
Aile Evlilik Cift Danışmanlığı Egitimi
Modül 1-2-3
Prof Dr Ekrem Culfa
*Aile Nedir?
*Bir toplumda hukuki temele dayalı evlilik ve akraba bağlılığı (anne, baba, çocuklar, büyükanne ve baba ile yakın akrabalar) oluşmuş, aynı mekanda yaşayan en küçük toplumsal kurum olarak tanımlanan aile, çocuğun okul öncesi eğitimi açısından önemli bir sosyal kurumdur.
*Etkinlik 1
İleride sahip olacağınız ailenizde hangi ihtiyaçlarınızı gidermeyi amaçlamakta ve bu ihtiyaclari giderme yollarınız nelerdir ?
Es adayinizin evlenme amaclarini ve niyetlerini biliyor musunuz ?
*
Ailenin Hayatımızdaki Önemi
*Gelişmiş ülkeler için aile önemli bir rol oynar
*İhtiyaçların en çok karşılandığı doğal ortam ailedir.
* Bu ihtiyaçlar:
*Samimiyetlik: İlişkiler (Homojen ve hetorojen)
*Güç: İş yaşamı
*Anlamlılık: Çocuk sahibi olma
*
*Not: Genelde ailelerin bu üç noktada ihtiyaçlarını toplayabiliriz.
*
*
*Ailenin Tanımı: Toplumun en kucuk yapi tasi
*
*Aile birimindeki birey sayısı kaç ve ne türden olursa olsun (çocuksuz tek ebeveyinli, çekirdek, geniş, hiç evlenmemiş v.s)
* bugün dünyada aile kavramı çok çeşitli kombinasyonları, yakın ve etkili ilişkilerin kalıcığı ölçüsüne bağlı olarak içine almaktadır.
*
*
*Aile Sistemi
*Elementler ve yapıyla ilişkilidir.
*Aile üyeleri bir sistemin elementleri gibidir. Her elementin kendine ait özellikleri vardır. Ailedeki ilişki birbirine bağlı şekilde fonksiyonu vardır.
*Bütün bunlar bir yapıyı oluşturur ya da elementler arasında toplam bir ilişkiyi oluşturmaktadır.
*Bu sistemin içerisindeki üyelik vardır. Bu sistemin ve bulunduğu çevre arasında da sınırlar mevcuttur.
*Sistem olarak aile
*Aile kendini oluşturan parçaların toplamından daha fazla özelliklere sahiptir
*Sistem olarak aile
*Ailenin işleyişini düzenleyen belirli kurallar vardır
*Sistem olarak aile
*Sistemler alt sistemlerden oluşmuştur, kendileride üst sistemlerin parçasıdır
*Sistem olarak aile
*Ailenin sınırları vardır
Sınırlar farklılığı korur
Katı/ belirsiz/ belirgin
.............
. . .
. . . . .
*
*Sağlıklı Aile (İşlevsel)
* İşlevsel aile:Gelişim odaklı ve açık bir sistem olarak tanımlanır.
*Bireyler neler hissettiklerini, gördüklerini ve düşündüklerini açık bir şekilde hem kendilerine hem de ailelerine rahatlıkla ifade ederler. İletişim merkezlidir.
*Aile içerisinde birbirlerine duygusal beslenme verirken iyimserlik ve birbirlerine bağlılık söz konusudur.
*
*Sağlıksız Aile (İşlevsel)
*İşlevsel olmayan aile, psikolojik sağlığı koruyamayan ve gelişimi engelleyen aile sistemleri olarak tanımlanır.
*
*İşlevsel Ailenin Özellikleri
1.Aile bireyleri birlikte olmaktan keyif alır, bu süreç destekleyici ve yüreklendiricidir.
2.Birbirlerinin bakış açılarına saygılıdırlar.
3.Aile bireyleri ihtiyaçları fark eden ve karşılayandır.
4.Aile dayanışmasını tamamlayıcı, duygusal ve sağlamdır.
5.Yakınlaşma ve otomatik olarak ortaya çıkar. Diğerlerinin kişilikleri farklı ama kabul edilir olarak algılanır.
6.Doğal bir etkileşim vardır. Etkileşim zorunluluk olarak değerlendirilmez.
7.İstek ve motivasyona karşı kontrol değil anlayışlı bir bakış açısı vardır.
*İşlevsel Olmayan Ailenin Özellikleri
1.Bireyler birbirlerine karşı özensizdir ve kendilerini açmazlar.
2.Diğerine karşı bakım konusunda reddetme görülür. Bu durum çaresizlik ve yalnızlık duygularının yaşanmasına neden olur.
3.Aile bireylerinin diğerlerinin istediği gibi davranma eğilimindedir. Karşı taraf nasıl biri olduğunu yansıtmadığı için beklenildiği gibi davranmaya çalışılır.
4. Tatminsizliğin duygusal acısını gizlemek için çok çaba harcanır. Bu durum genellikle somatik yakınmalara veya antisosyal davranışlara neden olur.
5.İhtiyaçların karşılanmamasından dolayı, yapay bir çaresizlik veya güç gösterisi yoluyla diğerleri kontrol edilmeye çalışılır.
*Etkinlik 2
*İşlevsel ve İşlevsel olmayan Ailelerin özelliklerine denk gelecek olan SIFATLARI yazınız. (İki ayrı liste halinde)
*Etkinlik 2
İşlevsel İşlevsel Olmayan
Özerk Çaresiz
Saydam Katı/Tekrarlayan
Açık Savunmacı
Atılgan Saldırgan/Çekingen
Sorumlu Suçlama/Suç
Değişme Devam ettirme
İlgilenme Kontrol etme
Besleyici Kullanma
Doğrudan Bellirsiz
Arayan Kaçan
Güvenli Kaygılı
Farkında Karışmış
Açığa çıkarma Kapatan
Keyifli Hayal kırıklığı
Anı yaşayan Geçmiş/Gelecek
Olumlu kabul İnkar eden
*Etkinlik 3
*Sevildiğinizi nasıl hissediyorsunuz? Sizi sevenler nasıl bir yolla sizi sevdiklerini gösteriyor?
*Siz nasıl sevginizi gösteriyorsunuz?
*Beş Sevgi Dili
1.Onay sözleri
2.Nitelikli beraberlik
3.Armağan alma
4.Hizmet davranışları
5.Fiziksel temas
“Sıradan bir günde hediye alma, kahve yapmak, evdeki herkesin her şeyine yetişmeye çalışmak, sarılmak, dokunmak, güzel sözler söylemek”
*
Yaygın 4 Aile Yapısı
*Kapalı Aileler:
*Geleneksel olarak bilinirler
*Ailede kararlar belli bir lider tarafından belirlenir
* ve hiyerarşisi vardır.
*Gelişi güzel Aileler:
*Kapalı ailenin tam tersinesi olarak birey ön plandadır.
*Her bireyin ihtiyaç ve amaçlarına önem verilir.
*
*Açık Aileler:
*Değerler karışıktır
*Bireyselliğin yanısıra gruba da önem verirler
*Kararlar tüm aile üyeleri tarafından alınmaktadır
*Eş zamanlı aileler:
*İletişim kapalı ve bu nedenle sözel olmayan iletişim çok önemlidir
*Başarılı aile üyeleri sözel olmayan mesajları okuyabilme becerisine sahiptir.
*
*AİLE YAŞAM DÖNGÜSÜ
*
*Ailenin yaşam döngüsü
*Bağımsızlık
*Köken aldığı aileden farklı bir birey olmak
*Kimlik oluşturmak
*İş kurmak
*İnsiyatif kullanmak
*Ahlak kuralları benimsemek
*Yakınlık
*Sözleşme
*Benzerlik ve ortaklıklar
*Rekabet
*Bağlanma
*Aile üyeleri dışında birisine bağımlılık
*Bazı duyguları paylaşma
*Nişanlılık
*Evlenmek üzere sözleşmek
*Evliliğin gerekleri ve gerçekleri üzerine düşünmek
*Yakınlık oluşturmak ve çift olmak
*Nişanlılıkta duygular
*Anksiyete
*Olgunlaşma& bağımlılık
*Kayıplar
*Seçilen eşe ilişkin soru ve kuşkular
*Cinsel rol çatışmaları
*Yüceleştirme ve yanılsama
*Kendini tanıma (zayıf ve güçlü yanlarını)
* Evlilik
*Evlenmeden önce birbirini kaybetme korkusu
*Evlendikten sonra kendisini kaybetme korkusu
*Kimlik pazarlığı- ilişkide rollerin uyumu
*Rollerin tanımları üzerinde antlaşmak
*Rollerde değişiklik yapmaya dair antlaşmak
*Balayı etkisi Nedir?
*Evliliğe uyum, “çift” olma kimliği edinme
*Doyum en yüksek noktadadır
*Sorunlar görmezden gelinir
*
*Yeni evlilik-karşılıklı bağımlılık
*Finansı yönetmek
*Ortak yaşam stili oluşturmak
*Öncelikleri belirlemek
*Hobi ve ilgiler, birbirleriyle zaman geçirmek
*Kaliteli Cinsellik
*Gerçek ve Sanal Alemde Sadakat
*Arkadaşlık, duygusal destek sağlamak
*Yeni evlilik-karşılıklı bağımlılık
*Rolleri belirlemek
*Aile içi rollerde
*Cinsel kimliklerde anlaşmaya varmak
*Sınır oluşturmak
* Köken ailelerle
* Kendi aralarında
* Arkadaşlarla
*İş Arkadaşlarıyla
*
*Yeni Evlilik-Karşılıklı Bağımlılık
*Karşıdakinin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymak
*Kişilerarası ilişkide derinleşmek
*Problem çözme becerilerini geliştirmek
*Ortak ruhsal ve duygusal gelişim amaçları belirlemek
*Ortak Milli-Manevi-Evrensel-Bilimsel değerler benimsemek
*Aile yaşam döngüsü
(Turnbull & Turnbull, 1990)
*Erken çocukluk (Doğum- 5 yaş)
*Okul çağı (5-12 yaş)
*Ergenlik (12-21 yaş)
*Yetişkinlik (21+ yaş)
*
*
*
*Erken çocukluk- çocuk yetiştirme
*Yeni gelecek bireye ailede yer açma ve büyüyen aile yapısına uyum sağlama
*Yeni doğana bakma
*Anne, babalık roller alma
*Olumlu bir gelişim çevresi oluşturma
*Erken çocukluk- çocuk yetiştirme
*Beklentileri belirleme
*Ortak karar alma
*İlginin paylaşılması
*Köken ailelerle ilişkilerin yeniden düzenlenmesi
*Anne-Baba (Ebeveyn) Okulu
*Okul öncesi
*Çocuğun aile dışına çıkmasına izin veren bir ebeveyn-çocuk ilişkisine geçmek
*Çocuğun ihtiyaç ve ilgilerini doyurmak
*Evdeki ilgi ve enerji talebine, mahremiyetin azalmasına uyum sağlayabilmek
*Okul dönemi
*Eğitimdeki başarısını geliştirmek
*Toplumsal yaşama katılma, uyum sağlama
*Hem Çocuk hem de ebeveynler için Sosyal Çevre
*
*Ergenlik
*Ergenin daha bağımsız olmasına izin vermek, yardım etmek
*Onların bağımsızlıklarıyla başa çıkabilmek
*Çocuk bakımı dışında yeni ilgiler geliştirmek
*
*Çocukların evden ayrılması
*Çocuklar olmaksızın aileye yeniden odaklanmak
*Büyüyen çocuklarla yetişkin yetişkine ilişki kurmak
*Onların çocuklarıyla büyükbabalık/büyükannelik rollerini benimsemek
*Kariyer sorunlarını yeniden ele almak
*Köken aile bireylerine ilginin artması
*
*Boş yuva
*Bazen evlilik sorunlarını belirginleştirebilir ve boşanmaya yol açabilir
*Boomerang kuşak: Çocukların çeşitli nedenlerle eve dönmesi
*Evlilik ve Ebevenylik Rollerinin Yeniden Düzenlenmesi
*
*Emeklilik
*Yaşlanan bedene, emeklilikle değişen aile ve sosyal rollere uyum sağlamak
*Hobiler ve İlgiler geliştirmek
*Aile üyelerine (kendisinden öncekilere ve sonrakilere) destek sağlamak
*Aile sisteminde yaşlı bireyin bilgeliği ve tecrübeleri için saygın bir yer oluşturmak
*Kayıplarla başa çıkmak
*Yaşamını gözden geçirerek, öğrendiklerini sonraki kuşaklara aktarmak
* Ölüme hazırlanmak
*
*
*Evlilik Öncesi Danışmanlık
*
*
*
*
*
*Potansiyel Eşi Tanıma
*Etkinlik 1
*Potansiyel eşinizin nasıl özellikleri olmalıdır?
