha geniş ve rahat çalışmaya iter. Burdaki kötü alışkanlığımız “çok zaman var, nasıl olsa hallederim” düşüncesidir. Psikologların Bağlılık Aracı adını verdiği tekniği kullanarak bunun önüne geçebilirsiniz.
Sosyal medyada daha az zaman geçirmek için, cep telefonunuzun internet paketini düşürebilirsiniz.
Gelirinizi artırmak için yeteneklerinizi geliştireceğiniz işlere yönelebilirsiniz.
Yediğiniz yemek miktarını azaltmak için sipariş verdiğiniz esnada garsondan yemeğin yarısını paket yapmasını isteyebilirsiniz. Bunu elbetteki yemeğin sonunda da yapma ihtimaliniz vardır ama “sadece yarısını yemek için” kendinizi şartlandıramayacağınızdan; başta söylemek en iyisidir.
Her zaman ücretsiz bir etkiliği iptal etme şansınız daha yüksektir. Eğer başlamaya çalıştığınız alışkanlık başka birinin sağladığı hizmete bağlıysa bu hizmeti satın alıyor olmanız, alışkanlığa başlamanıza yardımcı olacaktır. Şu ana kadar yaptığım hiçbir ücretli koçlukta iptal yaşanmazken, ücretsiz koçluklarda bunu çok yaşadım.
Alışkanlıklarınızı yönetmeniz için teknolojiyi kullanabilirsiniz. Otomatik ödemeler size zaman kazandırır. Çoğu zaman faturanın ne kadar olduğunu bile bilmeden ödeme gerçekleşir. Aynı şekilde eğer kiranızı da otomatik ödemeye bağlarsanız buna harcayacağınız zamanı azaltırsınız. Bazı bankalar bildiğiniz gibi EFT/Havale ücreti alır. Bu size sağlanan kolaylığın bedelidir. Aynı şekilde farklı ATM’den para çektiğinizde de aslında 3-4TL’ye zaman satın almış olursunuz.
Amerika’da video kaset kiralayarak sektöre giren daha sonra DVD ve Online’a dönen Blockbuster firması 2010 yılında iflas etti. Aynı şekilde istediğiniz filmi izlemenizi sağlayan iTunes’da AppleTV ve AppleMusic’e döndü. Netflix ise aylık belirli bir ücret sunarak size istediğinizi izleme özgürlüğü verdi. Aslında hiç izlemeyeceğiniz filmlerin olduğu bir havuzdan seçme özgürlüğünüzün olması sadece 1 kere izlemek için para vereceğiniz filme göre daha caziptir. Bugün internet paketim için aylık 109TL verirken, Netflix için 79TL vermem bu özgürlüğün bedelidir. Aynı daha önce anlattığım açık büfe mantığı gibi.
Sosyal medyada daha az zaman geçirmek istiyorsanız uygulamaları telefondan silebilir ya da telefonda kısayollarını değiştirebilirsiniz. Ulaşmanız ne kadar zor olursa kurtulmanız o kadar kolay olacaktır.
Çocuğunuzun tablette geçirdiği süreden şikayetçiyseniz, şarj kablosunu ona belirli günlerde verip, şarj süresi kadar kullanmasını sağlayabilirsiniz. Kola içmeyi azaltmak istiyorsanız daha büyük şişeler yerine kutu alıp, buzdolabında her zaman görmeyeceğiniz bir yere koyabilirsiniz. Aynı şekilde çalışırken telefona bakmamak için bildirimlerinizi de kapatabilirsiniz (tabi telefondan çalışmıyorsanız).
Internet alışverişlerinizi azaltmayı planlıyorsanız size hiç ihtiyacınız olmayan ama ihtiyaçmış gibi gözüken e-posta bildirimlerini almak ya da gezdiğiniz internet sitesinde senede 1-2 kere giyeceğiniz bir kıyafeti görmek kötü alışkanlığınızı kaybetmenizi sağlamaz. Bu yüzden alışveriş uygulamalarının bildirimlerini kapatmak ve mail bültenlerinden çıkmak iyi bir fikirdir.
Kaynaklar dosyasında görebileceğiniz İyi Alışkanlıkları Sabitleyen Tek Seferlik Eylemler için yatırım maliyetiniz daha yüksektir ama karşılığında aldığınız hizmet uzun vadede daha uygundur.
Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak için radikal çözümler de bulabilirsiniz. Bir danışanım PlayStation oynama alışkanlığını azaltmak için PlayStation şifresini eşinden alıyordu. Eşi de her şifre verdiğinde bir ev işi ödevi de veriyordu. Elinizdeki teknolojiyi kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak için kullanabilirsiniz. Hatırlatıcılar, otomatik script düzenleyicileri, Excel’deki formüllerin hepsi hayatınızı kolaylaştırmak için vardır. Lehinize işlediğinde otomasyon iyi alışkanlıkları kaçınılmaz, kötü alışkanlıkları imkansız kılabilir. Gelecekteki davranışınızı sabitlediğinizde, içinde bulunduğunuz anda otomatik alışkanlık irade yerine devreye girer.
Çevremdeki veya danışanlarımda çok sık karşılaştığım bir serzeniş, yeni bir şey yapmak istediklerinde istedikleri gibi bir sonuç alamadıkları için bunu eyleme geçirmemeleri. Mükemmeli ararken hiçlikte kaybolmaktansa, mükemmele doğru eyleme geçmek daha doğru olabilir.
Kafanızda sürekli “şunu yapacağım, bunu halletmeliyim, hazırladığım sunuma ekleyeceğim” şeklinde fikirler uçuşuyorsa bu harekettir. Ancak bu fikirleri eyleme dökmediğinizde ya da sonuçlandırmadığınızda hareket olarak kalacaktır. Spor salonuna kaydolmanın hiçbir önemi yoktur, oraya ne kadar gideceğiniz önemlidir.
Peki, hareketlerin eyleme geçmemesinin sebebi nedir?
Bir şeyi yapmadığınızda başarısız olma ihtimaliniz 0(sıfır)dır. Takdir almasınız bile ama çoğu kişi eleştiri almama ihtimalini sever. Bu korkulardan dolayı aslında eyleme geçmeyerek başarısızlığı erteleriz. Ayrıca, fikirlerin hala kafanızda olması bir şeyleri hallettiğiniz, halledeceğiniz hissini verir. Bir işi yapmamızın sebebi “müdürün istediği, kariyerinizde yükselmek, takdir kazanmak, kovulmamak” gibi sebeplere bağlıyken; aklınıza gelen fikirlerin böyle bir sebebi yoksa ertelersiniz. Fikirleri alışkanlık haline getirmek veya alışkanlıklarınıza bunu uygulamak için tekrara başlamak kilit noktadır.
Kusursuzluğa ulaşmak sizi yavaşlatır. Ne kadar pratik yaparsanız, o kadar ustalaşırsınız.
Şu an çok iyi yaptığınız bir şeyi düşünün. Araba kullanmak, yemek yapmak, bilgisayarda yazı yazmak vb. gibi.
Bu yaptığınız yetkinliği ilk defa yapmaya başladığınızda bu kadar iyi miydiniz?
Bilgisayar programlarını ele alalım; Excel’de formülleri kullanıp daha önce 1 saatte yaptığınız işi, şu anda 10 dakikada yapıyor olabilirsiniz. Bu işleri o kadar çok yapmışsınızdır ki, artık GÖZÜ KAPALI yapar hale gelmişsinizdir. Her yaptığınız tekrar eylemi otomatik hale getirmiştir.
Bütün alışkanlıklar davranışa doğru giden bir yol izler. Yeni bir alışkanlık yerleştirmek için tekrar, zamandan daha önemlidir. Alışkanlığın oluşması için geçen zamandan daha önemli olan şey, onu ne kadar sıklıkla tekrarladığınızdır. Bu yüzden pratikte yeni bir alışkanlığın yerleşmesinin ne kadar süreceği önemli değildir. Bir gün çayı şekersiz içmeye karar verdim ve o günden beri şekersiz içiyorum. Bunu 15 yıldır sürdürüyorum, kaç bardak çay içtiğimi hatırlamıyorum bile. Ama ilk bardaktan itibaren tekrarladığım bir alışkanlık olduğu için şu an otomatiğe dönüştü. Bir alışkanlık edinmek için onun pratiğini yapmalısınız. Pratik her zaman planlamadan daha etkilidir.
Hayatım boyunca sadece Ortaokul 2. Sınıfa giderken sigara içmeyi denedim. Çünkü en yakın arkadaşım içiyor, ben de onun yanında olmak istiyordum. Asıl saçma olansa o yıllarda alerjik bronşit hastası olmam ve nefes darlığı çekmemdi. Eğer lisede farklı bir lisede okumayıp evime yakın olan lisede okusaydım muhtemelen sigara içmeye devam ederdim. Uyum sağlamak, başkalarıyla bağ kurmak ve yaşıtlarımızın saygı ve onayını kazanmak isteriz. İnsan bir sürü hayvanıdır. İlk alışkanlıklarımızı seçmez, taklit ederiz. Arkadaşlar, okul, iş gibi ortamlarda toplum tarafından dağıtılan senaryoyu uygularız. Çoğu zaman gruba ayak uydurmak yük gibi gelmez, hatta bunu isteriz. Davranışlar uyum sağlamanıza yardım ettikleri zaman çekici gelir. Yakın, çok ve güçlü olan grubun alışkanlıklarını taklit ederiz.
Yakın Olanı Taklit Etme
Yakınlığın davranışlar üstünde çok güçlü bir etkisi vardır. Ebeveynlerinizin huylarını ya da yakın dostlarınızın alışkanlıklarını siz de alırsınız. Çok sevdiğim bir abim yemek yenirken ağız şapırdatılmasından nefret ederdi, o zamanlar olmamasına rağmen şu an bende de bu huy var. Yakınlık durumu arttıkça davranışların bazılarını tekrarlama olasılığımız doğru oranda artar. Daha iyi alışkanlıklar kazanmak için yapılacak en iyi şey o alışkanlığın normal davranış olduğu bir kültüre katılmaktır. Bu durumda da kendinizi ortalama aykırı hissetmemek için genelde bir arkadaşımızla gitmeyi tercih ederiz.