*
*Eşi Tanımak Niçin Gereklidir?
*
*Eşi Tanımanın Amacı
*
*Eşi Hangi Yönleriyle Tanımak Gereklidir?
*
*Sağlık:
*Yetenekler:
*Kişilik:
*Benlik:
*İhtiyaçlar:
*Sosyal Destek Sistemi:
*Aile Özellikleri:
*Yaşam Öyküsü:
*
*
*
*
*
*EVLİLİK DANIŞMASI
*EVLİLİK DANIŞMASI
*Evlilik danışması, bireysel danışma veya aile danışmasından farklıdır.
*Bireysel danışmada bir birey, sorunları ve gelişimi ele alınır
*Aile danışmasında tüm aile üyeleri danışma sürecine katılır ve aile sistemi üzerinde durulur.
*Evlilik danışmasında çiftler danışma sürecine alınır. Sorunları ele alınır, çiftlerin hem kişisel hem de ilişkilerinin gelişmesi amaçlanır.
*Evlilik Danışmasında;
*Eşler teker teker danışmaya alınabilir.
*Eşler birlikte danışmaya alınabilir.
*Eşler eş zamanlı olarak farklı danışmanlara gönderilebilir.
*
*Etkinlik 2
*Geleceğin Aile Danışmanları olarak, sizce evlilik danışması hangi durumlarda gereklidir?
*Evlilik danışması hangi durumlarda gereklidir?
*Bireysel danışma, evli bireyin sorununu çözmede ve bireyin gelişmesinde yetersiz kalırsa
*Bireysel danışma tekniklerini uygulamak güçleştiğinde
*Çiftler arasında yaşanan olumsuz bir olaydan sonra çiftlerden biri, ani ve önemli bir belirti gösterdiğinde
*Çiftler birbirleriyle sürekli çatışma halinde olduğunda
*
*
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri
*Evlilik süreci karmaşık ve dinamik bir süreçtir.
*Evlilik gönüllü veya zorunlu evlilik olabilir.
*Eşlerin evlilik ilişkilerini nasıl algıladıkları ve nasıl tanımladıkları önemlidir.
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri
Devam..
*
*Zorunlu Evlilik:
*Bir kadın kocasıyla birlikte yaşamaya en küçük bir arzusu olmadığı halde, dinsel inançları nedeniyle kocasıyla birlikte yaşamak zorunda olduğunu düşünebilir.
*Evlilik öncesi girdikleri cinsel ilişki sonucu iki genç birbiriyle evliliğe zorlanmış olabilirler. Aslında bu iki genç istemedikleri halde evliliklerini sürdürmek zorunda kalabilirler.
*Ya da nişanlısının kendisini terk edeceğini duyan bir kız kendisini arabanın önüne atar. Sakat kalan kızla erkek evlenmek ve evliliğini sürdürmek zorunda kalabilir.
*Ya da, bir kadın kocasını umursamazmış veya evliliğine değer vermezmiş gibi görünmesine karşın, kocasına çamsakızı gibi yapışabilir ve adama nefes aldırmayabilir.
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri
Devamı…
*Eşlerin boşanması çok kolaysa, eşlerin evlilikte sorunlara göğüs germesi olasılığı zayıflar.
*Eşlerin boşanması çok zorsa, eşler gerçekten birbirlerini isteyip istemedikleri konusunda kuşkuya düşebilirler.
*Sonuç olarak, boşanmanın çok kolay (gönüllü) ya da çok zor (zorunlu) olduğu evlilik ilişkisinde sorunların çıkması kaçınılmaz görünmektedir.
*Örneğin, zengin bir kadın, bir adamla evlenir… Kadın kendi işinde çalışmaktadır. Adam karısından iş yerini satmasını ister…
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri
Devamı…
*Zorunlu evlilik ilişkisinde ya köle-sahibi ilişkisi egemendir; ya da eşlerden biri diğerini hep “alttan almak-(sözde hoşgörü)” durumundadır.
*Eşler arasındaki ilişki iki hücre mahkumu arasındaki ilişkiye benzemektedir. Yani istedikleri için değil zorunlu oldukları içinde birlikte yaşamaktadırlar.
*Eşler evliliklerini zorunlu evlilik diye algılamaya başladıklarında evliliğin heyecanı ortadan kalkmakta ve eşler arasında çatışmalar yaşanmaktadır.
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri
Devamı…
*Zorunlu bir ilişkide eşlerin her davranışları birbirine batmaya başlar.
*Eşlerden biri diğerine ters davrandığında diğer eş alttan alarak ilgi gösterebilir.
*Karşılık göremeyen eş boşanmayı gündeme getirebilir.
*Bu kez de diğer eş aslında eşini sevdiğini ve boşanmak istemediğini dile getirebilir. Böyle bir ilişkide eşler ne birlikte olabilirler, ne de tümüyle birbirlerinden kopabilirler.
*Bu eşler psikolojik danışmaya başvurduklarında ne istediklerini, sorunlarının ne olduğunu saptamak oldukça güçtür.
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri
Devamı…
*Bunlar sıklıkla birleşir ve ayrılırlar. Sıklıkla küserler, ilk barışan olmak istemezler. Eşlerden biri ayrılmak ister, diğer eş de ayrılmak isteyince tekrar diğer eş ayrılmaktan vazgeçer.
*Bu arada cinsel yaşamları altüst olmuştur.
*Örneğin, kadın bir başka adamla ilişkiye girer. Koca tüm tartışmalardan sonra bu ilişkiyi tolera eder ama bir türlü de aklından çıkaramaz.
*Bunun üzerine kadın boşanmanın en iyisi olduğunu söyler.
*Adam, aslında karısını sevdiğini söyler birlikte yaşamak için yeşil ışık yakar….
*Bunun üzerine danışman şöyle bir taktik uygular: Ayrı yaşamayı sürdürdüğünüz müddetçe danışmaya devam edemeyeceğim. Gerçekten yardım almak istiyorsanız birlikte aynı evde yaşamalısınız.
*Bunun üzerine eşler karar verirler ve BOŞANIRLAR.
*Eşler Arasında Çatışmanın Nedenleri Devamı…
*Bir evlilikte eşlerden biri diğerinin yanlış davranışlarını sürekli sözde hoşgörü ile karşılar, hep alttan alırsa, göz yumarsa, bu ilişki de zorunlu bir ilişkiye dönüşür.
*Bazı kimseler eşlerinin kendisinin yaptığı her şeyi hoşgörü ile karşılamasını bekleyebilir.
*Ancak böylece kendisini sevdiği sonucuna varabilir. Eşinin kendisini sınamak için akıl almaz davranışlarda bulunarak eşinden hoşgörü bekleyebilir.
*Evlilik çatışmaları
*Her konuda anlaşmak mümkün değildir.
*Her zaman rasyonel olmak mümkün değildir
*Ailede bazı kurallar vardır. Uyulması gerekir.
*Birbirleriyle tartışamayan eşler zamanla birbirlerine karşı yabancılaşır ve birbirlerinden soğurlar.
*Bu nedenle danışman, danışma sürecinde eşlerin birbirleriyle tartışmalarını kışkırtabilir.
*Eşler arasında güç savaşımı (power struggle) vardır.
*Güç savaşımı süresince eşler birbirlerine karşı tehdit, sabotaj, fiziksel saldırı, çaresizlik gösterme, cinsel ilişkiyi reddetme gibi taktikleri kullanabilirler.
*Evlilik çatışmaları
*Kural ötesi (meta rule) kuralların ilişkinin diğer kuralları ile çatışması: Örneğin uzlaşılamayan konularda son kararı koca verir kararına varılabilir. Ama koca, ben yine de eşimin kararını da almak istiyorum derse bir karara varılamaz çatışma devam edebilir.
*Seksüel ilişkiler: “Hayır” diyebilmek sağlıklı bir ilişkinin göstergesidir. Ancak, cinsellik karşı tarafa karşı bir koz olarak kullanılmamalıdır.
*Örneğin adam her sevişmek istediğinde kadın başının ağrıdığını söylerse çatışma çıkar.
*Örneğin adam, karısından seksi olmasını ister, kadın seksi olunca da onu hafif meşreplikle suçlarsa kadın ilişkilerinde nasıl davranacağı konusunda kararsızlık yaşayabilir. Çatışma çıkabilir.
*
*
*
*
*
*
*Değişmeye karşı direnç
*Değişmeye karşı direnç
*Danışma sürecinde eşler birbirlerini korumaya, aile sırlarını açıklamamaya özen gösterirler.
*Örneğin bir kadın hoş olmayan bir davranışını kocasının yüzüne söylerse onu inciteceğini düşünebilir. Oysa iyilik diye kocasına kötülük yapmış olur.
*Danışman her şeyin güven ilişkisi içinde konuşulmasını teşvik eder.
*Örneğin bir kadın kocasından yüksek statüye sahip olmamak için öğrenimini yarıda kesmiş olabilir. İleride bu durumu kocasına karşı bir koz olarak kullanabilir.
*Örneğin, karısı kendisinden daha tahsilli olan bir koca, eşinin tüm davranışlarını kontrol etmeye kalkışabilir.
*Değişmeye karşı direnç
*Eşlerden birinin yardım alması, değişmesi eşler arasında yeni çatışmalara kaynaklık edebilir.
*Eşler genellikle karşı tarafın değişmesi gerektiğini, karşı tarafta bir sorun olduğunu belirterek başvururlar.
*Histerik belirti ile danışmaya başvuran kadın iyileştikçe eşler arasında yeni çatışma konuları ortaya çıkabilir. Aslında histerik belirti ilişkinin sürmesine neden olmaktaydı.
*
*
*
*
Evlilik danışmasında
danışmanın rolü
*Evlilik danışmasında danışmanın rolü
*Çatışma halindeki eşler, genellikle karşı tarafı suçlamak için danışmaya başvururlar.
*Bunun için danışmanın yanlarına çekme taktiklerin başvururlar.
*Danışman notr cümle söyleyemez. Ama tuzaklara da düşmemelidir. Objektif ve saydam olmalıdır.
*“Bakın bu önemli, Bunun üzerinde durmalıyız” diyerek onları yönlendirebilir.
*Eşlere nasihat yerine, yönergeler verebilir.
*Bu yönergeler eşlerin yönlendirdiği yönergeler olmamalıdır.
*Dost ve akraba yönergeleri bu nedenle çok işe yaramaz.
*
*
*
*
*
*Yönergeler
*Yönergeler
*Farklı davranmayı sağlayacak yönergeler
*Alışageldikleri gibi davranmaya yüreklendirecek yönergeler
*Yönergeler
*Örneğin, birbirleri ile barışmaya can attıkları halde bunu beceremeyen eşlere bu akşam birlikte dışarıda yemek yemeleri yönerge olarak verilebilir.
*Bir kadın “kocamın dışarı çıkması yerine evde oturması daha doğru değil mi? “ derse, danışman kadınla aynı görüşte olmak veya ona nasihat etmek yerine,
*“kocanız neden akşamları evde oturamıyor, bunu konuşmamız sizler için daha yararlı olabilir” diyebilir.
*Bir koca, karısından her isteğine boyun eğmesini isteyebilir. Danışma sürecinde bunu gözleyen danışman, kocanın yanında kadına:
*“kocanızın isteklerinden en az bir tanesine bu hafta boyunca hayır demenizi istiyorum” diyebilir. Böylece ilişkinin doğası sarsılmaya ve ilişki yeniden tanımlanmaya başlar.
*Yönergeler
*Alışageldikleri gibi davranmaya yüreklendirmek, mutsuz çiftleri değiştirebilmenin en etkili yollarındandır.
*Örneğin yatmadan önce çıkardığı çoraplarını rastgele atan adamla karısı çatışmaktadır.
*Burada nasihat edileceğine adama ” çoraplarını istisnasız her akşam savurması..” yönergesi verilebilir (paradoksal yönerge).
*Birbiriyle sürekli kavga eden bir çifte danışan “bu akşam eve gittiğinizde ……. konuda kavga edip birbirinize aklınızın estiğini söylemenizi istiyorum” diyebilir.
*Dikkat !!!
*Etkili bir danışman, öncelikle eşleri alışageldikleri gibi davranmaya daha sonra da farklı davranmaya yöneltir.
*Eşlerin değişmesini sağlayan esas etmen eşlerin iç görü kazanmaları veya kendilerini anlamaları değil, danışmanın kullandığı paradoksal taktiklerdir.