Çok Olanı Taklit Etme
Bir iş yerine yeni başladığımızda çay/kahve alırken bile insanları takip ederiz. Yemeğe çıkarken gruba uyarız. Aynı şey nasıl davranacağımızı bilmediğimiz tüm durumlarda geçerlidir. Rehberlik etmesi için gruba bakarız. Aynı bir ürün alırken kullanıcı yorumlarını okuduğumuz gibi. Kültürün özüne karşı durmak ekstra bir çaba gerektirir ve her alışkanlık için geçerli olmaz.
Güçlü Olanı Taklit Etme
Havalı olmak, iktidar sahibi olmak dünyanın her yerinde önemlidir. Kariyerimizde yükselmek, sınıfta başkan olmak, güce sahip olmak isteriz. Bize saygı, onay, statü kazandıran davranışlar bizi çeker. Başarılı insanların davranışlarını kopyalamak isteriz çünkü başarıyı arzularız. Reklamlarda gösterilen “şu parfümü kullanırsan, kadınlar etkilenir” bu arabayı kullanırsan “statü sembolü olursun” alt temalı mesajlar bu dürtümüzü harekete geçirir. Aynı şekilde statümüzü düşürecek davranışlardan da çekiniriz. Bir iş yemeğine paspal kıyafetlerimizle gitmeyiz mesela. Bir davranış bize onay, saygı ve övgü kazandırıyorsa onu cazip buluruz.
Bize hangi davranışların cazip geleceğini içinde yaşadığımız kültür belirler.
Yakın olan, Çok olan ve Güçlü olan grubun sosyal alışkanlığını taklit etmeye yakınızdır.
Daha iyi alışkanlıklar için arzulanan davranışın, normal davranış olduğu gruba katılmak iyi bir yoldur.
Çoğu zaman tek başına haklı olmaktansa, grupla yanılmayı tercih ederiz. (Peçete veya kağıt mendil yerine SELPAK deriz)
Şimdi sizlerle bir uygulama yapacağız. Eğitimlerimde akılda kalacak sonuçlar elde edebilmek adına uygulamalar kullanmaya önem veriyorum. Sizler de uygulamada edindiğiniz deneyimleri, öğrenme tecrübelerini benimle paylaşabilirsiniz.
Ekranda gördüğünüz çizelgede her yaş grubunda iyi hissettiğiniz zamanları işaretleyin. İyi hissettiğiniz, olumlu ve güçlü sonuçlar elde ettiğiniz zamanları hangi yaş aralığında yaptınız bunların tümünü işaretleyin ve puanlama yapın. Tatmin duygunuzun yüksek olduğu zamanlar için 10, pek de iyi olmayan zamanlar için 1 puan sistemini kullanabilirsiniz.
İnişte olduğunuz zamanlar varsa, ard arda yanlış kararlar verdiğiniz zamanlar varsa bunları da ayrı olarak belirtin. Her deneyiminizi hatırlamaya çalışın.
Çıkan tabloda,
İniş ve çıkışlar düzensizse, yani bir iyi bir kötü zaman varsa; amacınız doğrultusunda hareket etme konusunda zihniniz karışık demektir.
Eğer zaman çizelgesinde iyi zamanlarla ilgili çok az puanlama varsa, hiç risk almamış olabilirsiniz.
Eğer sadece bir veya birden fazla zaman aralığı işaretlediyseniz bu zaman aralıklarını daha yakından inceleyebilirsiniz.
İnişler çoğunluktaysa, aldığınız riskleri ne kadar iyi değerlendirdiğinizi, güvendiğiniz kişileri gözden geçirebilirsiniz. Bu inişleri deneyime çevirmek için hala geç değil, deneyime çevirebilirsiniz.
İyi zamanlarınızla ilgili kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Bu zaman aralıklarını iyi olarak seçmenize sebep olan şeyler nelerdi?
O zamanlarda nerdeydiniz, neler yapıyordunuz?
Etrafınızda ne tür insanlar vardı?
Elde ettiğiniz iyi, olumlu sonuçlar ne şekilde ortaya çıkıyordu?
Bu olayı sizin için tatminkar yapan ana sebep neydi?
Neler öğrendiniz?
Yaşadığınız olaylarda ne tür benzerlikler gördünüz?
Kötü zamanlarınızla ilgili de şu soruları sorabilirsiniz?
Acı çektiğiniz bu zamanlara sebep olan şey neydi?
O zamanlarda nerdeydiniz, ne yapıyordunuz?
Etrafınızda ne tür insanlar vardı?
Ne gibi hatalar yaptınız?
Neler öğrendiniz?
Daha neler öğrenmenize gerek var?