*Bu nedenle bir danışman paradoksal taktikleri etkili biçimde kullanabilmelidir.
*
*
*
*
*
*Etik Kurallar
*Etik Kurallar
*Danışana Karşı Sorumluluk:
*Evlilik ve aile danışmanları ailelerin ve bireylerin iyilik hallerini artırır. Kendilerinden yardım almak isteyen insanların haklarına saygı duyarlar ve verdikleri hizmetin yararlı olması için özen gösterirler.
*Gizlilik:
*Danışma ilişkisinde birden fazla danışan olabileceği için evlilik ve aile danışmanları gizlilik konusunda son derece hassastırlar. Danışmanlar her bir danışanın güvenini korur ve buna saygı duyarlar.
*Mesleki Yeterlik ve Bütünlük:
*Evlilik ve aile danışmanları yüksek mesleki yeterlik ve bütünlük standartlarını korurlar.
*Öğrencilere, Çalışanlara ve Amirlere Karşı Sorumluluklar:
*Evlilik ve aile danışmanları öğrencilerinin, çalışanlarının ve amirlerinin güvenini istismar etmezler.
*Etik Kurallar
*Araştırmaya Katılanlara Karşı Sorumluluk:
*Denetçiler /kontrol eden kişiler, araştırmacılar katılımcıların onuruna saygı duyar ve araştırmada katılımcıların çıkarını korur. Araştırmanın yapılmasını düzenleyen yasaların ve mesleki standartların farkındadırlar.
*Mesleğe Karşı Sorumluluk:
*Evlilik ve aile danışmanları meslektaşlarının hak ve yükümlülüklerine saygı duyar ve mesleğin hedeflerini geliştiren etkinliklere katılırlar.
*Mali Düzenlemeler:
*Evlilik ve aile danışmanları danışanlarla, üçüncü kişilerle ve muhasebecilerle mümkün olan mali düzenlemeler yapar ve kabul edilmiş mesleki uygulamalara ters düşemezler.
*Tanıtım:
*Evlilik ve aile danışmanları, alan dışından kimselerin bilgi verme temelinde mesleki hizmetler seçmesini sağlayan etkinlikler dahil olmak üzere uygun bilgilendirme toplantılarına katılırlar.
*
*Anne Baba-Çocuk- Öğretmen İlişkisi
*
*
*
*Kültürel Olarak Çeşitlik Gösteren Ailelerle
*Tek- Ebeveyinli
*Boşanma sürecinde olan aileler
*Birleşmiş ailelerle
*KURAMLAR
*Milan Modeli
*Positif İma-Yükleme (Selvini Palazzoli)
*
*
*Ritüeller
*
*
*Döngüsel Sorgulama
*
*1960’larda Önemli Aile Terapistleri
*Jay Haley (1923-2007)
*Salvador Minuchin (1921-)
*Virginia Satir (1916-1988)
*Carl Whitaker
*Bowen’ın Aile Sistem Terapisi
*
*Aile danışmanlığı kuramları, psikolojik danışma kuramlarına benzerlik gösterir ve onların tekniklerinden faydalanır. Ancak, bu tamamen aile danışması kuramlarının psikolojik danışma kuramlarının aynısı olduğu anlamına gelmemektedir. Aile danışması ile diğer yaklaşımların birbirinden bağımsız ilkeleri, ilgi alanları ve güçleri vardır. Danışma kuramları bireyi merkez alır ve değişim için bilinçaltına ve transferansa odaklanır (Holmes, 1993).
*Aile danışmanı,aile sistemine yer vermektedir.
*
Aile danışması, aile üyelerinin birbirleriyle nasıl etkileşim kurduğu ile ilgilenir, niçin öyle etkileşmede bulunduğuna bakmaz. Aile danışması aileyi etkileşimde bulunan bir sistem olarak ele alan bir danışmadır, bireylerle ilgilenmez (Foley, 1989).
*İlişkilerimizdeki üçgen ne demek ?
*Üçgen..
*Bütün duygusal önemli ilişkiler üçüncü bir kişi tarafından gölgelenir (akraba, arkadaş, nesneler, iş, hatıralar)
*İlişkiler dinamiktir; mesafe yakınlığı döngüleri vardır. Üçgenler genelde mesafe zamanlarında gelişirler.
*İlişkilerde, en çok stres yaşayan partner muhtemelen ilişki dışında biriyle ortaklık kuracaktır.
*Bazen, önemli diğerleri kaygı veya bir çatışma hisettiklerin de destek sunarlar.
*
YAŞANTI
*Yaşantısal Aile Terapisinin Tarihçesi
*1960’larda hümanistik-varoluşcu yaklaşımlardan ortaya çıkmış
*Arka Planda..
*Gestalt Terapi
*Psikodrama
*Danışan merkezli yaklaşım
*Etkileşim grup hareketi
*Temel Varsayımları
*Aile problemlerinin temelinde bastırma ve dürtülerin inkarı
*Aile Üyeleri-Yetkin roller
*Aileyi İlişkilendirme (bridging)-İkinci Öncelik
*
*Ana Kavramlar
*Özgürlüğe vurgu
*Duygusal Yaşantılar
*Şimdi ve burada
*Dürüst duygular
*Aileden Önce Birey
*
*Felsefi Dayanakları..
*Hümanistik
*İnsan doğası iyidir
*Dürüst duygular
*İnsan kaynaklara sahip, enerjik ve yaratıcıdır
*Varoluşsal
*İnsan seçme özgürlüğüne sahiptir
*Öncüleri..
*Carl Whitaker (1912-1995)
*Anti-kuramsal
*Kedin ol
*Sezgi
*Virginia Satir (1916-1988)
*İletişim
*Kişisel kendini ifade etme
*Yapısal Aile Terapisi
*Yapısal Aile Terapisinin Öncüleri
*
Salvador Minuchin
v1921 de doğmuş
vArjantin de Rus Yahusi göçmen
v1948’de İsrail ordusunda doktor
v1950, Amerika ve Bruno Bettleheim ile çalışma niyeti
Nathan Ackerman ile buluşması
1954 psikoanaliz çalışmaya başlaması
*Sistem Terapisti
1959 da sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerle çalışmaya başlaması
Başarısızlık (pasif ve uzun süreli çaba)
Dramatik ve aktif müdahaleye ihtiyaç olduğu düşüncesi
İç içe geçmiş
Kaotik ve
Sıkıca birbirine kenetlenmiş
Ayrışık
Yalnız ve
İlişkisiz
İki temel aile yapısı
*
Anahtar Kavramlar
*Ailenin yapı ve örgütlenmesini anlamak için aile etkileşimlerine odak
*Semptomlar veya mevcut problemler yapısal sorunlardan kaynaklanır
*Kişilerin semptomları azaltılmadan ailede yapısal değişiklikler olmalıdır
*Terapistin İşlevleri
*Terapötik işlem aileyi işlevsizlikten yeni bir konuma taşımaktır (farklı bir yapı ile daha çalışır hale getirmek)
*Katılım ve uyum ile aile birliğini yapısal değişim başlatmaya teşvik
*Katı etkileşim kalıplarıyla mücadele
*Aile Yapısı
* Aile üyelerinin birbirleri arasındaki ilişkiyi organize ettikleri işlevsel görülmez kural ve talepler
*Üyelerin kendilerini ilişkilendirme kalıpları
*Aile Alt Sistemleri
*Eş: Karı ve Koca
*Ebeveyn: Anne ve baba
*Kardeş: Çocuklar
*Geniş aile: Büyük ebeveynler, diğer akrabalar
*Aile üyeleri ait oldukları alt sisteme bağlı olarak farklı roller oynarlar
*Yapısal zorluk bir alt sistem diğerine üstün gelmeye çalıştığında ortaya çıkar
*Veri Toplama
Müdahale için gerekli verileri/bilgileri toplama
*Aileyi temsil eden yapıyı ortaya çıkarma
*Aile üyelerinin birbirlerine nasıl ilişkilendirildiklerini gözleme
*Kim kime ne der
*Hangi yollarla nasıl
*Hangi sonuçları alır
*Hipotez Kurmak
*Veriler ışığında sahip olunan problemin
*Nasıl oluştuğu
*Nasıl geliştiği
*Nasıl sürdürüldüğü
*Ana yapısı
*Aile kalıplarının esnekliğini araştırma ve test etmek
*Yapısal Amaçlar
*Temel hipotezin izin verdiği takip edilecek müdahaleyi belirlemek
*
*İşlevselsizliğin semptomlarını azaltmak
*
*Yapısal değişiklikler yapmak
*Sınırlar çok katı veya geçirgen
*Alt sistemler uygun olmayan görev ve işlevlere sahip
*Müdahale
*Etkili olmayan yapıyı dönüştürmek için müdahale yolları
*Terapist:
(a) aile üyeleri arasındaki etkileşim kalıplarının değişimini kolaylaştırmak
(b) diğer değişkenleri kontrol ederek müdahale etkisini belirleyebilmek
*Aile kurallarına karşı koymak, sınırların yeniden organizasyonunu teşvik etmek, çatışma çözümüne ortam hazırlamak, etkili hiyerarşik yapı yaratmak, aile etkileşimlerinde serbestlik derecesini artırmak, işlevsiz aile yapısını değiştirmek, aile üyelerinin daha çok bireyselleşmelerini desteklemek
*
Geri besleme
*Aile üyelerinin müdahaleye tepkilerine dayalı olarak terapist döngüye ikinci adımdan yeniden başlar
*Yapısal Teknikler
*Katılmak
*Sistemik bakış açısını uygulamak
*Yeniden yapılandırma
*Kural/ilişkileri bilinir kılmak
*Yoğunluk
*Döngüsel sorgulama
*Dengeyi bozma
*Üçgenleme/Karşı üçgenleme
*Harekete geçme
*Sınır yapma
*Yeniden ifade/yansıtma
*Paradoksal teknikler
*Dizginlemek
*Semptomu tanımlama
*
*
*Rol Oynama
*Stratejik Aile Terapisi
*Kuramsal Temelleri
*Emir mesajları aile kuralları olarak işlem görür ve tekrarlayıcı aile etkileşimlerinde ortaya çıkar
*Don Jackson-Aile kuralları
*Düzenlilik, düzenleme değil
*Kuralları koyan belirli bir kişi yoktur. Aile genelde kuralların varlığından da haberdar değildir
*Kuramsal Temeller
*Aile kuralları aile homeostasisi korumaya yönelik işlev görür
*Homeostasis aileyi başlangıç durumuna taşımaya yarar (Eguilibrium)
*Jackson’un homeostatis tanımı daha çok negatif geri beslemeye benzer
*Teknikler
MRI Yaklaşımı
1.Danışma ortamını oluşturma
2.Sorgulama ve problemi belirleme
3.Sürdürücü davranışları belirleme
4.Danışma amaçlarını saptama
5.Davranışsal müdahale yöntemi seçme ve uygulama
6.Sonlandırma
*
*
*Psikolojik Danışma Sürecinde Aşamaları
BASAMAK 1.İlişki Oluşturma
BASAMAK 2. Problemim belirlenmesi
BASAMAK 3. Amaç Oluşturma
BASAMAK 4. Psk. Danışma Müdahalesi
I.Oturum I1.Oturum III. Oturum IV. Oturum V. Oturum VI. Oturum
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*ETKİNLİK YAP
Aile inaçları etkinliği
Duygu- Düşünçe- Davranış etkinliği
Eş seçimi 15 dakika
DANIŞMANDAN NE İSTİYORLAR? (Danışanın sizden beklentileri nelerdir ?)
BANA YÜKLENEN GÖREV NE? (Danışmandan neler yapmanızı istiyor)
BEN NE YAPABİLİRİM (Danışman ne yapabilir?)
Not: hipotezler/metaforlar
*EVLİLİK VE AİLE DANIŞMANLIĞI İLKE VE TEKNİKLERİ
*Tartışma Soruları
*Bir problemi tanımlamak oldukça güç bir süreçtir. Problem kelimesi aslında görevli bir anlam taşır.
*İnsanlar problemleri nasıl tanımlarlar?
*Bir psikolojik danışman bir problemi nasıl tanımlar
*Tartışma Soruları
*Problemin tanımında dünya görüşlerinin etkisi varmıdır?
*Bir psikolojik danışman kendi ve danışanın dünya görüşünün problemin tanımlanması sürecine etkisini nasıl ele alabilirler?
*Yabancı bireylerin sorunlarını anlamada birey ve sorun hakkında ne tür bilgilere sahip olmak gereklidir?
*
*Danışma Sürecinde Aşamalar
*İlişki Kurma
*Danışanın sunduğu Problemin belirlenmesi ve değerlendirilmesi.
*Amaç Oluşturma.
*Müdahale biçiminin seçilmesi ve uygulanması
*Sonlandırmanın Planlanması ve sonlandırma sevk ve izleme
*Psikolojik Danışma Sürecinde Aşamaları
BASAMAK 1.İlişki Oluşturma
BASAMAK 2. Problemim belirlenmesi
BASAMAK 3. Amaç Oluşturma
BASAMAK 4. Psk. Danışma Müdahalesi
*Psikolojik Danışma Sürecinde Aşamaları
BASAMAK 1.İlişki Oluşturma
BASAMAK 2. Problemim belirlenmesi
BASAMAK 3. Amaç Oluşturma
BASAMAK 4. Psk. Danışma Müdahalesi
I.Oturum I1.Oturum III. Oturum IV. Oturum V. Oturum VI. Oturum
*Tartışma Soruları
*Yeni bir ilişkiye nasıl başlarsınız? Bu durum sizi kaygılandırır mı? Yoksa daha çok mutlu mu eder?
*Yeni bir ilişki kurmada diğer insanlar size nasıl yaklaşırlar?
*Bir ilişkide nasıl bir yapı ararsınız? İlişkinin bir yapısı olmasını istermisiniz? Yoksa İstemezmisiniz?
*
*
*Değerlendirme Amacı
*Danışan hakkında bilgi toplama sürecini kolaylaştırır
*Psikolojik danışmanların danışanlara müdahale şekline destek olur.
*Müdahale planının etkili olmasını kolaylaştırır.
*Belli bir psikolojik danışma tekniği veya müdahale biçiminin danışan işin uygun olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur.
*Değerlendirme Sürecinin Aşamaları
*Ön görüşme yaplıması veya danışanın hikayesinin alnması
• Problemin Tanımlanma Biçimi
*Problemin Bileşenleri
*Problemle ilgili olayların etkisi
*Problemin Süresi
*Dananışanın Başa çıkma becerileri, güçlü Yanlar ve Kaynakları
*Danışanın Hikayesi
*I. Kimlik bilgileri
*A. Danışanın adı,iletişim bilgileri, danışanın adresi(adres bazı ipuçları verebilir)
*Yaş, cinsiyet,iş okul,sınıf, danışan yetişkin mi yoksa çocuk mu?(yasal sorumluluklarınızın ne olabilir)
*Danışanın Hikayesi
*II. Danışanın sunduğu problem
*A. Problem danışanın yaşamını ne düzeyde etkilemektedir
*B.Problem üzerinde etkili olan duygu,düşünce ve davranışlar nelerdir?
*C.Problem hangi sıklıkla ortaya çıkmaktadır? İlk olarak ne zaman ortaya çıkmıştır? Belirli olay vamıdır?
*D. Danışan problem ile ilgili başka olaylar tanımlamaktamıdır?
*E. Danışanın şimdi psikolojik danışma almasına etki eden nedenler nelerdir? Neden şimdi
*Danışanın Hikayesi
*III. Danışanın şimdiki Yaşam Biçimi
*A. Danışan tipik bir gününü veya haftasını nasıl geçirmekte?
*B. Danışanın sahip olduğu sosyal,sportif,dini, kültürel veya kendini yenilemeye yönelik etkinlikleri var mı?
*C. Danışanın kültürel, etkinlik, yaşam biçimi veya fiziksel durumu ile ilgili özellikleri var mi?
*
*Danışanın Hikayesi
*IV. Aile hikayesi
*A. Baba veya annenin yaşı, işi, kişilik özellikleri, aıle rolleri, birbirleriyle ilişkileri
*B. Kerdeşlerin durumu, kardeşler arası ilişki, danışanın kardeşleri ile ilişkisi.
*C. Ailede ruh sağlığı problemi hikayesi bulunuyor mu?
*D. Ailenin istikrarı hakkında bilgi. Aile sık sık taşınmış mı? Aile bireylerinin iş problemleri var mı?
*
*Danışanın Hikayesi
*V. Kişisel Geçmişi
*A. Sağlık durumu: hastalıklar ve yaralanmalar, kazalar, intihar girişimi
*B.Eğitim durumu: Akademik ilerlemesi
*C. Askerlik deneyimi
*D. Mesleki hikayesi
*E. Cinsel ve evlilik hikayesI
*F. Daha Once danışma veya psikolojik/psikıyatrik destek almış mı? Bu konudaki düşünceleri neler?
*G. Alkol ve madde kuııanımı
*H.Danışanın yaşamında kişisel hedefleri nelerdir?
*Danışanın hikayesi
*VI. Danışanın görüşme sırasında durumu Fiziksel görünümü
*Kişisel bakımı
*Jest ve mimikleri
*Giyimi
*Sözel kalite
*Danışamanın danışmaya katılımı
*Danışanın motivasyonu
*H. Danışanın bilişsel durumunda işlev bozukluğu var mı?
*I. Konuşmasının içeriğı arasında bağlantılar bulunuyor mu?
*Problemin Bileşenleri
*Duygusal (Problemle birlikte sunulan ana duygu, kızgınlık, depresyon, korku, kaygı)
*Bilişsel (düşünceler, inançlar, önyargılar, iç konuşmalar)
*Davranışsal (danışanda ve çevresindekilerde gözlenen davranışlar)
*Fiziksel (Danışaın söz ettiği fiziksel güçlükler, sesler duyması, yutkunma güçlüğü, yeme bozukluğu)
*Kişilerarası ilişkiler (uzakta bulunan aile bireyleri, anne baba, sevgili, eş)
*Danışanın Başa Çıkma Becerileri Güçlü Yanları ve Kaynakları
*Danışan bu problemin bu ana kadar nasıl üstesinden gelmeye kalktı?
*Danışan diğer problemlerle başarılı bir şekilde başa çıktı mı?
*Danışana en çok destek olacak kişiler kimlerdir?
*Danışanın kültürel dünya görüşü? Komşuluk ilişkileri?
*Dini ve kültürel destek?
*
*
Psikolojik Danışmada Amaç Oluşturma
*Amaç Oluşturma
*Her hangi bir etkinlik gibi psikolojik danışmanında bir amacı olmalıdır.
*Psikolojik danışmanın uygulamalar sırasında odaklandığı alanlar:
*Danışan
*Psikolojik danışma süreci
*Danışanın sahip olduğu problemler
*• Psikolojik danışmandan beklenen sonuçlar.
*Amaç belirleme sürecinde danışan ve psikolojik danışmanın değerleri, inançları, yaşam biçimi kısaca dünya görüşü psikolojik danışma amaçlarını belirleyen unsurlardır.
*
*
*
Strateji Belirleme ve Müdahale Yaklaşımının Seçilmesi
*
*
*
Psikolojik Danışmada Amaç Oluşturma
*Süreç ve Sonuç Amaçları
*Sureç (Process) Amaçları
*Raport kurma
*Tehdit edici olmayan bır ortam oluşturma Uygun empati kurma
*Danışana karşı koşulsuz kabul ve saygı gösterme Sonuç (Outcome) Amaçları
*Danışanın kendine saygı düzeyini yükseltme
*Gelecek altı haftalık süre boyunca danışanın kendisini cesaretleridirici ifadelerini % 5O oranında artırmak.
*Tartışma Soruları
*Bir planlayıcı olarak kendinizi nasıl
değerlendirirsiniz?
*Karmaşık bir etkinliğe plansız bir şekilde katıldığınızda ne olur?
*En iyi tanımaya başladığınız insanlar daha çok size mi benzerler yoksa sizden çok mu farklıdırlar?
*Olgu Kavramsallaştırma Becerileri
*Kuramsal temeller
*Dünya görüşü
*Tanı keskinliği
*Terapötik amaçlar
*Zaman yönelimi
*Müdahale stratejileri
*Danışanın ayırdedici özellikleri
*Düşünceler
*Danışanınız kendine neler söylüyor?
*Söyledikleri probleminin nasıl bir parçası olabilir'
*Hangi kültürel mesajlar kendisiyle konuşmasının bir parçasıdır?
*Kültürel değer yargılarının kendi kendine ilişkin ifadelerindeki rolü nedir ve hangi alternatif kendini ifade etme biçimleri mümkün olabilir?
*İlişkiler
*Danışanınızın diğer kişilerle ilişkisi nasıldır?
*Erkeklerle ilişkisi nasıldır? Öğretmenlerinin bu resimdeki yeri nedir? Onun yokluğunda ebeveynleri nasıl davranmışlardır?
*İlişkilerin durumu problemi ne şekilde destekliyor?
*Evliliğe dair kültürel beklentileri nelerdir?
*Duygular
*Sorun, danışanınızın nasıl hissetmesine sebep oluyor?
*Duyguları, sorunu değiştirme çabasını nasıl etkiliyor?
*Duyguları problemi nasıl besleyebilir?
*Başka hangi duygular sorunu değiştirebilir? Danışanınızın sorununa eşlik eden duygulara karşı kültürel bakış açısı nedir?
*Davranışlar
*Sorun ortaya çıktığında danışanınız neler yapıyor?
*Bu davranışlar sorunu nasıl besliyor?
*Hangi davranışlarını değiştirebiliyor ve böylece sorunun etkilerini azaltabiliyor?
*Danışanınızın hissetmeye ve zıttı anlamında yapmaya karşı kültürel yatkınlıkları nelerdir?
*Müdahale Planı
*Müdahale planınızın klinik açıdan olduğu kadar kültürel açıdan da yeterli bilgiyi içerdiğinden ve konuya uygun olduğundan emin olunuz; yanı plan sizin değil danışanın külturel kimliğine ait değerlerı ve dünya görüşlerini yansıtmasıdır.
*Müdahale planınızın, danışanın sistemindeki rahatsızlık verici koşulları içerecek şekilde (ama bununla sınırlı kalmaksızın) danışanın bireysel olduğu kadar sosyal sisteminin de gereksinimlerine ve etkilerine hitap ettiğinden emin olunuz. Müdahale planınızın, aile yapısı ve haricı destek sistemleri gibi önemli alt sistemlerın ve kaynakların danışanın hayatında oynadığı rolün önemini göz önüne aldığından emin olunuz
*Tartışma Sorular
*Bazı insanlar belirli duygulara sahip olduklarını redetmekte. Bazilari da duyguların utanacak şeyler veya zayiflık belirtisi olarak kabul etmektedirler.
*Bazi kültürel duygular kisisel olaylar olarak kabul eder.
*Duygunun insanların sorunlarindaki rolü nedir? Sorunun kaynağı mıdır? Yoksa sonucu mudur?
*insanlar birşey hakkinda hissetme biçimini nasıl değiştirirler?
*Bir duygu örneğin ilgisizlikten beğeniye doğru değişirse bu durum kişinin dünyasina ait algilanma yansır mı?
*Temel Duygusal Beceriler
* Duyguları yeniden ifade etme. Danışanın ortaya koymuş olduğu bir duygunun tanmlanmasında danışanın kelimelerinin kullanlması.
*Duyguları yansitma. Danışanın ortaya koymuş oldugu bir duygunun tanimlanmasnda kendi kelimeleninizin Kullanlması
Duygulan yeniden ifade etme Danışanın tarafindan ortaya konulmuş birden fazla duygunun bir araya getirilmesi veya bu duygularla ilişki kurulmas için kendi kelimelerinizin kullanlması
*
*
Duygular ile İlgili Müdahaleler
*
*
Bilişsel Müdahaller
*Düşünce-Duygu
*Duygularımızla düşüncülerimiz sıklıkla karıştırılmaktadır?
*Çoğu insan düşünceleri ve duyguları arsında ayrım yapamaz.
*Duygular genellikle iletişim becerilerinde ihmal edilir.
*Düşünme insanların sahip olduğu çok özel bir niteliktir, fakat yanlış kullanılabilir.
*Yanlış, kullanıldığında insanlar depresyona girer, hastalanır, hatta intihara teşebbüs eder. Vb…
*Tartışma Soruları
*Çok fazla düşünür müsünüz?
*Yanlış anlamalarla karşılaştınız mı?
*Bir konu üzerinde çok fazla düşündünüz için kaç kere başınızı derde soktunuz?
*Kendi kendinize neler söylerdeiniz?
*Kendi kendinize söyledikleriniz sıklıkla gerçekleşir mi?