Yaşadığınız olaylarda ne tür benzerlikler gördünüz?
Bu soruların tümüne cevap verdikten sonra “Amaçlarım doğrultusunda olduğum zamanları …. Borçluyum” cümlesini verdiğiniz cevaplara göre doldurun.
Amaçlarım doğrultusunda olduğum zamanları eşime borçluyum.
Amaçlarım doğrultusunda olduğum zamanları eski müdürüme borçluyum.
Amaçlarım doğrultusunda olduğum zamanları disiplinli çalışmama borçluyum.
Gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Cevapların çokluğu konusunda kendinizi sınırlamayın.
Etrafınızdaki kişiler veya kendi yetkinliklerinizi ortaya çıkartan bu çalışma sonucunda artık başarılı olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Kendi içsel dünyanızın derinliklerinde yatan değerlerle, hayat amacınızı gerçekleştirebilirsiniz. Aynı şekilde sizinle benzer amaçları paylaşanlarla da işbirliği içinde olabilirsiniz.
Sonu tatmin edici olduğunda eylemi tekrarlamaya daha yakın olduğumuz gibi sonu acı verici olduğunda da o eylemden kaçınırız. 2015 senesinde Yunanistan ziyaretimde otobüsle gittiğim için eşofman giymiştim. Mola verdiğimiz Kavala’da tur otobüsüne yetişmek için koşarken telefonum düştü ve ekranı kırıldı. O günden sonra cebimde telefonla koşacak olsam her zaman bir elimle telefonumu tutarım. Eşofmanım hala duruyor ama cebine fermuar diktirdim. Aldığım eşofmanların da fermuarlı olmasına dikkat ediyorum. Bir acı verici olay ne kadar alışkanlık kazandırmış değil mi?
Sonuçlar ciddi olunca insanlar daha hızlı öğrenir.
İyi alışkanlık kazanmak için alışkanlık sözleşmenizi acıya ve cezaya bağlayabilirsiniz. Nasıl ki, polis gördüğümüz zaman kurallara uymaya dikkat ediyorsak, alışkanlıklarınıza uymamanızı cezaya bağlamak ona uymanızı sağlayacaktır. Bunun için arkadaşlarınızdan, ailenizden, partnerinizden destek alabilirsiniz.
Koçlukta uyguladığımız ve Hayatla Konrat Yap! Eğitiminde detaylı olarak görebileceğiniz stratejik planlama yöntemini kullanabilirsiniz.
Hedefe ulaşacağınız adımları tek tek yazıp, uymadığınız adımlara ceza koymak ve bunu kontrol edecek bir kişi ihtiyacınız olan tek şeydir. Ahmet’in enstrüman çalma ile ilgili bir alışkanlık oluşturmaya çalıştığını varsayalım. Ahmet, Müzik öğretmeni ve sevgilisi arasında bir sözleşme hazırlar.
”8 ay sonunda arkadaşlarımın davetli olduğu bir konser vereceğim. Ve en az 15 şarkı çalacağım”
Bir hafta nota öğren
Derslere başla ve akort basmayı öğren
Parça pratikleriyle dersi destekle
Dersleri aksatma ve her gün yaptığın şeyleri bir kağıda yaz.
Bu 4 maddeden yerine getirmediği her madde için Ahmet, kız arkadaşına değeri 200TL yi geçmeyecek bir hediye alacaktır.
Üçü de sözleşmeyi imzalar ve anlaşma yürürlüğe girer.
Bu biraz resmi gibi gelse alışkanlıkları oturtmak için ciddi bir yöntemdir. İsterseniz süreci anımsatıcılar, hatırlatıcılarla da zenginleştirebilirsiniz. Sözleşmeye Ahmet’in, maddelerden birini atlaması durumunda sosyal medyada paylaşım yapılması da eklenebilir. Cezaları siz belirlediğiniz için uymanız kolay olacaktır.
Etrafımızdakilerin görüşünü önemseriz.
Statümüzü korumak bizim için önemlidir.
Aynı zamanda başkasının sizi izlediğini bilmek, motivasyonunuzu artırır.
Bir eylemin veya eylemsizliğin bedeli ne kadar ağırsa onu hatırlamanız o kadar kolaydır.
Başarı ihtimalinizi en üst seviyeye çıkarmanın yolu, rekabet alanınızı doğru seçmektir. Bu spor ve iş dünyasında olduğu kadar alışkanlıkların değiştirilmesinde de geçerlidir.
Dilerseniz Kazanmak İçin Doğru Seçimler: SWOT Analizi eğitimini alarak, kendi SWOT analizinizi kendiniz yapabilirsiniz.
İnsanların hepsinin farklı becerileri vardır. Bazı beceriler geliştirilebilir. Bir işte yükselmek, zirvede olmak yetenek gerektirdiği kadar, görev için uygunluk da gerektirir. Yeteneklerinizin farkında olduğunuzda genler ve şans kaderinizi tayin etmez. Alışkanlıkları sadece kişilik özelliklerine göre belirleyemeyiz. Çıkarılması gereken en önemli sonuç, kişiliğinize uygun alışkanlıklar inşa etmenin daha uygun olduğudur. Avantajlı olduğunuz durumları kullanarak alışkanlıklarınızı inşa edebilirsiniz.
Alışkanlıklarınızı inşa ederken ekrandaki soruları cevaplamanız yardımcı olabilir.
Başkalarına iş gibi, ancak size eğlence veren şeyler neler?
Neyi yaparken zaman su gibi akıp geçiyor?
Hangi ortamda daha büyük geri dönüşler alıyorsunuz?
Size ne doğal geliyor?
Sizin de ilgi duyduğunuz alanda en iyisi olmanıza gerek yok. İyilerden biri olmanız yeter. Başarı şansınızı azami düzeye çıkarmanın sırrı, rekabet alanını doğru seçmektir. Doğru alışkanlıklarla bunu desteklediğinizde ilerleme kolay olacaktır. Ancak alışkanlıkları yanlış seçerseniz hayatınız zorlaşır. Oyun oynamak size kolay geliyorsa eSporcu olabilirsiniz, ancak yazılımcı olmak istiyorsanız oyun oynadığınız zamanı kod öğrenmeye ayırmanız ilerlemenize yardımcı olacaktır.
Cep telefonunuza mutlaka bir oyun yüklemişsinizdir. Oynadığınız oyun ne sizi zorlayacak kadar karışık, ne de sizi sıkacak kadar kolay olmalıdır. Karşınızdaki yapay zeka kendini sizin seviyenize göre programlar. Motivasyonu korumanın ve zirve düzeyde arzuya ulaşmanın yolu “tam altından kalkılabilir zorlukta” görevlerdir. Başarıyla yaptığınız her görev motivasyonunuzu artırır. Bir şeyi yaparkenki o keyif anınız öncesindeki endişenizi ve sonrasında başarısızlık korkunuzu düşünmenize engel olur. Bir süre sonra yaptığınız eylem sıradanlaşıp sıkıcı hale gelecektir.
Şu an yaptığınız işi düşünün. Çalışma ortamına ilk defa girdiğinizde, işi öğrenmeye başladığınızda, yapıp yapamayacağınıza dair endişe vardır. Ancak sayısız kez yaptıktan sonra işi otomatik olarak yapmaya başlarsınız. İlk başlarda bu başarısızlık duygusunu ve endişeyi yenmek keyif verse de sonrasında aynı rutini tekrarlamak monotonluk hissi verecektir. Ustalık pratik gerektirir. Ancak bir şeyin pratiğini ne kadar çok yaparsanız o kadar rutin ve sıkıcı olur. Olay bu monotonluk hissini yenerek, eylemi her gün yapmaktadır.
Herkesin söylediğinden farklı bir şey söylemem sizi şaşırtmıştır. Herkes tutku, motivasyon ve heyecan duymaktan bahseder. Ancak başarılı insanlar da bunların eksikliklerini hissedebilir. Bize keyif vermeyi bıraktıkları zaman alışkanlıklarımızdan sıkılırız. Hiçbir şey yapmak istemediğiniz zamanlarda yani bu duyguların hiçbiri yokken, yaptığınız alışkanlığa ne kadar bağlı kalırsanız monotonluk hissetmeniz o kadar zor olacaktır.
İstediğinizi bazen elde edebilir, bazen edemezsiniz. Tatmin yaşamak için “kazanmaya” ve arzu duymak için “istemeye” ihtiyacınız vardır. Bir bilgisayar oyununda bir bölümü geçmekte zorlanıyorsanız o oyunu oynamayı bırakırsınız. Bakkalda istediğiniz ürünleri her gittiğinizde bulamazsanız, o bakkala gitmezsiniz. Bir alışkanlığa başlar ve bağlı kalırsanız, günün birinde bırakacağınıza garanti verebilirim. Hiçbir şey yapmak istemediğiniz günler, spora gitmediğiniz zamanlar ve diyetinizi bozduğunuz anlar olacak. Ancak bu eğitimdeki bilgiler ile profesyonel bakış açınızı birleştirdiğinizde bu alışkanlığa kolayca başlayabileceksiniz.
Unutmayın asla ikiden fazla ertelemeyin.
Profesyonel bakış açısına sahip olan kişiler hedeflerine ve gerçekleştirmek istediği hayallere planlarına sadık kalarak ulaşacağını bilir. Amatörler ise hayatın mecburiyetlerine takılıp, rotadan çıkar. Bir alışkanlık sizin için gerçekten önemli olduğunda ona her ruh halinde bağlı kalmaya istekli olmalısınız. Yan gelip yatmak yerine, bir şeyler yaptığınız hiçbir gün pişman olmazsınız. O an keyif almasanız da defalarca yaptığınızda sonsuz şekilde mutlu olursunuz. Motive olmuşken herkes çok çalışabilir, önemli olan rutin ve sıkıcı hissederken de çalışmaya ara vermemektir.