*
*Bilişsel Müdahallerde Yaygın Olarak Uygalandığı Alanlar
*Kaygını giderilmesi
*Stres yöntemi
*Öfke Kontrolü
*Alışkanlık Kontrolü
*Aşırı şışmanlık
*Depresyon
*Fobik bozukluklar
*Cinsel İşlev Bozuklukları
*
*
Davranışcı Müdahaleler
*
*
Sistematik Müdahaleler
*Sistemlerin Önemini Vurgulayan Kuramlar
*Nesne İlişkileri
*Aile sistemleri
*Yapısal aile terapisi
*Stratejik müdahale
*Çözüm odaklı
*Öyküsel terapi
*
*Sistematik Beceriler
*Uzlaşma
*Aile yapısını değiştirme
*Katılım
*Dairesel sorular sorma
*Etkileşim oluşturma
*Koalisyonları tanıma
*Sistematik Müdahaleler
*Genogram
*Aile heykeli
*Güçlendirme
*Yüzleştirme
*Aile sınırlarını yeniden yapılandırma
*Üçlemelerle başa çıkma
*Yansıtma
*Talimat verme
*Çelişki
*Semtom oluşturma
*
*
Psikolojik Danışmada Sonlandırma sevk ve İzleme
*ETKİNLİK YAP
*Bir aile oluşturmak
*Aile Danışma görüşme formu
*Psikolojik Danışma Raporu
*
*CİNSEL TERAPİ
*CİNSEL İSTEKSİZLİK
*Genel Tanıtım
*Nedenleri
*Tanı Yöntemleri
*Tedavi Yöntemleri
*Tıbbi Birimler
*CİNSEL İSTEKSİZLİK GENEL TANITIM
*Cinsel isteksizlik hemen hemen her bireyde zaman zaman görülebilen sorunların başında gelmektedir. Kadın ve erkeklerin sağlık bir cinsel hayat sürmelerine engel olabilen bu rahatsızlık psikolojik, kültürel, sosyal ve çoğu zaman tıbbi durumlara bağlık olarak gelişebilmektedir.
*Cinsel isteksizlik eşlerin arasındaki uyum, anlayış ve farklı yaklaşımlarla ilişkiden kaynaklanan sorunlara yol açabilir.
*Cinsel isteksizlik toplumumuzda en çok kadınlarda görülüyor olsa da, erkeklerde de oldukça yüksek bir oranda ortaya çıkabilmektedir. Erkeklerde yaşanan sertleşme sorunu, erken boşalma ya da boşalmada güçlük çekme gibi durumlar erkeği cinselliğe karşı soğutabiliyor.
*
*CİNSEL İSTEKSİZLİK NEDENLERİ
*Cinsel isteksizliğin genellikle psikolojik nedenler ile bağlantılı olduğu düşünülse de, altta yatan bazı sağlık sorunları da cinsel isteksizliğe yol açabiliyor.
*Bunlar; Cinsellikle ilgili korku ve kaygılar (utanma, suçluluk ve günahkarlık duyguları)
*Cinsel birleşmeyi gerçekleştirememe
*Cinsel birleşme sırasında ağrı ya da kasılma
*Erkeklerde sertleşme güçlüğü
*Erken boşalma ya da boşalmada güçlük,
*Kadınlarda uyarılamama ya da orgazm sorunlarından oluşmaktadır.
*Ayrıca eşler arasındaki cinsel uyumsuzluk da ilişkiden kaynaklanan çeşitli cinsel sorunları beraberinde getirebilir.
*CİNSEL İSTEKSİZLİK
TANI YÖNTEMLERİ
*Cinsel isteksizlik sorunu uzun süre ilişkiye girmeyen çiftlerde, ileri dönemler için boşanmalara varan ciddi sorunlara yol açabilir.
*Evlilikteki çatışmalar, eşe duyulan öfke, kadının veya erkeğin kendini değersiz hissetmesi ya da kendi bedenini tanımaması gibi nedenler cinsel isteksizliğe neden olabilir.
*Bunun dışında psikiyatrik ilaçların kullanımı ya da bedensel rahatsızlıklar da isteksizliğe yol açabilir.
*Hormonal dengesizlikler, kalp, karaciğer ya da böbrek hastalıkları ile kadınlarda menopoz dönemi cinsel isteksizliğe neden olabilir. Sonuç olarak azalmış cinsel istek her yaştaki ve her sosyokültürel durumdaki kadın ve erkekleri etkileyebilen, sık görülen bir cinsel işlev bozukluğudur.
*Cinsel isteksizlik sorunu için mutlaka konusunda uzman bir hekime başvurmalı ve seanslara gerekli olduğu takdirde eşli olarak katılmanız gerekmektedir. Öncelikle kadın veya erkeğin cinsel isteksizliğine sebep olan nedenler araştırılmalıdır.
*Hekiminiz çiftlerin birbirine karşı olan davranışlarını ve aile öyküsünü dinledikten sonra fizik muayene ile altta yatan başka sebepler varsa onları da araştırmak isteyebilir.
*Cinsel İsteksizlik
Tedavi Yöntemleri
*Cinsellik tüm yaşayan canlılar gibi biz insanların da en temel dürtülerinden biridir. Üremenin sağlanabilmesi için cinsellik vazgeçilemeyecek bir gereksinim ve haz öğesi olarak sunulmuştur. Cinsellikle ilgili bir sorun yaşanması sadece sağlığı ilgilendiren bir problem değildir.
*Cinselliğini yaşayamayan, cinsel doyumu aksayan bireyin bir süre sonra ruh sağlığı da bozulabilir. Bu bozukluk kaçınılmaz olarak önce en yakındaki eşini etkiler, ardından halka daha da genişleyerek aile bireylerini ve tüm sosyal yaşamını etkileyebilir.
*Cinsel isteksizlik tedavi edilebilir bir sorundur. Fakat tedavi süreci boyunca eşlerin birbirlerine karşı sabırlı olması ve birbirlerini zorlamaması gerekmektedir. Tedavinin amacı eşler arasındaki bozulan iletişimin sağlanması ve cinsel uyumun inşa edilmesidir.
*Cinsel isteksizliğin tedavisi altta yatan nedenlere bağlı olarak psikolojik ve ilaç tedavisi ile gerçekleştirilebilir. Eğer altta yatan sebepler psikolojikse cinsel terapi, aile terapisi veya bedensel egzersizlerle tedavi edilebilir.
*
*CİNSEL TERAPİ
*Cinsel isteksizlik anatomik sorunlar, hormonsal sorunlar, kalp ve tansiyon, prostat hastalıkları, aşırı kilo, nörolojik rahatsızlıklar veya daha önce geçirilen ürolojik ameliyatlara bağlı olarak gelişiyorsa öncelikle bu sorunları ortadan kaldırmak için hekiminiz tarafından ilaç veya diğer tedavi yöntemleri başlanması da önerilebilmektedir.
*CİNSEL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE BİRLİKTE ÇALIŞAN TIBBİ BİRİMLER
*Androloji
*Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavisi
*Kadın Hastalıkları ve Doğum
* Psikiyatri ve Psikoloji
*Üroloji
*
Kişilik Bozuklukları
Genel Tanıtım
Nedenleri
Belirtiler
Tanı Yöntemleri
Tedavi Yöntemleri
Tıbbi Birimler
Genel Tanıtım
Kişilik bozukluğu diğer bir adıyla borderline hastanın sağlıksız bir düşünme, işleyiş ve davranış tarzına sahip olduğunuz bir tür zihinsel bozukluktur. Kişilik bozukluğu olan bir kişi, durumları ve insanları algılamakta veya ilişkilendirmekte zorlanır. Kişilik bozukluğu hastanın ilişkilerinde, sosyal aktivitelerinde, iş ve okulda önemli sorunlara ve sınırlamalara neden olur.
Bazı hastalar, kişilik bozukluğunun olduğunun farkında olamayabilir, çünkü düşünme ve davranış tarzı kendilerine son derece normal gelmektedir. Bu durumda hasta karşılaştığı zorluklar veya olumsuzluklar için başkalarını suçlayabilir.
Kişilik bozuklukları genellikle genç yaşlarda veya yetişkinlik döneminde başlar. Kişilik bozukluğunun birçok türü vardır. Bazı türleri kişinin yaşının ilerlemesiyle birlikte daha az görülmeye başlayabilir.
Kişilik, kim olduğumuzu tanımlamamız için hayati öneme sahiptir. Tutumlar, düşünceler, davranışlar ve ruh halleri de dahil olmak üzere benzersiz özelliklerin bir karışımını ve bu özellikleri diğer insanlarla ve çevremizdeki dünyayla olan ilişkilerimizde nasıl ifade ettiğimizi içerir. Bireyin kişiliğinin bazı özellikleri miras alınır, bazıları ise yaşam olayları ve deneyimleri ile şekillenir. Belirli kişilik özelliklerinin çok katı ve esnek olmaması durumunda bir kişilik bozukluğu gelişebilir.
Kişilik bozukluğu olan insanlar, toplumun normal veya normal olarak gördüklerinden daha farklı bir bakış açısında sahip olurlar. Kişilik bozukluğu olan kişilerde genel olarak zayıflık başa çıkma gibi beceriler sağlıklı ilişkilere oranla çok daha zor olur.
Kaygı bozukluğu problemi olan ve kontrol edemediğini bilenlerin aksine kişilik bozukluğu olan insanlar, genellikle bir sorun yaşadıklarının farkında değillerdir. Kontrol edecek bir şeyleri olduğuna inanmazlar. Kendilerinde bir sorun olduğuna inanmadıkları için kişilik bozukluğu olan insanlar genellikle tedaviye gerek duymazlar.
Kişilik bozuklukları, kendi grubunda yer alan şiddetli zihinsel bozuklukların arasında yaygın olandır. Kişilik bozukluğu madde kullanımı, duygu durum bozuklukları ( depresyon veya bipolar bozukluklar ) ve anksiyete bozuklukları gibi diğer akıl hastalıkları ile birlikte ortaya çıkabilir. Kişilik bozukluklarının çoğu ergenlik döneminde, kişiliğin gelişip olgunlaştığında ortaya çıkar.
Kişilik bozuklukları da kendi arasında gruplara ayrılabilir, bunlar;
A Kümesi (Eksantrik) Kişilik Bozuklukları
Paranoid Kişilik Bozukluğu
Paranoya bu bozukluğun simgesi olarak kabul edilmektedir. Paranoyak kişilik bozukluğu olan kişilerin sürekli güvensizlik duyma ve başkalarına karşı şüpheleri vardır. Başkalarının onları küçümseme, tehdit etmeye veya zarar vermeye çalıştığına inanırlar.
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Bu gruba dahil olan insanlar insanlardan uzak durur ve sosyal ilişkilere karşı ilgisizdir. Genellikle yalnız etkinlikleri tercih ederler ve nadiren güçlü duygular yaşarlar.
Şizotipal Kişilik Bozukluğu
Bu grupta yer alan insanlar ise sıra dışı düşünme ve davranış şekli ile kendilerini belli ederler. Şizotipal kişilik bozukluğu olan insanlar garip inançlara sahip olabilir ve çoğu zaman batıl inançları vardır.
B Kümesi (Dramatik) Kişilik Bozuklukları
Bu bozuklukları olan insanlar dengesiz duygulara ve çarpık bir imaja sahiptir. Ayrıca, sık sık dürtüsel davranma eğilimindedirler. Bu bozukluklar şunları içerir:
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluğu olan insanlara "sosyopat" veya "psikopat" denir. Antisosyal kişilik bozukluğu başkalarına aldırış etmeme ve toplum kurallarına uymama ile ifade edilen sorumsuz ve agresif davranışlarla tanımlanır. Bu bozukluğu olan insanlar sıklıkla ciddi suçlar işler ve davranışları için pişmanlık duymazlar.
Sınırda Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluk dengesiz ruh halleri, kötü benlik imajı, kaotik ilişkiler ve dürtüsel davranış (cinsel ilişki, madde kötüye kullanımı, aşırı harcama ve dikkatsiz davranışlar) ile tanımlanır.
Histriyonik Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluğu olan insanlar sığdır ve sürekli olarak duygusal bir hale bürünürler. Genellikle çok dramatik, çocukça ve aşırı duygusal tavırlar sergilerler.
Narsisistik Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluk abartılı bir üstünlük duygusu, başarı ve güç ile karakterizedir. Bununla birlikte aşırı kaygıya ve kırılgan bir özgüvene sahip olurlar. Bu bozukluğu olan insanlar çok merkezlidir, empati eksikliği eğilimindedir ve sürekli dikkat çekmeye yönelik davranışlar sergileyerek çevrelerinde hayranlık uyandırmak isterler.
C Kümesi (Endişeli) Kişilik Bozuklukları
Bu bozuklukları olan insanlar genellikle çok gergin veya korkak bir hal içindedir. Endişeli kişilik bozuklukları şunları içerir:
Çekingen Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluğu olan insanlar sosyal temastan kaçınma eğilimindedir. Bu davranış, yalnız olma arzusunun bir sonucu değil, utandırılması veya sert bir şekilde yargılanması konusundaki aşırı endişeden kaynaklıdır. Reddedilme korkusuyla nedeniyle çoğu zaman birçok değerli sosyal deneyimi kaçırırlar.
Bağımlı Kişilik Bozukluğu
Bağımlı kişilik bozukluğunda ise çaresizlik, boyun eğme ve karar verememe gibi duyguların baskın olması nedeniyle kişinin bir güvenceye duymasına sebep olur. Bağımlı kişilik bozukluğu olan insanlar, bir bireyi çok sahiplenir ve o kişiyi memnun etmek için büyük çaba harcarlar. Pasif ve tutunma davranışları sergileme eğilimindedirler ve ayrılma korkusu yaşarlar.
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu
Bu bozukluk, kusursuz hata yapma korkusuyla mükemmeliyetçilik, kontrol ve düzen ile karakterize bir hastalıktır. Bu korku çoğu zaman karar verememe, işleri bitirme zorluğu ve ayrıntılarla meşgul olma ile sonuçlanır.
İnsanlar birden fazla kişilik bozukluğunun karma semptomlarına sahip olabilirler.
Nedenleri
Kişilik, sizi eşsiz kılan düşünce, duygu ve davranışların bir birleşimidir. Dış dünya ile ilgili görüş, anlayış ve ilişkilerin yanı sıra kişinin kendisini nasıl gördüğüdür. Kişilik, çocukluk döneminde etkileşime girerek şekillenir.
Bazı kişilik genleri aile fertlerinden genetik aktarım aracılığıyla geçebilir. Bu özelliklere bazen mizaç denir. Kişilik içinde büyüdüğünüz çevreyi, meydana gelen olayları, aile üyeleriyle ve diğer insanlarla olan ilişkileri içerir.
Kişilik bozukluklarına genetik ve çevresel etkilerin bir neden olduğu düşünülmektedir. Genetik aktarım veya hayatı değiştiren bir olay bu hastalığa karşı savunmasız bırakabilir.
Her ne kadar kişilik bozukluklarının kesin nedeni bilinmese de, bazı faktörlerin, kişilik bozukluklarının gelişmesinde veya tetiklenmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. Bunlar;
Ailede kişilik bozuklukları veya diğer akıl hastalıkları öyküsü
Çok değer verilen birinin ölümü
Çocukluk döneminde tacize uğrama
Dengesiz veya travmatik aile hayatı
Beyin kimyasındaki ve yapısındaki farklılıklar gibi nedenlerin sebep olabileceği düşünülmektedir.
Kişilik bozuklukları, hem kişinin kendisini hem de o kişiyi önemseyenlerin hayatını önemli ölçüde etkileyebilir. Kişilik bozuklukları, iş, okul veya ilişkilerde ciddi sorunlara neden olabilir.
Belirtiler
Kişilik bozuklukları tipleri, benzerlikleri, özellikleri ve semptomları açısından üç gruba ayrılır. Kişilik bozukluğu olan birçok insanda, en az bir tane daha ek kişilik bozukluğu belirti ve semptomları vardır. Kişilik bozukluğunun bazı belirtileri ise;
Eksantrik kişilik bozukluklarında
Paranoid kişilik bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu ve şizotipal kişilik bozukluğunu içerirler.
Paranoid kişilik bozukluğu
Güvensizlik ve başkalarına karşı şüphe duyma
Başkalarının zarar vermeye veya aldatmaya çalıştığına dair düşünceler
Başkalarının sadakatine veya güvenilirliğine dair şüphe duyma
Başkaları tarafından kullanılacaklarını düşünme nedeniyle güvensizlik
Masum açıklamalar veya tehdit edici olmayan durumların kişisel hakaret veya saldırı olarak algılanması
Algılanan olaylara veya hakaretlere öfkeli veya düşmanca tepki
Kin tutma eğilimi
Eş veya sevgilinin sadakatsiz olduğuna dair şüphe
Şizoid kişilik bozukluğu
Yalnız kalmayı tercih etme
Sosyal ya da kişisel ilişkilere ilgi eksikliği
Sınırlı sayıda duygusal ifade
Çoğu aktiviteden zevk alamama
Başka insanlara karşı kayıtsız kalma
Sürekli partnerinden farklı insanlarla cinsel ilişki yaşama isteği
Şizotipal kişilik bozukluğu
Tuhaf kıyafetler giyme
Değişik inançlara ve davranış biçimlerine sahip olma
Adını fısıldayan bir ses duyma gibi garip algısal deneyimler
Çok uç duyguların anlık değişimi
Sosyal kaygı ve yakın ilişkilerde eksiklik yaşama
İnsanları ve olayları düşünce yoluyla etkileyebileceğine inanma
Bazı olayların yalnızca kendisi için gizli mesajlara sahip olduğu inancı
Dramatik kişilik bozukluğu
Dramatik kişilik bozukluğu aşırı duygusal, öngörülemeyen düşünce veya davranışlarla karakterize edilir. Antisosyal kişilik bozukluğu, sınırda kişilik bozukluğu, histriyonik kişilik bozukluğu ve narsisistik kişilik bozukluğunu içerir.
Antisosyal kişilik bozukluğu
Başkalarının ihtiyaçlarını veya duygularını dikkate almamak
Yalan söylemek, çalmak
Takma ad kullanmak
Suç işlemeye meyilli olmak
Başkalarının haklarının ihlal etme
Agresif, genellikle şiddet içeren davranışlar sergilemek
Kendini veya başkalarının güvenliğini göz ardı etme
Tutarsızca sorumsuz davranışlarda bulunma
Yaptıklarından pişman olmama
Sınırda kişilik bozukluğu
Güvensiz seks, kumar ya da sürekli yeme gibi dürtüsel davranışlar
Kararsız veya kırılgan özgüven
Kararsız ve yoğun ilişkiler
İntihar davranışı veya kendine zarar verme eğilimleri
Yalnızlıktan veya terk edilmekten korkma
Sürekli boşluk hissi yaşama
Sık ve yoğun yaşanan öfke nöbetleri
Strese bağlı paranoya
Histriyonik kişilik bozukluğu
Sürekli dikkat çekmek
Aşırı duygusal, dramatik bir ruh halinde olma
Cinsel açıdan sürekli aktif
Başkaları tarafından kolayca etkilenme
Hızla değişen duygular
Fiziksel görünümden dolayı aşırı endişe duyma
İnsanlarla olan ilişkilerin gerçekte olduğundan daha yakın olduğunu düşünme
Narsisistik kişilik bozukluğu
Özel olduğuna ve diğerlerinden daha önemli olduğuna inanma
Güç, başarı ve çekiciliğin fantezileri
Başkalarının ihtiyaçlarını ve duygularını tanımama
Başarıları veya yetenekleri abartma
Sürekli övgü ve hayranlık beklentisi
Kibir
İnsanların yaptığı iyiliklerden faydalanma ve yalan söyleme
Başkalarını kıskanma ya da başkalar tarafından kıskanıldığını düşünme
Endişeli kişilik bozuklukları
Endişeli kişilik bozuklukları genellikle sürekli olarak korku ve endişeli bir ruh haliyle karakterize edilir. Önleyici kişilik bozukluğu, bağımlı kişilik bozukluğu ve obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu vardır.
Çekingen kişilik bozukluğu
Eleştiri veya reddedilme korkusu
Yetersiz olduğunu düşünme
Çekici olmadığını hissetme
Kişilerarası temas gerektiren iş faaliyetlerinden kaçınma
Yabancılarla tanışmaktan korkma
Kişisel ilişkilerde aşırı utangaçlık
Onaylanmama, utanma veya alay edilme korkusu
Bağımlı kişilik bozukluğu
Başkalarına aşırı bağımlılık
Başkalarına karşı itaatkâr davranış
Yalnız kaldığında kendi bakımını sağlayamama
Kendisine güvenmek zorunda kalmaktan aşırı korkma
Özgüven eksikliği
Projeler başlatmak veya yapmakta zorluk çekmek
Yakın bir ilişki bittiğinde hemen akabinde yeni bir ilişkiye başlamak
Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu
Detaylar, düzen ve kurallarla meşgul olma
Bir projeyi bitirememe duygusu
Aşırı mükemmeliyetçilik
İnsanların, görevlerin ve durumların kontrolünü elde tutma
İşe ya da projeye olan aşırı bağlılık nedeniyle arkadaşları ihmal etme
Kırık veya değersiz nesneleri atamama (eşya biriktirme)
Sert ve inatçı bir ruh hali
Ahlak, etik veya değerler konusunda esnek davranış sergileyememe
Para harcama üzerinde yanlış kontrol
Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu, bir tür anksiyete bozukluğu olan obsesif-kompulsif bozukluk ile aynı değildir.
Tanı Yöntemleri
Kişilik stilleri ile kişilik bozuklukları arasındaki farkı anlamak oldukça önemlidir. Utangaç olan veya tek başına vakit geçirmeyi seven birine, şizoid kişilik bozukluğu tanısı konulamaz. Kişilik stili ile kişilik bozukluğu arasındaki fark genellikle, aşağıdakiler de dahil olmak üzere belirli alanlarda kişinin kişilik fonksiyonunun değerlendirilmesiyle belirlenebilir;
İkili ilişkilerindeki tutumu
Duygusal davranışları
Kimliğinden haberdar olma
Gerçeklik bilinci
Davranış ve dürtü kontrolü
Kişilik bozukluğuna sahip kişilerdeki semptomlar tek tek araştırılır. Doktor tarafından hastanın öyküsü alınır ve fizik muayenesi gerçekleştirerek değerlendirmeye başlanır. Kişilik bozukluklarını teşhis etmek için özellikle yapılan bir laboratuvar testi bulunmamaktadır.
Fakat doktor tarafından şüphelenilen fiziki bir durum mevcutsa yüksek görüntüleme cihazlarından MR, Bilgisayarlı tomografi, kan alkol veya uyuşturucu testi gibi çeşitli testler isteyebilir.
Hastada görülen semptomlar için fiziksel bir sebep bulamazsa, doktor tarafından kişi bir psikiyatriste veya psikoloğa yönlendirebilir. Zihinsel hastalıkların erken teşhis edilmesi ve tedaviye erken başlanması hastalığın seyri açısından oldukça önemlidir.
Her kişilik bozukluğunun kendine özgü tanısal kriterleri vardır. Genellikle kişilik bozukluğunun teşhisinde, en az diğer iki semptomunda görülmesi gereklidir. Bunlar;
İnsanları ve olayları algılayış yorumlama şekli
Duygusal tepkilerin uygunluğu
İnsanlara veya ilişkilere yaklaşım şekli
Dürtülerin kontrolü gibi.
Tedavi Yöntemleri
Kişilik bozukluğu olan kişiler hastalığının farkında olmadıkları için kendi başlarına tedavi yolu aramazlar ve sonuç olarak hastaların birçoğu tedavi edilmez. Tedavi almama nedenlerinden biri de, kişilik bozukluğu olan birçok insanın, aynı zamanda hayatlarına normal şekilde devam edebilmesidir.
Kişilik bozukluklarının çoğu, geç teşhis edilmesi sebebiyle uzun süredir devam etmektedir bu tip hastaların tedavisi çok zordur. Bununla birlikte tedavi edilen birçok kişilik bozukluğuna sahip hastalarda, rahatsız edici semptomların hafiflediği görülmektedir.
Tedavi kişilik bozukluğunun türüne bağlı olarak değişebilir, ancak psikoterapi (danışmanlık) tedavinin ana unsurudur. Bazı durumlarda, ortaya çıkabilecek aşırı atakları tedavi etmek için ilaç kullanılabilir. Kullanılabilecek ilaçlar arasında antidepresanlar, anti-psikotikler, anksiyolitikler, dengeleyici ve atakları önleyici ilaçlar kullanılır.
Psikoterapi tedavisinde, hatalı düşünce kalıplarının değerlendirilmesi, yeni düşünce ve davranış kalıplarının öğrenilmesi amaçlanmaktadır. Terapi aynı zamanda başa çıkma ve kişiler arasındaki ilişki becerilerini geliştirmeyi amaçlar.
Kişilik bozukluğunun tedavi edilmemesi durumunda durumun kötüye gidebileceği göz ardı edilmemelidir. Kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler ilerleyen dönemlerinde alkol ya da uyuşturucu kullanabilir, şiddete meyilli olabilir, hastaneye yatırılabilir, kendine veya çevresindeki insanlara zarar verebilir.