Profesyoneller programa bağlı kalır, amatörler hayatın araya girmesine izin verirler.
İyi alışkanlıklar geliştirmenin bir bedeli vardır. Bir alışkanlık otomatize olduğunda, düşünmeden yapar hale geldiğinizde onu nasıl daha iyi yapacağınızı düşünmeyi bırakırsınız. Alışkanlıkları düşünmeden yapmak iyi birşeydir. Ancak dezavantajı küçük hataları görmezden gelmeye başlamanızdır. Rutin alışkanlıklarda bu işe yarasa da komplike alışkanlıklarda performans eksikliklerine yol açabilir. Müşteri hizmetleriyle ilgili bir sektörde çalışıyorsanız, telefonla konuşurken klavyeye bakmadan yazabilmek önemli bir alışkanlıktır. Bu ustalıkla gelişen bir yetenektir.
Alışkanlık + Kasıtlı Pratik = Ustalık
Formülü beceriyi içselleştirip yeni alışkanlığı odak noktanıza yerleştirmenize yardımcı olur. Kasıtlı pratik ile yapılan tekrarlar sizi alışkanlığınızda ustalaştırır.
Alışkanlıklarınızı zaman zaman gözden geçirmek korumanıza yardımcı olur. Aynı büyük şirketlerin her 3 ayda bir yaptıkları gibi, alışkanlıklarınız için de yıllık periyotlarda gözden geçirme yapabilirsiniz.
Hangi alışkanlıkları yaptığınızın dökümünü yaptıktan sonra, aşağıdaki soruları sormanız faydalı olacaktır.
Bu yıl neler iyi gitti?
Bu yıl neler iyi gitmedi?
Neler öğrendim
Bir sonraki gözden geçirmenizi 6 ay sonra yaparak aşağıdaki 3 soruyu cevaplandırabilirsiniz.
Hayatımı ve işimi yönlendiren esas değerler nelerdir?
Şu anda bütünlük konusunda nasıl yaşıyor ve çalışıyorum?
Gelecekte nasıl daha yüksek bir standart belirleyebilirim?
Bu 2 gözden geçirme fazla zamanınızı almayacağı gibi sizin yolda kalmanıza yardımcı olur. Alışkanlıklarınıza dışarıdan bir gözle objektif olarak bakabilirsiniz. Olmak istediğiniz insana dönüşmenize, alışkanlıklarınızın yardımını görürsünüz.
Alışkanlıklar yaratarak, küçük değişikliklerle hayatınızı dönüştürebilirsiniz. Tek bir değişiklik etki etmese de bir noktada bu değişiklikler hayatınızı etkileyecektir. Başlangıçta ödülü hemen almadığınız alışkanlıklar sizin motivasyonunuzu düşürebilir. Olumlu farkındalıklar ve ödüller geldikçe yeni alışkanlıklar oluşacaktır. Başarı varılacak bir hedef ya da aşılacak bir bitiş çizgisi değildir. Süreçleri ne kadar cazip hale getirirseniz, alışkanlık oluşturmak o kadar kolay olacaktır. Kalıcı sonuçlar elde etmenin sırrı, ilerleme kaydetmeye son vermemektir. Küçük alışkanlıklar üst üste eklendiği gibi, birleşerek büyür.
Derste öğrendiklerimizin genel bir tekrarını yapıyoruz ve bir sonraki eğitimde görüşmek dileğiyle sizlerle vedalaşıyorum.
İlk olarak Alışkanlık Nedir diyerek başladık. Alışkanlık, otomatikleşecek kadar çok tekrarlanmış davranıştır. Tetikleyiciyi bulursanız, onu değiştirmek çok daha kolay olacaktır. Basitlik her zaman kolaylık değildir. Basitlik, kısa ve belirginse anlam kazanır.
Büyük Değişimler İçin Bebek Adımları dersinde ise Bir uçağın rotasında %1 lik bir sapma olsa bile yolcuların bunu hissetmeyeceğini ama uçağın bambaşka bir yere ineceği metaforunu gördük. Böylede zamanı neyle beslersek onu katlayabileceğini öğrendik. Olumlu ve olumsuz birleşmeleri nasıl yöneteceğimizi gördük. Daha sonra hedeflerinize ulaşma yolunda Süreç Oluşturmanın Önemine değindik. Hedefler olmadan başarıya ulaşabileceğinizi ancak süreçler olmadan hedeflerin anlamlı olmadığını bir de video izleyerek pekiştirdik.
Bütünsel Gelişim Yolunda İlerleme Nasıldır?
Eğitimi bir Bütünsel Gelişim Uzmanı Profesyonel Koç’tan almanızın avantajıyla Bütünsel Gelişim felsefesini de sizinle paylaştım. Hayatta hiçbir şeyin bedelsiz olmadığını, iyi alışkanlıkların bedelinin hemen, kötü alışkanlıkların ise gelecekte ödendiğini gördük. Bütünsel Gelişim yolunda bir ilerleme kaydedebilmeniz için bir alışkanlığa devam ettiğinizde nasıl bir bedel ödediğiniz ve karşılığında nasıl bir ödül aldığınızı sorgulamanızı size önerdim. Daha sonra ise alışkanlıkları değiştirme sürecindeki katmanları gördük. Ne elde etmek istediğinize değil, kim olduğunuza odaklandığınızda alışkanlıkları değiştirmenin kolay olacağını sizlere anlattım. “Sigarayı bırakmaya çalışıyorum” demekle “Sigara kullanmıyorum” demek arasındaki farkı gördük. Bu konu önemli olduğundan size bir ödev verdim. Lütfen ödevleri öğrenme sürecinin bir parçası olarak görün ve yapın. Elimden geldiğince her ödevi incelemeye ve hepsine özel cevaplar vermeye çalışıyorum. Otomatik Alışkanlıklar ise düşünmeden yaptığımız alışkanlıklardı. Alışkanlıkları tablolaştırmayı ve iyi alışkanlıkları nasıl otomatikleştirebileceğinizi öğrendiniz.
İşaret, İstek, Tepki ve Ödül adımlarını da size anlattım. Bir odaya girdiğinizde saniyenin 10’da biri kadar sürede 4 Basit Adımı nasıl yerine getirdiğiniz konusunda farkındalık kazandınız. Daha sonra birkaç örnek daha verdim. Bu adımları nasıl davranış değişikliğinde kullanabileceğinizi de size aktardım.
Daha sonra ise alışkanlıklarınızı yönetmek için adımları nasıl kolaylaştırabileceğinizi, ödül olarak neler ekleyebileceğinizi görerek Alışkanlık Biriktirme konusunu size anlattım. Dilerseniz siz de kendi alışkanlık biriktirme tablolarınızı benimle paylaşabilirsiniz. Unutmayın yeni bir alışkanlığa başlamak için ayın ilk günü, haftanın ilk günü veya özel bir gün iyi bir seçim olabilir. Aynı şekilde Alışkanlık Biriktirme tekniğinin hayır demeye de nasıl yardımcı olduğunu gördünüz.
Zor alışkanlıklardan keyif almak içinse yapabilirim, ritüelleştirme, 7 saniye, ödüllendirme, kolaylaştırma tekniklerini gördünüz. Bu teknikler de iyi davranışların zahmetini azaltmayı ve kötü davranışların zahmetini artırmayı, ortamınızı eylemlerinize uygun hazırlamayı ve
kolay bir yerden başlayıp, ufak adımlarla ilerlemeyi, gerekirse de çevrenizden destek almayı size sağladı. Motivasyonun hayatımızda ne kadar önemli olduğu ve ortamınızı nasıl başarıya göre tasarlayacağınız da gördüğümüz konular arasındaydı. Kendi dünyanızın sadece tüketicisi değil, tasarımcısı olma yolunda ciddi bir adım attınız.
Hayatla Kontrat Yap! Eğitiminde anlattığım 2 Yol Teoreminin kısa bir özeti olan Karar Anlarıyla Yol Ayrımları dersimizde karar anlarının alışkanlık yönetimine nasıl katkı sağlayabileceğini ve bu anlarda nasıl küçük değişiklikler yapabileceğinizi öğrendiniz. İki örnek ile karar anlarında nasıl değişim yapabileceğinizi sizlere anlattım. Çağımızın önemli sorunlarından hayır diyebilme konusuna da bu eğitimde değindik. Gerçek hayattan yaşanmış örneklerle hayır demenin aslında size neler sağlayacağını sizlerle paylaştım. Daha sonra ise alışkanlığa karşı koymak için hangi motivasyon durumlarında hangi davranışları uyguladığımızı gördük. Böylece bir alışkanlığa karşı koymayı öğrendiniz. Eğitimin başından beri söylediğim “iyi alışkanlıkları kolaylaştırın, Kötü Alışkanlıkları Zorlaştırın” ilkesini nasıl uygulayabileceğinizi bu derste gördünüz. İyi alışkanlıkları sabitleyen tek seferlik eylemlerden, size uygun olanlarını yapabilirsiniz.
Kaplumbağa/Tavşan Hikayesinde ise mükemmeli ararken hiçlikte kaybolmaktansa, mükemmele doğru eyleme geçmenin önemini gördük. Hareketlerin eyleme geçmemesinin sebebini de sizinle paylaştım. Sizlerin de bu dersten sonra eyleme geçirdiğiniz fikirler varsa, benimle paylaşabilirsiniz. Eğer fikirlerinizi eyleme hala geçirmediyseniz Kazanmak İçin Doğru Seçimler: SWOT Analizi eğitimine göz atabilirsiniz. Bu derste de size yapmanız için bir ödev vermiştim. Alışkanlık oluştururken çevremizin rolünü gördüğümüz bu dersimizde ise; Yakın Olan, Çok Olan ve Güçlü Olan grubun davranışlarını taklit ettiğimizi gördük. Çevrenin alışkanlıklarımı yönetmek için nasıl yardımcı olabileceğini de öğrendik. Daha sonra Alışkanlık Günlüğü oluşturmayı ve Alışkanlık Sözleşmesi yapma derslerini gördük. Ayrıca bir de verimli bir uygulama yaptık. Yazılı hale gelen alışkanlıklara uymanın daha kolay olacağını örneklerle farkettik. Başarı şansınızı nasıl üst düzeye çıkartacağınızı Yardımcı Taktikler dersinde, Motivasyonu korumak için “altından kalkılabilir zorlukta görevler” oluşturmayı da Motivasyonu Koruma dersinde gördünüz. Kalıcı Sonuçlar için her 6 ayda bir nasıl değerlendirme yapacağınızı ve bu değerlendirmeleri yaparken hangi soruları soracağınızı da size aktardım.