Eğer, ailenizde, ilişkinizde veya çevrenizden birinde kişilik bozukluğu varsa, en etkili şekilde nasıl profesyonel destek ve teşvik sağlayabileceğinizi öğrenmek için bir uzman klinik psikoloğa danışabilirsiniz.
Aile içi iletişim teknikleri ve sorun çözme becerileri elde edeceksiniz
İlişki Terapisine Hangi Durumlarda Gidilmelidir ?
Günümüz koşullarında bir yerde insan ve insanlar arası ilişkiler söz konusu olduğunda dikkate almamız gereken kavramlardan biride hiç şüphesiz " ünsiyet ” kavramıdır. Çünkü “ ünsiyet “ kelimesi ile insan kelimesi etimolojik (kelime köken bilimi) anlamda çok yakın temas halindedirler; ikisi eş kökenlidir.
Ünsiyet Nedir?
Ünsiyet kelimesi içerisinde yakınlık, dostluk anlamlarını da taşır. Bu açıdan bakıldığında insan dediğimizde aynı zamanda ünsiyet sahibi bir varlığı; yani yakınlık kuran, dost olan bir varlığı da kastetmiş oluyoruz. Bu, ünsiyet oluşturmanın (yakın ilişki kurmanın) insan olarak bizim ismimizde kayıtlı olduğu anlamına gelir. Ben bunu, insanın varoluşsal olarak ilişki kurmaya, yakınlık oluşturmaya mecburiyeti olarak algılıyorum: " varoluşsal ilişki ihtiyacı ”.
Varoluşsal ilişki ihtiyacı nedir ?
Varoluşsal ilişki ihtiyacı, insanın ancak ve ancak sahici, doyum verici, yakınlık içeren bir ilişki kurduğunda/kurabildiğinde " insan ” olabileceğini ifade eder. Ünsiyet kuramayan bir varlık olarak insan, hep bir yanı eksik kalacaktır. Ünsiyet, yakınlık, ilişki insanın bu anlamda tamamlayıcı unsurlarından biridir.
Kadın ve erkek, eril ve dişil, anima ve animus insanlığın farklı (tamamen ayrı değil) iki yanı/yüzüdür. Bu iki yan, kendini anlamak ve tamamlanmak için kendisi dışındaki yana (eril dişile, dişil erile) ihtiyaç duyar. Bence bu da varoluşsal bir durumdur; çünkü insan böyle (farklı)yaratılmıştır. Tüm insanların eril ya da dişil olduğu bir dünyayı şu anki algımızla anlama şansımız azdır. Dolayısıyla biz insanoğlu olarak başka bir mecburiyete daha tabiyiz: " varoluşsal öteki yan ihtiyacı ”.
Varoluşsal öteki yan ihtiyacı nedir?
Varoluşsal öteki yan ihtiyacı, bizim tam bir " insan ” olabilmemiz için insanlığın öteki yanı ile de doyum verici bir ilişki kurmaya/kurabilmeye ihtiyacımız olduğunu dile getirir. Öteki yan/karşı cins ile doyum verici bir ilişki kurmak, öteki yana ihtiyaç duymak kendi cinsimize olan ihtiyaçtan daha fazladır. Çünkü bizde olmayanlar hem cinsimize oranla karşı cinste daha fazladır. Adem yeryüzüne inmeden önce, bulunduğu yerde kendisine bir arkadaş istemiş ve ona Havva arkadaş kılınmıştır; başka bir Adem değil !!!
Bir İnsanın karşılaştığı problemlerin ana kaynakları nelerdir?
İnsanoğlunun yaşadığı iletişim, uyum ve doyum gibi pek çok önemli probleme, uygun şekilde gideril(e)meyen "varoluşsal ilişki ihtiyacı” ve "varoluşsal öteki yan ihtiyacı” nın sebep olduğunu düşünüyorum. Öfkemiz, hırsımız, kavgamız, incinmişliğimiz, kırılmışlığımız, yalnızlığımız vb. bu temel insani ihtiyaçlarımızı yeterince gideremediğimiz için ortaya çıkıyor. Bu durum, doyum verici bir ilişkinin pek çok problemimize çözüm kaynağı olduğu anlamına da gelmektedir aynı zamanda.
İlişki Terapisi Nedir? İlişki Terapisi alanların kazanımları nelerdir?
İlişki terapisi " doyum verici bir ilişki gerçekleştirmeye dönük psikoterapötik çaba ” yı ifade eder. İlişki terapisi çok genel anlamda bir insani ilişkiyi çağrıştırabilir; arkadaşlık ilişkisi, ebeveyn-çocuk ilişkisi, gelin-kaynana ilişkisi, işçi-iş veren ilişkisi vb. Tüm insani ilişkiler için düzeltme çabası güdülebilir; ancak ilişki terapisinde kastedilen kadın ve erkek arasındaki özel, duygusal, yakın ilişkidir.
İlişki Terapisinde temel amaç nedir ?
İlişki terapisinde temel amaç doyum verici, tatmin edici bir kadın-erkek ilişkisi tesis etmektir. Bir ilişkinin doyum vericiliğini tarafların ilişkiden beklentileri ve ilişkiden elde ettikleri oluşturur.
Bir İlişkinin doyum verici olup olmadığına en pratik olarak, nasıl anlarız ?
Beklenti ile elde edilen arasındaki fark ne kadar az ise ilişki o kadar doyum verici demektir. Bu açıdan bakıldığında her ilişki özeldir ve özneldir. Dolayısıyla tüm insanlık için katı, standart bir " ilişki terapisi hedefi ” ya da " doyum verici ilişki kriterleri ” belirlemek çok zordur.
Her psikoterapi ekolü ve her psikoterapist belirli ilişki paradigmalarını esas olarak kabul eder. Bu esaslar ilişki pratiğinin/uygulamalarının özünü oluşturur; uygulamalara şekil verir.
İlişki Terapisi ile ilgili temel paradigmalar nelerdir?
İlişki Terapisi ile ilgili temel paradigmalarımızı şöyle ifade edebiliriz:
1. İnsanın ilişkiye ihtiyacı vardır; Yazımın giriş kısmında da belirttiğim üzere kadın erkek ilişkisi insanlar için bir lüks değil; varoluşsal bir ihtiyaçtır. İnsanın doyum verici bir kadın erkek ilişkisi yaşadığı oranda kendisi (ünsiyet sahibi bir insan) olabilir.
2. İlişkiler insani ihtiyaçlarımızı gidermek için gerçekleştirilirler: Tüm insani eylemler bir ihtiyacı gidermeye dönük gerçekleştirilirler. Söz konusu ihtiyaçların bilincinde olup olmamamız bu durumu değiştirmez. Dolayısıyla bir ilişkiden memnun olmadığımızı söylediğimizde, o ilişki içerisinde bazı temel ihtiyaçlarımızın karşılanmadığı ifade ediyoruzdur. Bu temel insani ihtiyaçlarımıza dair pek çok kuramcı pek çok farklı kategorizasyon yapmıştır. Güven (insanlara ve dünyaya), sevilme, sevme, ait olma, önemsenme, kabul edilme, beğenilme, güçlü olma, doğal/spontan olma, yapabilirlik, eğlenebilme, özgür olma, hayatta anlam bulma vb. bu temel ihtiyaçlar arasında merkezi konumda yer alır. Bu ihtiyaçlar giderildiği oranda ilişki doyum verici olur. İlişki terapisi bir anlamda, ilişki içerisindeki insanların bu ihtiyaçlarını uygun yollarla gidermelerini sağlamaktır.
3. İlişkiler psikolojik problemlerin oluşumunda ve sağaltımında rol alırlar: W. Glasser “ Mutsuz insanların en büyük ortak özelliklerinden birinin, önemsedikleri bir insanla problemli ilişki yaşamaları olduğunu söylüyor. “ Yaşanamayan doyum verici ilişkilerin olumsuz sonuçlarını ilişki terapilerine gelen danışanlarımızda sıklıkla gözlemleyebiliyoruz. İlişkilerde aldatılma, önemsenmeme, sevilmeme, dikkate alınmama, özgürlüklerin kısıtlanması vb. insanlarda mutsuzluk, ümitsizlik, karamsarlık, anlamsızlık, çaresizlik gibi katlanılması zor duygular ortaya çıkartıyor. Bununla birlikte, doyum verici bir ilişkinin psikolojik ve fizyolojik sağlık üzerinde olumlu/iyileştirici etkileri olduğu yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda görülmektedir. Doyum verici bir ilişki ile birlikte insanların daha sıcak, daha anlayışlı, daha umutlu, daha mutlu vb. olduklarını günlük hayatımızda da gözlemleyebiliyoruz. Bu durumu bir Anadolu sözü çok güzel ifade eder: " İnsan insanın zehrini alır!” Bu bakış " İnsan insanın kurdudur! ” bakışıyla taban tabana zıttır. Ortaya çıkardıkları sonuçları dikkate aldığımızda hangi yaklaşımı benimsememiz gerektiği daha bir önem kazanır!
4. Problemli ilişkiler daha doyum verici hale getirilebilir: Her ilişkinin daha doyum verici hale gelme şansı her zaman vardır. Ancak buradaki temel şart ilişkiyi oluşturan tarafların bunu istiyor olmalarıdır. Genelde insanlar ilişkilerde bekleyen, isteyen rolünü üstlenirler. Çiftlerden her iki taraf da vermeden istediği sürece hiç bir taraf hiçbir şey elde edemez. Bu yüzden ilişki terapisinde ilk fark ettirilmeye çalışılan şey problemlerin çözümü için her iki tarafın da aktif rol almasının gerekliliği ve alış-veriş dengesinin kurulmasıdır. Şayet kadın ve erkek " Ben bu ilişkiyi daha iyi hale getirmek istiyorum” derse ilişki terapisinde yol alınabilir. W. Glasser bu durumu " Çözüm dairesine girmek ” şeklinde ifade eder. Terapist bu noktada, tarafların aşamadığı noktaları görmelerinde ve etkin çözüm yolları üretmelerinde kendilerine yardımcı olur.
5. Problemli ilişkilerde her iki tarafın da rolü vardır: Pek çok insan, doyum vermeyen bir ilişkide kendini kurban olarak algılar; İlişkide tüm yaşananlarda kendisinin hiç bir etkisinin olmadığını ve olamayacağını, kötü bir kaderi yaşadığını vb. düşünür. Oysa asla unutulmalıdır ki hiçbir şey yapmamak da bir şey yapmaktır. Tabi ki kişilik bozukluğu olan bir insanla bir şekilde ilişki içinde olma ihtimalimiz vardır; ancak bu durumda bile ilişkinin oluşumunda ya da sürdürülmesinde bizim etkimiz sandığımızdan daha fazladır. Bazen de insanlar ilişkideki problemlerin çözümü için çaba sarf etmeyi, karşı tarafı değiştirmek olarak algılarlar. Oysa başkalarını değiştirme gücümüz çoğunlukla yoktur; sadece başkalarına sadece etki edebiliriz. Hep aklımızın bir köşesinde tutalım ki; tutum ve davranışları üzerinde kontrol sahibi olabileceğimiz sadece ve sadece kendimiziz.
6. İlişki terapisinin temel amacı tarafları "terapist eş” haline getirmektir: Herkes bir ilişkiye insani ihtiyaçlarını gidermek için girer; ancak bu ihtiyaçların giderilmesi (sevilme, onaylanma, beğenilme vb.) karşı tarafın elindedir. Dolayısıyla bir ilişkinin doyum vericiliğini belirleyen şey, tarafların karşı tarafın ihtiyaçlarını ne oranda belirledikleri ve giderdikleridir. Bu noktada eşler, adeta birer terapist rolü üstlenmelidir. Terapist olmaktan kasıt karşı tarafın ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak ve o ihtiyaçların belirlenip giderilmesinde kendisine yardımcı olmaktır. Aksine sürekli psikolog, terapist kalmak ve rol karmaşasına neden olmak ilişkiyi bozar. Bir insana yardım etmenin, insanın " zehrini almanın ” da başlı başına iyileştirici bir etkisi vardır. Her iki taraf karşısındakinin ihtiyacını gidermeye çalışırsa, iki tarafta doyum elde eder. Ancak her iki taraf da sadece beklenti veya sürekli vermeden alıcılık içerisinde olursa hiç bir taraf hiç bir şey elde edemez. Bazen de taraflardan sadece birisi almadan verici halde olur; bu ise uzun vadede bıkkınlık, karşılık alamama gibi problemler ortaya çıkartır. Çiftler birbirlerini yok ederek yok olurlar, sadece var ederek birlikte var olabilirler.
7. Gerektiğinde Terapist eş olmak öğrenilebilir:
İnsanlar karşı tarafın ihtiyaçlarını anlama noktasında her zaman yeterli olmayabilirler. Psikoterapist tarafların kendilerine, karşı tarafa ve ilişkilerine daha farklı ve doyum verici açılardan bakmalarına yardımcı olur.
8. İlişki terapisi bir süreçtir: İnsan alışkanlıklarının çocuğudur ve alışkanlıkları değiştirmek çok zordur. Zaman zaman danışanlarımın " Ben eşime yardımcı olmak istiyorum; ama elimden başka bir şey gelmiyor!” dediğine şahit oluyoruz. Bu çok anlaşılır bir şeydir. Çünkü insan doğduğu andan itibaren kişisel bakış açıları ve davranış kalıpları oluşturur zamanla bunlar katılaşır ve değişmezmiş gibi algılanır. Dolayısıyla değişim de uzun ve zahmetli bir süreci gerektirir. İnsan ise, doyum verici bir ilişki oluşturmak için yeni şeyler öğrenmekle, problemli bir ilişkinin alışkanlığı arasında tercih yapmak durumundadır.
İlişki terapisi veya evlilik terapisi olarak adlandırılan psikoterapilere sıklıkla kronikleşmiş bazı ilişki sorunlarıyla başa çıkabilmek ya da ani gelişen yaşamsal ve ilişkisel krizlerin üstesinden gelmek amacıyla 05447243650 den uzman ilişki terapistlerimize başvuruda bulunabilirsiniz.
Tüm çiftlerin ilişkilerinde zaman zaman gök gürler, şimşek çakar ve belirli bir süre sonra güneş açar bu bir yaşam belirtisidir. Ama sürekli karanlık tünellerde ilişki yaşanmaz. İlişki kalitenizi arttırmak ve çözümsüz gibi gözüken yıllanmış sorunlarınızı çözmek istiyorsanız profesyonel çiftler olun ve gerekirse bunun için profesyonel yardım alın.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşça, dostça ve iletişimde kalın.
FAMILY MARRIAGE COUPLES’ COUNSELING TRAINING PROGRAM 2021
PROF. DR. EKREM ÇULFA
1. FAMILY AND LIFE DYNAMICS
Objective: It is aimed to gain knowledge and attitudes about the historical development, dynamics, importance of the family concept for the child and the regulation of family relations.
Content: Concept of family, characteristics of a healthy family, role distribution in the family, communication within the family, family life cycle, changing family structure, family problems
COURSE LEARNING OUTCOMES:
• Explain the historical development of the family.
• Explains the family's relationship with the child, adolescent and adult.
• Advocates the importance of relationships between family members.
• List the factors that threaten family health
• Explain the family life cycle.
• Explains the family's relationship with the child, adolescent and adult.
• Compares different parental attitudes.
• Plans family education and counseling programs.
2. FAMILY PLANNING TRAINING
Objective: It is aimed to gain knowledge and attitudes about basic concepts of family planning, reasons for family planning, effective methods used in family planning.
Content: Basic concepts of family planning, reasons for family planning, effective methods used in family planning.
COURSE LEARNING OUTCOMES:
• Explain the necessity of family planning.
• Explain traditional methods in family planning.
• Explain effective family planning methods.
• Chooses new methods and techniques for family planning.
• Explain the pregnancy physiology.
• Explains the birth physiology
3. PSYCHOLOGY
Objective: It is aimed to gain knowledge and attitudes about the scientific foundations of psychology, basic concepts in psychology, scientific method and statistics, basic processes and applications in psychology, behavior, sensation, consciousness, learning and attention, memory, cognition, personality and abnormal behaviors.
Content: History of psychology, scientific research methods and statistics, behavior, sensation, consciousness, learning and attention, memory, cognition, personality and abnormal behavior.
4. SOCIOLOGY
Purpose: It is aimed to develop the skills of theoretical and conceptual thinking and expressing about social problems, and critically expressing and discussing current problems.
Content: Sociological perspective, sociological research, sociological theories and methods, globalization, social change.
5. SOCIAL PSYCHOLOGY
Purpose: It is aimed to gain knowledge and attitudes about how emotions, behaviors and thoughts are affected by social structure and process.
Content: Historical process of the field, main theoretical and methodological issues, social cognition, stereotypes, prejudice and discrimination, self in social and cultural context.
6. DEVELOPMENTAL PSYCHOLOGY
Objective: Within the framework of the basic principles, concepts and theories of development, it is aimed to provide information on the evaluation of different developmental areas and developmental progress in these areas in early childhood.
Content: Developmental periods, lifelong perspective on human development and the nature of development, developmental theories and development research, biological foundations of development, prenatal development, birth, development in infancy, development in early childhood, development in middle and late childhood, young adulthood, middle adulthood, advanced adulthood.
7. MENTAL HEALTH AND ADAPTATION PROBLEMS
He / she has written and verbal expression skills at a level to cooperate with relevant people and institutions on subjects related to his field. Explains the basic facts, principles and processes of other disciplines related to the field, methods used in practice, can analyze and evaluate at the undergraduate level. He finds various solutions to individual and social problems by using his professional knowledge and skills in his field studies and exhibiting an objective attitude.
8. INTRODUCTION TO SOCIAL ANTHROPOLOGY
Objective: The aim of this course is to recognize social anthropology, to examine its historical development, and to evaluate the method and point of view used by this science. By internalizing the meaning of the concept of culture, which is the main subject of Social Anthropology, by addressing cultural diversity and difference, the groundwork is formed to provide "cultural competence", which is the most fundamental principle in the field of social work.
Content: In this course, the basic concepts, methods and methods of social and cultural anthropology in the spectrum of social sciences will be covered, and each student taking the course will explore different lifestyles of people and examine cultural diversity in its local and global context. In the course, ethnographic field research methods, cultural theory and basic theoretical approaches will be introduced, social structure, family and kinship systems, gender, religion, belief and rituals, human and environment, political structuring, economy and shopping, language, art. culture concepts will be examined.
9. COMMUNICATION THEORIES
Objective: The aim of the course is to enable students to analyze past and current events in the context of communication theories by learning what the theories of communication are.
Content: The course includes topics such as explaining the theories of communication, recognizing the effects of communication on culture and society, analyzing the structure of mass media, interpreting the connection between media and people.
Çocuk Terapisi Nedir?
Çocuğun psikolojik açıdan yaşadığı güçlüklerin duygu durumuna ya da davranışlarına yansıması sonucu ortaya çıkan problemlere yardımcı olmayı amaçlayan teknikler ve metodların uygulandığı seanslardır.
Çift ve Aile Terapisi Nedir?
Çiftler arası ilişkilerde yaşanan uyum sorunlarında, temel düzeyde iletişim yanlışları neden olmaktadır. Çiftler aileleriyle ilişkilerinde geliştirdikleri alışkanlıklar, düşünce ve refleksler eğer eşiyle uyumlu olmaz ise ortaya çıkan uyumsuzluk çatışmaya neden olur. Bu noktada alınan profesyonel yardıma çift ve aile terapisi denir.
Bireysel Terapi Nedir?
En genel anlamıyla ruhsal sorunların veya davranış bozukluklarının yok edilmesi veya azaltılması amacıyla kullanılan her türlü yönteme psikoterapi denilmektedir. Bunların dışında kişi hayatında kendisini rahatsız eden ve değiştirmek istediği her türlü fikir ve davranışlar için alınan profesyonel yardıma bireysel terapi denir.
Cinsel Terapi Ne Yapılır?
Cinsel terapide çiftlere ya da bireylere cinsel bilgilendirme ve danışmanlık yapılır. Kişiler genellikle bir sorunla karşılaştıklarında danışmana başvururlar ancak sadece cinsel hayatını biraz daha farklılaştırmak adına da cinsel terapi alınabilir.
Aile Evlilik Çift Sorunları-Çözümleri ve İlişki Uzmanlığı, Koçluğu, Danışmanlığı
konularında tüm yeterliliklere sahip olarak kendi kendinizin iyi bir aile-evlilik-çift danışmanı olabilecek veya özel hayatınıza uygulayabileceksiniz. 30 yıllık tecrübemle daha önce yaklaşık 200 bin danışana uygulanan yöntemleri öğreneceksiniz. Daha önce ve halen dünyanın 96 ülkesinde yüz yüze veya online olarak pek çok ülkede eğitimler vererek aile-evlilik-çift danışmanları yetiştirdim. Günümüzde en çok görülen; güç savaşı, uyumsuzluk, şiddet, geçimsizlik, iletişimsizlik, ekonomik problemler gibi ilişki sorunlarının çözümlerini öğreneceksiniz. Flört, aşk, sevgililik, sözlülük, nişanlılık, evlenme, gelin-kaynanalık, damat-kayınpeder, hamilelik, lohusalık, ebeveynlik gibi ilişki dönemeçleri hem de virajlarında trafik işaretlerine şahit olacaksınız.
İşte tam bu yüzden Aile-Evlilik-Çift Danışmanlığı Eğitim programına dahil olmanız size büyük kazanımlar sağlayacak.
Bekliyorum Şimdi Kayıt Olabilirsiniz...
İşte tam bu yüzden Aile-Evlilik-Çift Danışmanlığı Eğitim programına dahil olmanız size büyük kazanımlar sağlayacak.
Bekliyorum Şimdi Kayıt Olabilirsiniz...
Günümüzde en çok görülen; güç savaşı, uyumsuzluk, şiddet, geçimsizlik, iletişimsizlik, ekonomik problemler gibi ilişki sorunlarının çözümlerini öğreneceksiniz. Flört, aşk, sevgililik, sözlülük, nişanlılık, evlenme, gelin-kaynanalık, damat-kayınpeder, hamilelik, lohusalık, ebeveynlik gibi ilişki dönemeçleri hem de virajlarında trafik işaretlerine şahit olacaksınız.
İşte tam bu yüzden Aile-Evlilik-Çift Danışmanlığı Eğitim programına dahil olmanız size büyük kazanımlar sağlayacak.
Bekliyorum Şimdi Kayıt Olabilirsiniz...
İşte tam bu yüzden Aile-Evlilik-Çift Danışmanlığı Eğitim programına dahil olmanız size büyük kazanımlar sağlayacak.
Şimdi Kayıt Olabilirsiniz :-)
Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem Çulfa Nasıl Bir Danışmandır ? Ekrem Çulfa çok yönlü bir uzmanlık alanlarına sahip bir Aile, Evlilik ve Çift Danışmanıdır. Kendisinin Psikolojik Pedagojik Danışmanlık yaklaşımını ve öne çıkan özelliklerini şu şekilde özetleyebilirim:
Çok Disiplinli ve Kapsamlı Yaklaşım: Kendisi sadece bir Aile Evlilik Çift Danışmanı değil, aynı zamanda sosyolog, pedagog ve klinik psikolog unvanlarına sahiptir. Bu, aile ve çift problemlerine sadece psikolojik değil, aynı zamanda sosyal, eğitimsel, bireysel gelişim ve pedagojik boyutlarından da yaklaşabildiğini göstermektedir.
İlişki Problemlerinde Uzmanlık: Halk arasında "Aşk Doktoru" lakabıyla da tanınması ve özellikle evlilik, aldatma, kıskançlık, güç savaşı, öfke patlamaları ve iletişim problemleri gibi pek çok konuya odaklanması, bu alandaki derin bilgi ve deneyimini yansıtmaktadır.
Analitik ve Akademik Temel: ODTÜ Matematik eğitimi kökenli olması ve yurt dışında akademisyenlik yapmış olması, sorunlara analitik ve sistemli bir şekilde yaklaşma yeteneğine sahip olduğunu düşündürmektedir. Bu, Psikolojik Danışmanlık sürecinde mantıksal ve yapılandırılmış çözümler üretmesine yardımcı olmaktadır.
Olumlu Geri Bildirimler: Kendisi hakkında yapılan yorumlar, danışanlarının özellikle aldatma, geçimsizlik, anlaşmazlık, küslük, dargınlık ve kıskançlık gibi aile evlilik problemlerinde olumlu sonuçlar aldığını ve Ekrem Çulfa'nın yaklaşımını "harika bir eğitmen" ve "güvenilir" olarak tanımladığını göstermektedir. Bu geri bildirimler, danışanlarının hayatlarında pozitif değişimler yarattığını işaret etmektedir.
Özetle, Ekrem Çulfa, akademik geçmişini ve farklı uzmanlık alanlarını birleştirerek, özellikle evlilik ve ilişki sorunlarında danışanlarına kapsamlı ve çözüm odaklı rehberlik sunan bir profesyoneldir.