Bütünsel Gelişim bitmeyen bir yolculuktur. Bu eğitimi alarak bu yolculukta çok önemli bir adım attınız, şimdi eğitimde öğrendiklerinizi gerçek hayata aktararak yeni deneyimleri taçlandırma zamanı.
Herkese sağlıklı, huzur ve sevgi dolu günler dilerim.
Alışkanlık, otomatikleşecek kadar çok tekrarlanmış davranıştır. Davranışlar duygulara, duygular ise kimliğinize bağlıdır. Altıncı his diye de ifade edebileceğimiz otomatik alışkanlıkları yaparken farketmeyiz bile. İçgüdülerimiz tarafından yönetildiğini düşündüğümüz bu alışkanlıklar aslında beynimizin ve vücudumuzun hiç düşünmediği alışkanlıklardır. Bir eylemin veya eylemsizliğin bedeli ne kadar ağırsa; onu hatırlamak da o kadar ağır olacaktır.
İyi alışkanlıkları güçlendirerek, bunun duygu ve düşüncelerinize katkısını görebilirsiniz. Küçük değişimler ile büyük farklar yaratılabilir.
Alışkanlıkların nasıl oluştuğunu öğrenmek değiştirmek ve geliştirmek için önemlidir. 21 günde yapılan alışkanlık olur dense de konu bu kadar basite indirgenemez. Çünkü bu 21 günde motivasyonu nasıl sağlayacağınız, alışkanlığı nasıl cazip kılacağınız ve zaman yönetimini nasıl yapacağınız önemlidir. Alışkanlıkları basit adımlar ile kolaydan zora doğru inşa etmek sizi başarıya ulaştırmakta yardımcı olur.
Bir alışkanlık edinmek için onun pratiğini yapmalısınız. Pratik her zaman planlamadan daha etkilidir. Profesyoneller programa bağlı kalır, amatörler hayatın araya girmesine izin verirler. Siz de bu eğitimde öğrenecekleriniz ile profesyonel bir bakışa kavuşacak, hayatın hedeflerinizle araya girmesine izin vermeyeceksiniz.
Sadece iyi alışkanlıklar edinmekle kalmayacak, onları korumayı da öğreneceksiniz.
_______________________________________________________________________________________________________
Bu eğitimde;
Hedeflerini planlayamayanlar,
Alışkanlıklarını yönetemeyenler,
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak isteyenler,
Hayatını düzenli hale getiremeyenler,
Hedeflerine ulaşmakta zorlananlar,
Yapacakları küçük değişiklikler ile büyük sonuçlar alabileceklerini ve çağımızın hastalığı olan "erteleme"ye nasıl son vereceklerini öğrenebilirler.
_______________________________________________________________________________________________________
İş ve Özel Yaşamda Alışkanlıkları Yönetmenin Sırrı Eğitimi Size Neler Kazandıracak?
Alışkanlıklarınızın çevreyle ve sizle olan ilişkisini keşfedeceksiniz.
İş ve Özel yaşamda ilişkileriniz olumlu yönde geliştirebileceksiniz.
Aile içi iletişimde alışkanlıkların önemini farkedeceksiniz.
Motivasyonu nasıl artırabileceğinizi uygulamalarla göreceksiniz.
İyi alışkanlıkları koruma farkındalığını edineceksiniz.
Öğrendiklerinizi gerçek hayata uygulayabileceksiniz.
Eğitimi bir Bütünsel Gelişim Koçu'ndan alacaksınız.
_______________________________________________________________________________________________________
İş ve Özel Yaşamda Alışkanlıkları Yönetmenin Sırrı Eğitiminde Öğrenecekleriniz?
Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak için uygulayabileceğiniz teknikleri,
Alışkanlık olarak nitelendirdiğimiz davranışların aslında nasıl oluştuğunu,
İyi alışkanlıklar için nasıl zaman ayıracağınızı,
Motivasyon eksikliğinin üstesinden gelmeyi,
Alışkanlıkların oluşması için ortam tasarlamayı,
Yolda kalmayı, sonuçları periyodik olarak kontrol etmeyi ve daha fazlasını öğreneceksiniz.
Video Music License:
Whatdafunk by Audionautix is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 licence.
Artist: audionautix